Sosyal Güvenliğin Çağdaş İlkeleri, Kaynakları ve Finansmanı
Dünyada yoksulluk sorunu henüz çözülememiştir. Üstelik kapitalizmin bugün yaşanan neoliberal dönemi yoksulluk sorununu daha da arttırmakta, ekonomik ve sosyal eşitsizlikleri çoğaltmaktadır. Sosyal güvenlik sistemlerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerde, gelir transferi yoluyla yoksulluk ve gelir eşitsizlikleri üzerinde güçlü bir etkiye sahip olduğu tartışmasız kabul gören bir yaklaşımdır. Bu nedenle günümüzde kapsamlı ve etkin sosyal güvenlik politikalarına her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulmaktadır.
Sosyal Güvenliğin Çağdaş İlkeleri
Sosyal güvenliğin çağdaş ilkeleri ünlü Beveridge Raporu ile ortaya konmuştur. Bu ilkeler sosyal güvenliğin kişiler ve riskler yönünden genişletilip yaygınlaştırılması, sosyal güvenlik sistemi yönetiminde birlik ve tekniklerinde bütünlük ile devletin sosyal güvenliğin finansmanına katılmasıdır.
Sosyal Sigortaların Temel İlkeleri
Sosyal güvenliğin esasını oluşturan sosyal sigortaların dayandığı temel ilkeler de önemlidir. Bu ilkeler; sosyal risklere karşı sosyal koruma sağlamak, toplumun bireyleri arasındaki dayanışmayı arttırmak, sosyal denkleştirmeye katkıda bulunmak ve zorunluluk ilkeleridir.
Sosyal Güvenliğin Kaynakları
Sosyal güvenlik hukukunda kaynak terimi, “sosyal güvenlik hukuku kurallarının ortaya çıkıp yürürlüğe girdiği sırada büründükleri biçimi” anlatmaktadır. Sosyal güvenliğin kaynakları, uluslararası ve ulusal düzeyde olmak üzere ayrı olarak ele alınıp incelenmektedir. Sosyal güvenlik hukukunun hukuk sistemi içindeki yeri sosyal güvenlik sistemlerinin gelişimini göstermesi yönünden önemlidir. Sosyal güvenlik, başlangıçta özel hukuk alanında yer alırken, bugün, devletin yerine getirmesi gereken önemli bir kamu hizmeti olduğu için kamu hukuku içerisinde yer almaktadır. Sosyal güvenlik başlangıçta iş hukuku içinde yer almakta iken, günümüzde gelişim seyrini tamamlayarak bağımsız bir hukuk dalı olarak ortaya çıkmıştır. Sosyal güvenliğin başlıca ulusal kaynakları, başta anayasa olmak üzere sosyal güvenlik alanı ve konusundaki bütün yasa, tüzük, kararname ve yönetmelikleri içermektedir. Bunlara yargı kararlarını da eklemek gerekir.
Sosyal Güvenliğin Boyutları
Tüm ulusların ekonomik, sosyal ve siyasal yaşamlarının odak noktasını oluşturan sosyal güvenliğin ekonomik, demografik ve sosyolojik boyutları bulunmaktadır.
Sosyal Güvenliğin Finansmanı
Sosyal güvenliğin finansmanı; kim, ne kadar, ne üzerinden ve hangi kurum kanalıyla ödeme yapıyor sorularının yanıtlarını içermektedir. Sosyal güvenliğin finansmanında genel olarak kabul edilen ilkeler iki temel esasa dayanmaktadır. Bunlardan ilki, sosyal güvenliği toplumsal bir sorun olarak algılamakta, bu nedenle kişinin sosyal güvenliğini sağlama sorumluluğunu topluma yüklemektedir. Böyle bir sistem içinde sosyal güvenliğin finansmanının devletin temel gelirleri olan vergilerle karşılanması esastır.
Sosyal güvenliğin finansmanında kabul edilen bir diğer ilke, sosyal güvenliği kişisel bir sorun olarak algılamakta, bu nedenle kişisel sorumluluk esasını benimsemektedir. Bu ilkenin geçerli olduğu sosyal güvenlik sistemlerinde sosyal güvenliğin finansmanı, temelde işçi ve işverenlerden alınan primlerle karşılanmaktadır. Ancak bu sisteme zamanla devletin katkısı da eklenmiştir. Günümüzde sosyal güvenliğin finansmanı ağırlıklı olarak bu ikinci temel esasa dayalı bir şekilde, üçlü olarak sağlanmaktadır.
Sosyal güvenliğin mali yükünün kuşaklar arasında yeniden dağıtımını amaçlayan finansman yöntemleri başlıca iki türü içermektedir. Birincisi fon biriktirme (kapitalizasyon), diğeri ise dağıtım yöntemidir.