İkinci Dünya Savaşından Soğuk Savaşa (1945-1950)
Otuz Yıl Savaşları'nı sona erdiren 1648 tarihli Westphalia Barış Antlaşmaları ile kurulan modern uluslararası sistem 1914 yılına kadar Avrupa merkezli işlemiştir. Uluslararası sistemdeki başat güçlerin, uluslararası sistemin kurallarını koyduğu, ekonomik sistemi düzenlediği görülmektedir. II. Dünya Savaşı'ndan sonra uluslararası sistemdeki belirleyiciliği azalan Avrupa, gücünü yaklaşık 200 yıllık siyasal geçmişi olan ABD'ye ve dış politikasını mevcut uluslararası sistemi değiştirmek üzerine kuran, politik söylemi Marxizm'den beslenen SSCB'ye bırakmıştır. Başka bir ifadeyle 1945 sonrası uluslararası sistem iki devletin etkisi altında şekillenmiştir.
Bernard Mannes Baruch'un kavramsallaştırmasıyla "Soğuk Savaş" 1945- 1991 yılları arasında ABD ve SSCB arasındaki, başka bir şekilde ifade etmek gerekirse farklı ideolojilere sahip Batı ve Doğu Bloku'nun uluslararası sistemdeki nüfuz mücadelesidir. Bu mücadelenin 1945-1950 yılları arasında geçen kısmı Soğuk Savaş Dönemi'nin karakterini şekillendiren pek çok gelişmeye sahne olmuştur. Bu gelişmelere ana hatlarıyla bakıldığında aşağıdaki başlıklar göze çarpmaktadır: "SSCB'nin Türkiye'ye yönelik talepleri, Yunanistan İç Savaşı, Truman Doktrini'nin ilanı, Marshall Yardımlarının uygulanması, Kominform ve COMECON'un kurulması, Batı Avrupa Birliğinin kurulması, I. Berlin Krizi, Prag Darbesi, NATO'nun kurulması, Avrupa Konseyi'nin kurulması, Balkanlarda Soğuk Savaş, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulması, Kore Savaşı, Hindiçini bölgesinde yaşanan gerilimler, İran'da Musaddık hareketi, İsrail'in kuruluşu".
Türkiye-SSCB arasındaki bu kriz SSCB Dış İlişkiler Komiseri Vyacheslav Molotov'un Türkiye Büyükelçisi Selim Sarper'e SSCB'nin "değişen şartlar" nedeniyle 17 Mart 1925 tarihli "Türk-Sovyet Dostluk ve Tarafsızlık" Antlaşması'nı yenilemeyeceğini iletmesiyle başlamıştır. "Stalin talepleri" diye bilinen bu gelişme Türk Boğazları, Kars ve Ardahan ile ilgili bir düzenleme talebini içermektedir. Türkiye'nin bu taleplere karşılığı ise Batı Bloku ile ilişkilerini geliştirmek olmuştur.
Yunanistan İç Savaşı, Soğuk Savaş'ın Balkanlar'daki etkisini gösteren en önemli gelişmelerden biridir. Tarihsel arka planı II. Dünya Savaşı'na dayanan İç Savaş, solcu Ulusal Kurtuluş Cephesi (EAM)'nin silahlı kanadı ELAS ile Yunan sağını temsil eden Yunan Ulusal Demokratik Birliği (EDES) arasında yaşanmıştır. Yunanistan iç politikasını ilgilendiren İç Savaş'ın ilk kısmı 12 Şubat 1945'te Varkiza Antlaşmasıyla sona ermiştir. 1946'dan itibaren İç Savaş ABD'nin savaşa dahil olmasıyla birlikte solcuların yenilgisiyle sonuçlanmıştır. Böylelikle Yunanistan, SSCB etki alanının dışında kalmıştır.
Yunanistan İç Savaşı'nın seyrini etkileyen Truman Doktrini SSCB tehdidi ya da komünist bir devlet tarafından desteklenen tüm iç savaşlara ABD'nin destek vereceğini, SSCB tehditi altındaki Türkiye gibi özgür ulusların desteklenmesi gerektiğinin altını çizmiştir. Bu doktrin çerçevesinde Türkiye ve Yunanistan'a yapılan yardımlar Çevreleme Politikası'nın da başlangıcını oluşturmuştur. Bunun yanı sıra ABD, Avrupa'nın kalkındırılması ve Sovyet etkisine girmemesi için Marshall Planı'nı oluşturmuştur. Doğu Bloku, Marshall Planı'na karşı kendi oluşumlarını kurmuşlardır.
Prag Darbesi ile Doğu Avrupa'da ortaya çıkan SSCB etkisi, Batı Avrupalı devletlerin güvenlik kaygılarını hissedilir hale getirmiştir. Bunun üzerine Belçika, Fransa, Lüksemburg, İngiltere ve Hollanda 17 Mart 1948'de Brüksel Antlaşması'nı imzalayarak Avrupa güvenliğine ilişkin politikalarını şekillendirmiştir. Prag'daki darbeden sonra NATO kurulmuş olduğundan Avrupalı devletler, Amerikan desteğini arkalarında görmüşlerdir.
Avrupa'da Soğuk Savaş Dönemi'nde yaşanan diğer bir gelişme Berlin Krizidir. Batı ve Doğu'nun Almanya'daki işgal bölgelerinin yönetiminde ortaya çıkan kriz ABD ve SSCB'nin ilk kez karşı karşıya geldiği Soğuk Savaş anlaşmazlığı olarak tarihe geçmiştir. Ayrıca Avrupa'daki demokratik ilkelerin korunması ve devamlılığı için Avrupa Konseyi kurulmuştur.
1945-1950 yılları arasında Balkanlar'da Tito Yugoslavya'sı dikkat çekmektedir. SSCB hegemonyasına karşı duran Tito, Doğu Bloku'ndaki olası çatlakların temelini oluşturmuştur. SSCB etkisindeki Bulgaristan'ın Soğuk Savaş'taki reaksiyonu öncelikle Bulgaristan'daki Türklere yönelik olurken, Romanya'nın SSCB ile iyi ilişkileri dikkat çekmesine rağmen komünizmin benimsenmesi diğer Balkan devletlerine göre daha zayıf olmuştur. Arnavutluk Enver Hoca döneminde kendine özgü bir dışa kapalı rejim kurarak Balkanlar'da sosyalizmin farklı uygulamalarının bir boyutunu sergilemiştir.
Uzak Doğu'da Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurulması, Kore'de iki blokun karşı karşıya gelmesi ve Vietnam Savaşı'nın başlangıcı 1945-1950 yılları arasında Soğuk Savaş'ın Uzak Doğu boyutunu oluşturmuştur.
İran'da petrolleri millileştiren Muhammed Musaddık'ın devrilmesi, İsrail'in kuruluşu ve Birinci Arap-İsrail Savaşı'nın yaşanması 1945-1950 yılları arasında Orta Doğu'da yaşanan önemli gelişmelerdendir.
Görüldüğü üzere Soğuk Savaş Dönemi ile dünya ABD ve SSCB'nin etki alanlarına bölünmüş ve farklı kıtalardaki siyasal gelişmeler ABD ile SSCB arasında yaşanan güç mücadelesinden doğrudan etkilenmiştir. Bu mücadelenin temeli özellikle 1945-1950 yılları arasında atılmıştır.