Siyasal Sistemler
Genel Sistem Teorisi ve Kavramı
Sistem kavramı kısaca belirli bir insan etkileşimleri bütünü olarak tanımlanabilir. Duverger’in sistem tanımına göre;
- Bütünü oluşturan öğeler birbirine bağlıdır,
- Öğeler düzenli bir uyum içinde örgütlenmiştir,
- Bu öğelerin tümünden oluşan bütün, öğelerin toplamına indirgenemez,
- Bu bütün, dışarıdan ve kendi iç öğelerinden gelen etkilere bir bütün olarak tepki gösterir.
C. Levi-Strauss’a göre sistem “aralarında karşılıklı bağımlılık bulunan, dolayısıyla birisinde bir değişim olduğu takdirde diğerlerinin değişeceği ve böylece tümün dönüşüm geçireceği bir öğeler topluluğudur”. T. Parsons ise siyasal sistemi, bütün toplumu kapsayan ve aksiyonlar topluluğunu oluşturan sosyal sistemin içinde toplumun amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli olan kaynakların harekete geçirilerek örgütlenmesi işlevini yerine getiren soyut yapı olarak tanımlamaktadır. Robert Dahl, sosyal sistemin alt bütünü olan siyasal sistemin, iktidar, yönetim veya otorite ilişkilerini gerektiren beceri ilişkilerinin tümünden oluştuğunu ileri sürmektedir.
Siyasal Sistemler
Siyaset, genel olarak (Kalaycıoğlu, 2014); “değerlerin, bağlayıcı karar alma, yani yaptırımlarla (ödüllendirme, cazalandırma) desteklenen kararlar alabilme meşru yetkisine dayalı olarak paylaştırılması olarak” tanımlanabilir. Dolayısıyla siyaset, kimin veya kimlerin, nasıl niçin ve kimler için yaptırım ile desteklenen kararlar üretebildiği ve bu kararlardan yararlanabildiği ile ilgilenir ve bu bir süreç olarak ortaya çıkar.
Bir siyasal sistemi diğer toplumsal sistemlerden ayıran en belirgin nitelik, yetkeci yolla varlık ve değer dağıtımı işlevini yüklenmiş olmasıdır. Bu tanım şu üç özellik üzerine kuruludur:
- Siyasal sistemin varlık ve değer dağıtması
- Bu dağıtımı yetkeci yolla, yani bir otoriteye dayanarak yapıyor olması
- Bu yetkeci dağıtımın bütün bir toplumu bağlaması.
Kolektif isteklerin hem de bireysel arzu ve taleplerin yönlendirmesiyle ortaya çıkan siyasal sitemleri kapsayacak bir tanımla siyasal sistem, “siyasi iktidarların, kendilerine, kişilere ve topluma dair sübjektif ya da kolektif amaçları belirlemek ve gerçekleştirmek üzere geliştirdikleri, kararlarına uyulması zorunlu örgütler dizisi” olarak tanımlanabilir.
Siyasal Sistemlerin İşleyişi
Siyasal sistemlerin işleyişi ne kadar farklı olursa olsun, her siyasal sistemin faaliyetlerini yürütebilmesi için belli niteliklere sahip olması gerekmektedir. Demokratik siyasal sistemlerde karar alma süreçleri aşağıdan yukarıya doğru yürürken, otoriter ve totaliter sistemlerde kararlar tam tersine tepeden aşağıya doğru iletilir. Siyasal sistemlerin işleyebilmesi için belirli taleplerin dile getirilmesine, sistemin meşruiyetine ve bu taleplerin karşılanması için yeterli kaynağa ihtiyaç vardır. Farklılıklarıyla birlikte bütün sistemler ancak bu girdilerle faaliyette bulunabilirler.
Nitekim David Easton ve Gabriel Almond siyasal sistemi, öncülüğünü yaptıkları genel sistem teorisi bağlamında aralarında ilişki bulunan çok sayıda unsurlardan meydana gelmiş karmaşık bir bütün olarak tanımlarlar. Bu bütün, yani sistem, toplum üyelerinden gelen istekler ve destekler şeklinde kendini gösteren girdiler (inputs) ile, onların işlenmesi sonucu ortaya çıkan siyasal kararlar ve uygulamalar, yani çıktılar (outputs) yoluyla devamlı olarak faaliyet halindedir. Kısaca bu tanımlamada Siyasal Sistem= Girdiler+Çıktılar şeklinde ifade edilebilir.
Siyasal sistemin ihtiyaç duyduğu girdiler, istek girdileri, kaynak girdileri ve destek girdileri şeklinde üç başlık altında değerlendirilebilir. Bu girdiler tarafından yönlendirilen karar alma süreci sonunda alınan kararlar ise siyasal sistemin çıktıları olarak tanımlanmaktadır.
Siyasal Sistemlerin İşlevleri ve Yeteneği
Sistem kuramı, sistemin çevreyle ilişkilerini, sistemin girdileriyle, çıktılarıyla ve girdilerin çıktılara dönüştürülmesiyle ilgili üç ayrı evrede ele almakta ve sistemin işlevlerini bu evrelerde tanımlamaktadır. Bu işlevlerin bütünü siyasal sistemin dönüştürme işlevini ortaya koyar. Dönüştürme işlevinin yerine getirilebilmesi için öncelikle girdiler olarak çevre çıkarlarının ifade edilmesi ve bu çıkarların düzenlenmesi, birleştirilmesi ve programlanması gerekmektedir.
Her siyasal sistemin dönüştürme işlevinin yani sıra kendi varlığını sürdürme işlevi de vardır ki bu da sistemin yetenekleri ile ilgili bir meseledir. sistemin çevresi karşısındaki yetenekleri beş noktada toplanabilir:
Sistemin çevreden kaynak aktarma yeteneği: Bir siyasal sistemin çevresindeki maddi ve insani kaynakları ne denli seferber edebildiğiyle ilgilidir.
Sistemin çevreyi düzenleme yeteneği: Siyasal sistemin, çevrenin değişik faaliyet alanlarının ne kadarını düzenleyebildiğiyle ilgilidir.
Sistemin dağıtma yeteneği: Malların, hizmetlerin, mevki ve olanakların siyasal sistem tarafından birey ve gruplara, yani çevreye nasıl bölüştürüldüğü ile ilgilidir.
Sistemin yanıt yeteneği: Sistemin çevreden gelen isteklere gösterdiği duyarlılık derecesidir.
Sistemin simgesel yeteneği: Sistemin çevreyle ilişkilerinde sorun çözerken kullandığı simgelerin çeşitliliğini ifade eder.
Siyasal Sistemlerin Sınıflandırılması
- Gelişme dışı toplumların siyasal sistemleri
- Kentler, İmparatorluklar, Feodalite, Krallık
- Gelişmiş toplumların siyasal sistemleri
- Çağdaş Siyasal Sistemler
- Demokratik siyasal sistemler
- Çoğunlukçu sistemler
- Oydaşmacı sistemler
- Otoriter Siyasal Sistemler
- Totaliter Siyasal Sistemler