İkinci Dünya Savaşı (1939-1945)
I. Dünya Savaşı’nın sonuçlarıyla birlikte 1919-1939 yılları arasında Avrupa ve dünyada yaşanan siyasi, askeri ve ekonomik gelişmeler savaşın genel sebepleri olarak sayılabilir. Almanya ve SSCB’nin savaşın başlamasından bir hafta önce kimsenin beklemediği şekilde bir Saldırmazlık Paktı imzalamaları savaşın, ilk yıllardaki gidişatını önemli ölçüde etkilemiş ve bu yıllar Almanya ve SSCB’nin yoğun işgal faaliyetleriyle geçmiştir. SSCB ile imzaladığı Saldırmazlık Paktı çerçevesinde Polonya’ya saldıran Almanya bu ülkenin büyük bir kısmını işgal etmiş ülkenin doğusu da SSCB’ye bırakılmıştır. SSCB bundan sonra Baltık bölgesine yönelmiş Estonya, Letonya ve Litvanya’yı savaşmadan işgal ederken dört ay devam eden bir savaştan sonra da Finlandiya’dan istediği bölgeleri almıştır.
Bu arada İskandinavya’daki çıkarlarının tehlikeye düştüğünü gören Almanya da Danimarka ve Norveç’i işgal etmiş, İsveç’in de tarafsızlığını sağlamıştır. Almanya’ya savaş ilan etmelerine rağmen İngiltere'nin ve Fransa’nın Almanya ile sıcak çatışmaya girmemeleri sebebiyle savaşın bu dönemine ‘‘Garip Savaş", "Sahte Savaş’’, "Komik Savaş" gibi isimlendirmeler yapılmıştır. Almanya daha sonra Benelüks ülkeleriyle Fransa’yı işgal ederken SSCB'de Romanya’dan Besarabya ve Bukoniva bölgelerini almıştır. Almanya’nın Fransa’yı işgalinden sonra İtalya da Almanya’nın yanında savaşa dâhil olmuştur. Fransa’dan sonra İngiltere’yi işgal etmek isteyen fakat bu iş için gerekli güçte donanmaya sahip olmayan Almanya, bu ülkeyi hava saldırılarıyla çökertip ele geçirmeyi düşünmüş fakat İngilizlerin teslim olmamaları üzerine saldırılarını sonlandırmak zorunda kalmıştır.
Savaşın bu döneminde SSCB ile ilişkileri bozulan Almanya, bu ülkeyi işgal etmek için harekete geçmiş fakat bu konuda müttefiki Japonya’dan destek almaya lüzum görmemiştir. Harekât öncesi Balkanları kontrolleri altına alan Almanların Operation Barbarossa adını verdikleri harekât ise hem uygulanan yanlış stratejiler hem de Japonlardan destek alınmaması nedeniyle başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Bu arada Japonya, Pasifik bölgesinde uzun bir süredir büyük bir rekabet içinde olduğu ABD ile hesaplaşabilmek için bu ülkeye ait Pearl Harbour Deniz Üssü’ne saldırmış, bundan kısa bir süre sonra da Almanya ve İtalya ABD’ye savaş ilan etmişlerdir. Japonlar, savaşa girdikten sonraki birkaç yıl Pasifik bölgesinde başarılı oldularsa da daha sonra bölgede üstünlük ABD’ye geçmiştir.
ABD ve İngiliz kuvvetleri, savaşa katıldıktan sonra Doğu ve Kuzey Afrika’da bir süreliğine başarılı olan ve Almanlar tarafından da asker ve teçhizat bakımından desteklenen İtalyanları mağlup etmişler ve buradan İtalya’yı çıkararak bu ülkenin teslim olmasını sağlamışlardır, 1945 yılı ortalarında ise İtalya’yı tamamen ele geçirmişlerdir.
SSCB orduları ise özellikle Stalingrad Savaşı’ndan sonra Almanları batıya doğru sürmeye başlamış ve Balkanları büyük oranda kontrollerine almışlardır. Nihayet Almanya’ya doğru ilerleyen SSCB orduları ile müttefik kuvvetlerin başlattığı Normandiya çıkarması sonucu doğuya doğru ilerleyen Müttefik orduları Almanya’yı teslim almışlardır. Almanya’nın tesliminden üç ay sonra ise Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları sonucu Japonya teslim olmak zorunda kalmıştır.
Savaş boyunca müttefikler açık diplomasi takip ederek birçok konferans ve toplantılar düzenlemişler ve bu konferanslarda savaşın gidişatı ve savaş sonrası kurulacak düzen hakkında önemli kararlar almışlardır.
Türkiye savaştan önce İngiltere ve Fransa ile ittifak antlaşmaları imzalamasına rağmen yürüttüğü başarılı diplomasi (denge siyaseti) sayesinde son aylarına kadar savaşa katılmamış ve savaşın yıkıcı etkilerinden büyük oranda uzak kalmayı başarmıştır.