Siyasal Yaşamın Periyodik Şeması Olarak Seçimler
Seçim Kavramının Tarihsel Gelişimi
Seçim kavramı ilk olarak Antik Çağ’da ortaya çıkmış ve bu kavram yüzyıllar boyunca gelişerek ve değişerek günümüze kadar ulaşmıştır. Antik Çağ’da ve Orta Çağ’da mülkiyet, cinsiyet, ırk, vergi verme gibi belirli kriterleri taşıyan kişilerin oy hakkı varken özellikle Fransız İhtilali’nin de etkisiyle oy hakkı genişlemiş ve antidemokratik uygulamalar ortadan kalkmıştır.
Orta Çağ’da, sadece batı toplumlarında değil İslam ve Orta Doğu toplumlarında da seçim kavramına rastlayabilmek mümkündür. Antik Yunan’dan sonra “temsil” kavramı ilk olarak Thomas Hobbes tarafından kullanılmıştır.
Siyasal Yaşam ve Demokrasi Açısından Seçimin Önemi
Seçimlerin olmadığı bir ülkenin demokratik olduğundan bahsedebilmek mümkün değildir. Seçimlerin amacı, hem ülke genelinde hem de yerel manada bir toplumu yönetecek kişiler ile yasa koyucuların yani mecliste görev alacak olan kişilerin belirlenmesidir. Bu belirlenme işlemi farklı yöntemlerle yapılmaktadır. Seçimlerin nasıl yapılacağı ve seçimlerde uygulanacak olan kurallar “seçim sistemi” kavramını ortaya çıkarmaktadır.
Seçim Hakkının Temel İlkeleri
Modern Dönemde bir seçimin gerçekten de demokratik olduğunu söyleyebilmek için seçimlerin evrensel seçim ilkeleriyle yapılmış olması gerekmektedir. Bu ilkeler; genel oy ilkesi, serbest oy ilkesi, eşit oy ilkesi, gizli oy ilkesi, açık sayım ilkesi, yargı denetimi ilkesi, tek dereceli-iki dereceli seçim ilkeleridir.
Dünyada Uygulanan Başlıca Seçim Sistemleri
Tüm seçim sistemleri; çoğunluk, nispi temsil ve karma seçim sistemleri ana başlıkları altında toplanabilir. Yani temelde üç farklı seçim sistemi vardır.
Çoğunluk Sistemleri: Bu sistem 2 farklı yöntem ile uygulanmaktadır. Bunlar tek turlu çoğunluk ve iki turlu çoğunluk sistemleridir.
Tek turlu çoğunluk sistemi: Bu sistemde seçim tek turda tamamlanır ve en çok oy alan siyasi parti veya aday seçimi kazanır. Bu sistem tek isimli (dar bölgeli) veya listeli (geniş bölgeli) olmak üzere iki farklı şekilde uygulanabilir.
İki turlu çoğunluk sistemi: Bu sistemde bir seçimin kazanılabilmesi için geçerli oyların yarısından fazlasını almak gerekir. Bu sistem tek isimli veya listeli olmak üzere iki farklı şekilde uygulanabilir.
Tek isimli (dar bölgeli) çoğunluk sistemlerinde ülke milletvekili sayısı kadar seçim çevresine ayrılmaktadır. Listeli çoğunluk sistemlerinde ise seçim çevresinin büyüklüğüne göre milletvekilleri paylaştırılır ve her seçim bölgesinde çoğunluğu sağlayan siyasi partinin listesindeki tüm adaylar seçimi kazanmış olur.
Nispi Temsil Sistemleri
Nispi temsil sistemleri alınan oy ile kazanılan milletvekili sayısının yakın oranda olmasını amaçlayan bir sistemdir. Yani bir siyasi parti, bir seçim bölgesinde % 20 oy almış ise o seçim bölgesindeki milletvekilliklerinin yaklaşık % 20’sini kazanacaktır.
Nispi temsil sistemleri ulusal düzeyde nispi temsil ve seçim çevresi düzeyinde nispi temsil olmak üzere iki farklı yöntem ile uygulanmaktadır.
Seçim çevresi düzeyinde nispi temsil siseminde "artık oy"ların bölüşümleri en büyük artık sistemi, en kuvvetli ortalama sistemi, millî bakiye sistemi ve d’Hondt sistemi ile yapılmaktadır. Bu sistemler ilk dağıtımdan sonra artık oyların milletvekilliklerine nasıl dönüştürüleceği ile ilgilidir:
En büyük artık sisteminde, "artık oy"u en çok olan partiden en az olan partiye doğru milletvekili dağılımı yapılmaktadır.
En kuvvetli ortalama sisteminde, ilk dağılımda kazanılan milletvekili sayısına “1” eklenerek tekrar bölme işlemi yapılır ve yine yüksek olan oydan düşük olan oya doğru bir sıralama yapılarak boşta kalan milletvekillikleri dağıtılır.
Millî bakiye sisteminde, seçim çevrelerinde ortaya çıkan artık oylar toplanır. Elde edilen sonuç boşta kalan milletvekili sayısına bölünür. Bu sayede artık oylar ulusal düzeyde değerlendirilir. Türkiye’de bu sistem sadece 1965 genel seçimlerinde uygulanmıştır.
D’Hondt sisteminde, partilerin aldıkları oylar, o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayısına kadar sırasıyla bölünür (1’e, 2’ye, 3’e …). Elde edilen sonuçlar büyükten küçüğe doğru sıralanır ve en büyükten başlanılarak aşağıya doğru o seçim çevresinin çıkaracağı milletvekili sayına kadar dağıtım yapılır. D’hondt sistemi barajsız uygulanabileceği gibi barajlı da uygulanabilmektedir.
Karma Sistemler
Bir seçim sisteminde hem nispi temsil sisteminin hem de çoğunluk sisteminin bazı kuralları bir arada uygulanıyor ise bu sistem karma sistem olarak tanımlanır. Seçilecek olan adayların belirli bir kısmı çoğunluk sistemine göre diğer kısmı ise nispi temsil sistemine göre belirlenir.
Türkiye’de Uygulanan Seçim Sistemleri
Cumhuriyet'in ilanından 1946 seçimlerine kadar iki dereceli seçim sistemi, mutlak (salt) çoğunluk esasına göre uygulanmıştır.
1946-1960 yılları arasında liste usulü çoğunluk sistemi,
1961 yılından itibaren de nispi temsil sistemi barajlı ve barajsız versiyonları ile uygulanmıştır.
Türkiye’de uygulanan Barajsız Nispi Temsil sistemleri: "Millî bakiye (Ulusal artık) sistemi" ve "Barajsız d’hondt sistemi"dir.
Türkiye’de uygulanan barajlı nispi temsil sistemleri: "Seçim çevresi barajlı d’Hondt", "çifte barajlı d’Hondt", "çifte barajlı d’Hondt + kontenjan" ve "ülke barajlı d’Hondt sistemi"nden ibarettir.
Günümüzde uygulanan seçim sistemi ülke barajlı d’Hondt sistemidir ve Türkiye’de genel seçimlerde % 10 seçim barajı uygulanmaktadır.