Sosyal Yardımlar
Sosyal Yardım Kavramı
Sosyal yardım kavramının tek ve evrensel kabul görmüş bir tanımı bulunmamaktadır. Bu nedenle sosyal yardımlar birtakım ayırıcı (temel) özellikler ileri sürülerek tanımlanmaya çalışılmaktadır. Sosyal yardımların en ayırıcı özelliği, sosyal yardımların finansmanının sadece devlet bütçesinden karşılanması, diğer bir deyişle yardımlardan yararlananların yardımların finansmanına katkıda bulunmamasıdır. Sosyal yardımların ikinci temel özelliği, sosyal yardımlardan yararlanabilmek için bu yardımlara gereksinim duyulduğunun “ihtiyaç testi” olarak adlandırılan bir yöntem ile ispatı ve onaylanmasının gerekmesidir. Dolayısıyla sosyal yardımlar muhtaçlık şartına ve muhtaçlığın devam etmesine bağlı olarak yapılırlar. Muhtaçlığın devam edip etmediği düzenli kontrollerle tespit edilir ve muhtaçlık sürdüğü sürece yardımlardan yararlanılır. Tek ve evrensel kabul görmüş bir tanımı bulunmamakla birlikte sosyal yardımlar “zorunlu katılma ilkesine dayanmayan ya da katılma ile karşılığı (yapılan yardım) arasında bir ilişki bulunmayan genel devlet bütçesi ya da belirli bir amaca ayrılmış özel vergilerle finanse edilen kamu yardımları olarak” tanımlanmaktadır.
Sosyal Yardımların Amacı
Sosyal yardımlar genellikle primli rejim kapsamı dışında kalmış, bu nedenle sosyal korumaya en çok gereksinim duyanlara hizmet götürmeyi amaçlamaktadır. Bu amaç, sosyal bütünleştirme işlevine de hizmet etmekte, sosyal güvenliğin hem riskler hem de kişiler bakımından yaygınlaştırılmasına katkı sağlamaktadır. Daha açık bir anlatımla sosyal yardımların en temel amacı, yardım alan kişinin mümkün olan en kısa sürede yeniden çalışabilme, gelir elde etme ve kendi geçimini sağlayabileceği bir duruma kavuşturmaktır. Bu nedenle yoksullukla mücadelenin önemli araçlarından biri olup, temel amaç yoksulluğun ortadan kaldırılması sürecinde bireyin ekonomik ve sosyal olarak desteklenmesidir.
Sosyal Yardımların Önemi
ILO’nun dikkat çektiği sosyal adalet krizi ve sosyal güvenlik sistemlerine de uzanan özelleştirme politikaları, birçok ülkede sosyal güvenliğin koruyucu karakterinin zayıflamasına, hatta bazı durumlarda ortadan kalkmasına neden olmuştur. Özellikle son on yılda yüksek işsizlik oranlarının eşlik ettiği; ancak ekonomik, sosyal ve siyasal birçok nedenle ilişkilendirilebilecek derin eşitsizlikler ve artan yoksulluk sosyal yardım programlarının artışı ile telafi edilmeye çalışılmaktadır. Bu nedenle gerek sosyal yardım harcamalarında gerekse sosyal yardımlardan yararlanan kişi sayısında istikrarlı bir artış söz konusudur.
Sosyal Yardımların Sınıflandırılması
Sosyal yardımlar, farklı sınıflandırmalara tabi tutulmaktadır. Bir sınıflandırma sosyal yardımları, tazminat karakteri taşıyan sosyal yardımlar ve koruma karakteri taşıyan sosyal yardımlar olarak ikiye ayırmaktadır. Başka bir sınıflandırma, ayni yardımlar ve nakdi yardımlar olarak iki gruba ayırmaktadır. Bir diğer sınıflandırma ise genel yardımlar, kategorik yardımlar ve bağlı yardımlar olarak üç grupta ele almaktadır.
Sosyal Yardım Rejimleri
Sosyal yardım rejimleri; Seçici Refah Sistemleri, Kamu Yardımı, Bütünleşmiş Güvence Ağına Sahip Refah Devletleri, İkili Sosyal Yardım, Az Gelişmiş Sosyal Yardım, Sadece En Muhtaca Yönelik Sosyal Yardım, Yerel Takdire Dayalı Adem-i Merkeziyetçi Yardım ve Merkezi Takdire Dayalı Yardım olarak sınıflandırılmaktadır. Türkiye bu sınıflandırmada “Az Gelişmiş Sosyal Yardım” rejimi altında değerlendirilmektedir.
Türkiye'nin Sosyal Yardım Rejimi
Türkiye’de özellikle 2000’li yıllardan sonra sosyal yardımlar; miktar, program çeşitliliği ve hedeflenen gruplar açısından önemli ölçüde artış göstermiştir. Türkiye’de halihazırda sunulan sosyal yardım programları; aile yardımları, eğitim yardımları, sağlık yardımları, özel amaçlı yardımlar, yaşlı ve engelli yardımları ile proje destekleri ve istihdam yardımları ana başlıkları ile sınıflandırılmaktadır.