Sosyal Güvenliğin Tanımı, Amaçları, İşlevleri ve Teknikleri

İnsanoğlu en erken dönemlerden bugüne, kendisini yoksulluğa iten ve geleceğini tehdit eden açlık, sefalet, hastalık, sakatlık ve yaşlılık gibi risklere karşı korunma gereksinimi içinde olmuştur. Sosyal güvenlik, insanlığın bu en eski ve derin gereksinimi nedeniyle doğup gelişmiştir.

Bireyler, başlangıçta kabile ve aile içi dayanışma, bireysel tasarruflar, dinsel nitelikli hayır kurumları, karşılıklı yardım sandıkları gibi geleneksel koruma tekniklerini kullanmışlardır. Ancak Sanayi Devrimi’nin yol açtığı ekonomik ve sosyal gelişmeler geleneksel tekniklerin ekonomik güvence sağlamadaki yetersizliklerini ağırlaştırmıştır. Bu durum, sosyal sigorta sistemlerinin doğmasına yol açmıştır. İlk kez Almanya’da hastalık sigortası ile 1883 yılında başlayan sosyal sigorta uygulaması, kısa sürede öteki Avrupa ülkelerine de yayılmıştır. 1929 Ekonomik Bunalımı' nı takiben de Güney Amerika, ABD ve Kanada’ya, II. Dünya Savaşı’ndan sonra da hemen hemen bütün ülkelere yayılmıştır.

Sosyal Güvenlik Kavramı

Sosyal güvenlik kavramı ve düşüncesi bugünkü çağdaş anlamı ve içeriğine II. Dünya Savaşı sonrasında kavuşmuştur. II. Dünya Savaşı sonrası dönemin en önemli özelliği, sosyal sigortacılık sistemlerinin sosyal güvenlik sistemlerine dönüşmesi olmuştur. Bugün sosyal güvenlik, sosyal dayanışmanın, sosyal adaletin ve sosyal devletin en önemli aracı durumuna gelmiştir.

Sosyal Güvenliğin Tanımı

Sosyal güvenlik, dar ve geniş anlamda tanımlanabilmektedir. Dar anlamda sosyal güvenlik, kişilere belirli sosyal riskler karşısında ekonomik güvence sağlama görevine sahip kurum ve kuruluşlar topluluğu olarak tanımlanmaktadır. Geniş anlamda sosyal güvenlik ise bir ülke halkının bugününü ve yarınını güven altına almayı amaçlayan ve birbiri arasında sıkı bir birlik ve uyum kurulmuş olan kurumlar bütünü olarak tanımlanmaktadır.

Sosyal Güvenlik Hakkı

Sosyal güvenliğe duyulan evrensel ihtiyaç, sosyal güvenliğin evrensel bir insan hakkı olarak kabul edilmesine neden olmuştur. 1948 yılında kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (İHEB) herkesin, toplumun bir üyesi olma sıfatıyla sosyal güvenlik hakkı bulunduğunu ve bu hakkın insan onurunun ve kişiliğinin gelişimi için gerekli ekonomik, sosyal ve kültürel haklarla birlikte, her ülkenin kaynakları göz önünde tutularak, ulusal çaba ve uluslararası işbirliği ile gerçekleştirileceğini vurgulamıştır.

Sosyal Güvenliğin Temel Amaçları

Sosyal güvenliğin amacı; çalışma gücünü, beden ve ruh sağlığını devam ettirmek için gelir kaynaklarını sürekli ya da geçici bir biçimde yitirenlere toplum olarak yardım etmek suretiyle, onları gereksinimlerinin tutsaklığından kurtarmaktır. Sosyal güvenlik, ulusal gelirin yeniden dağılımına da katkıda bulunmaktadır.

Sosyal Güvenliğin Temel İşlevleri

Sosyal güvenliğin dört temel işlevi bulunmaktadır .Bunlar; bireye ekonomik güvence sağlama işlevi, önleyici işlevi, kişiliğin geliştirilmesi işlevi, sosyal adaleti sağlama işlevidir .

Sosyal Güvenliğin Konusu

Sosyal güvenliğin konusunu, sosyal risklerin bireyler üzerinde yarattığı olumsuz etkileri önlemek oluşturmaktadır .Sosyal riskler ;hastalık, analık, sakatlık, yaşlılık ve ölüm gibi bireyin fizyolojik yapısından kaynaklı olabildiği gibi, ekmeğini kazanmak için çalıştığı işte karşılaştığı kaza ve hastalıkları içeren mesleki kaynaklı ve ekmeğini kazanacak iş bulamadığı durumlarda olduğu üzere sosyo-ekonomik kaynaklı olabilmektedir .

Sosyal Güvenliği Sağlama Teknikleri

Tarihsel süreçte geleneksel koruma teknikleri ile başlayan uygulamalar yerini modern koruma tekniklerine bırakmıştır .Sosyal güvenliğin modern sosyal koruma tekniklerini, sosyal sigortalar ile sosyal yardımlar ve sosyal hizmetler oluşturmaktadır .