Gruplar

Akrabalık, kan, soy, düzmece ve evlilik bağına bağlı olarak oluşan sosyal ilişkiler sistemidir. Bu tanıma göre akrabalığın üç türü vardır: 1. Biyolojik temele dayanan kandaşlık, 2. Evlilikler yoluyla kurulan hısımlık 3. Sonradan elde edilen düzmece akrabalık

Sosyal antropolojide akrabalık incelemelerinin tarihi, 1860’lara kadar uzanmaktadır. Antropolojide akrabalık, bütün toplumlarda görülen evrensel bir kurum olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle antropologlar, insan davranışını anlayabilmek için akrabalık sistemlerini ve akrabalık bağları çerçevesinde gerçekleşen sosyal ilişkileri incelemeye yönelmişlerdir. Çünkü, akrabalık ilişkileri, bireysel davranışların doğal ve yalın bir biçimde ortaya çıkmasına neden olur. Antropologlara göre akrabalık, toplumda mirası düzenleme ve sosyal grupları oluşturma işlevi görür.

Akrabalık sistemlerinde, soya dayanan ilişkilerin kültürel anlamları vardır. Soy, insanı kültürel varlığı kabul edilmiş gerçek veya efsanevi atalarına bağlayan bir akrabalık grubunu ifade eder. Soyun belirleyiciliği çok önemli olan kültürlerde zenginlik ve siyasal güç soya göre dağıtılır. Antropologlar, değişik kültürlerde karşılaşılan soy gruplarını, tek çizgili soy grupları, çift soy grupları, esnek soy grupları şeklinde üç farklı biçimde incelemişlerdir.

Soy grupları aidiyet duygusu, sosyal yardımlaşma, korunma ve hizmet sağlayan, iş birliği ve iş bölümüne dayanan gruplardır. Bütün bu işlevlere bağlı olarak önce yerel sülaleler, daha sonra geniş bir alana yayılmış klan ve boylar oluşmuştur.

Bazı sosyal antropologlar, farklı kültürlerde var olan çok sayıda akraba isimlendirme sistemlerini, betimleyici (tanımlayıcı) ve sınıflayıcı şeklinde ikiye ayırmışlardır. Bazıları da Eskimo, Hawai, Iroquois, Crow, Omaha ve Sudan biçiminde altı tipli akrabalık terminolojisi geliştirmişlerdir.

Soy ve akrabalık grupları dışındaki sosyal grup şekillerinden biri de cinsiyet ve yaş gruplarıdır. Aynı yaşta veya aynı cinsiyette bulunan insanların bir araya gelmesi ile oluşurlar. Yaş grupları, biyolojik temelden daha çok kültürel etkenlere, değerlere ve normlara gore şekillenirler. Kültürel değerler, yaş gruplarına uygun emir ve yasakları sunarlar. Bu tür grupları belirleyen değerler, bir yaş grubundan diğerine geçişte bireylere rehberlik eder, ona gerekli yetenek ve becerileri kazandırır ve üyeler arasındaki dayanışmayı öğretir.

Kökleri binlerce yıl öncesine kadar uzanan ortak çıkar ve ilgi gruplarının örneklerine bütün toplumlarda rastlanmasına karşın sanayileşmiş ve sanayileşmekte olan toplumlarda daha çok görülmektedir. Ortak çıkar grupları, bireysel ilgi ve toplumsal ihtiyaçların ürünüdür. Bu tür gruplar, şehirleşmeye ve toplumsal karmaşıklığın artmasına paralel olarak hızla yayılmıştır. Birçok kültürde ortak çıkar grupları, statü, prestij, sosyal uyum, sermayeyi artırma, fiyatları düzenleme, rekabeti önleme ve kooperatif faaliyetlerini organize etme gibi birçok işlevi yerine getirirler.

Ortak çıkar ve ilgi grupları dışında her toplum pek çok sınıfa bölünür. Sosyal antropolojide genellikle alt, orta ve üst sınıf şeklinde üç temel grupta ele alınan sosyal sınıfları, birbirlerine eşit veya eşite yakın bireyler oluşturur. Bu nedenle sınıflar, bireysel tutum ve davranışları etkiler ve toplumsal yapıyı biçimlendirir.

Antropolojide sınıf kavramı, Marxsizm'in etkisiyle konu edinilmiş, devlet örgütlenmesi olmayan toplumlarda siyasal kurumlar, tabakalaşma, devlet örgütüne sahip toplumlarda ise özel mülkiyet ve devletle ilişkili zıtlık ve çatışma süreci olarak ele alınmıştır.

Toplumsal değerlendirme sonunda eşit ya da eşite yakın prestije sahip insanlar kümesine sosyal sınıf adı verilir. Sınıflar, birbirleriyle karşılaştırıldığında çok büyük farklılıklar göze çarpar. Özellikle toplumsal ayrıcalıklar ve tabakalaşmanın çok belirgin olduğu toplumlarda sınıflar arası farklılıklar çok daha fazladır.

Üretim araçları ve üretim ilişkilerine bağlı olarak ekonomik temelli sınıflar oluşmuştur. Bu sınıflar, Karl Marx, sanayi kapitalizmine dayanan sosyal ilişkiler temelinde burjuvaz i(iş adamları) ve proletarya (işçi ve köylü sınıfı) şeklinde birbirine zıt, birbiriyle çatışan iki sınıfı birbirinden ayırt etmiştir. Sınıfsal farklılıkları ekonomik faktörle açıklayan Karl Marx’a karşılık Max Weber ise sınıfı, servet (ekonomik), siyasal konum ve prestij (toplumsal konum) şeklinde üç kıstasa göre ele almaktadır.

Sosyal antropolojide sınıflar, genellikle alt, orta ve üst sınıf şeklinde üç temel gruba bölünür. Sosyal sınıflar sözlü kültür ve değerlendirmeler yoluyla da tanımlanır. Sosyal sınıflar sosyal ilişki modelleri ile de ayırt edilebilir.