Sosyal Hizmetin Geleceği
Sosyal hizmetin geleceğini şekillendiren önemli faktörler bulunmaktadır. Bunlar; demografik yapıda meydana gelen değişiklikler, Avrupa Birliği'nde sosyal politikaların vizyonu, gelirin adaletli dağılımı, küreselleşme ve sosyal hizmet, Sosyal Hizmet Uzmanları Uluslararası Federasyonu'nun sosyal hizmete yönelik güncel yaklaşımları, çevreci sosyal hizmet, Birleşmiş Milletler İnsani Kalkınma Raporu ve eşitlikçi sosyal hizmet politikalarıdır.
Sosyal hizmetin inşasında sosyal adalet temeldir. Sosyal adalet, insan hakları ve sosyal refahın geliştirilmesine kendini adayan sosyal hizmet ile sosyal politikanın hedefi temelde aynıdır. Gelecekte sosyal hizmet ve sosyal yardımlar alanında hizmet standartlarının oluşturulması, engellilerin eğitime ve iş gücü piyasasına katılımının artırılması ve bakım hizmetlerinin niteliğinin yükseltilmesi, artan yaşlı nüfusa yönelik hizmetlerin çeşitlendirilmesi ve yaygınlaştırılması ihtiyacı önemini hala korumaktadır.
Dünya nüfusu hızla artmaktadır. 2012 yılında 7 milyarı aşan dünya nüfusunun 2040 yılında 9 milyara yaklaşacağı tahmin edilmektedir. Bu nüfus artışının ve demografik yapıdaki değişimin, ekonomi ve siyaset üzerindeki etkilerinin artarak devam etmesi ve bu değişimlerin küresel güç dengelerini etkilemesi beklenmektedir.
Avrupa Birliği sosyal politikasının amacı, üye devletlerdeki tüm yurttaşların dışlanmanın olmadığı, sağlıklı bir toplumda herkes için insanca bir yaşam kalitesi ve standardını sağlamaktır. Avrupa Birliği sosyal politikasının kapsamında; işsizlere, yaşlılara engellilere, sosyal bakımdan dışlanmış insanlara, emek piyasasında ayrımcılık ile karşılaşan kişilere ve daha birçok AB vatandaşına yaşamlarının iyileştirilmesine yönelik politikalar uygulanmaktadır. Bu kapsamda sosyal politikalar üye devletler için asli bir sorumluluktur. Avrupa ülkelerinin çoğunda sosyal koruma sistemleri bireyin yaşamı süresince devamlılık gösteren bir yapıya sahiptir. Birey yaşamının her evresinde sosyal koruma sisteminin güvencesi altında bulunmaktadır. AB’nin sosyal politikaları gelecekte sadece Avrupa’da değil tüm dünyada ortaya çıkabilecek sosyal sorunlara yönelik bir paradigma çizmektedir.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı İnsani Gelişmişlik Endeksi, mevcut verilerin analizi ışığında, kırılganlıkların ele alındığı ve gelecekteki şoklara karşı dayanıklılığın oluşturulduğu bir dünya yaratmak için bir dizi önemli öneri sunmaktadır. Rapor ayrıca, toplum düzeyinde dayanıklılık oluşturmak ve çatışmaların patlak verme potansiyelini azaltmak için daha fazla toplumsal bütünleşmenin, şeffaf ve adil kurumların önemini sorgulamaktadır.
Sosyal Hizmet Uzmanları Uluslararası Federasyonu tarafından 2014 yılında yapılan sosyal hizmet tanımı gelecekte sosyal hizmetin güçleneceği alanları bizlere işaret etmektedir. Temel konular ise değişmemektedir. Bunlar; insan hakları, güçlendirme, özgürleşme ve ortak sorumluluktur. Çevreci sosyal hizmet; insanların yaşadıkları çevreden ayrılmalarını önlemek, kaynakların tüm dünyada eşit paylaşımını sağlamak, dünyanın bitki örtüsünü (flora) ve hayvan türlerini (fauna) korumak, dünyanın geleceğini yok etmeyecek sürdürülebilir gelişimi sağlamak için gereklidir. Giderek derinleşen ve çok boyutlu hâle gelen küreselleşme süreci, ülkelere büyüme ve gelişme yönünde önemli fırsatlar sunduğu gibi, bazı tehdit ve riskleri de beraberinde getirmektedir.
Sosyal hizmetin geleceğinde; sosyal sorunların azaltılması, engellilerin sosyal entegrasyonunun sağlanması, korunma gereksinimde olan çocuklara ve yaşlılara yönelik yeni bakım modellerinin geliştirilmesi, kadının istihdama katılımının sağlanacağı eşitlikçi sosyal politikalara ihtiyaç duyulmaktadır.