Bir Bilim Dalı Olarak Siyaset
Siyaset, insanların bir arada yaşamaya başlamasıyla birlikte karşılaştıkları bazı sorunların aşılması için geliştirdikleri bir sorun çözme yöntemidir. Bu açıdan bakıldığında siyaset kavramı siyaset biliminin en merkezi kavramıdır. Bu dersin diğer tüm kavramları doğrudan doğruya siyaset kavramı ile ilişkilidir. İktidar, meşruiyet, egemenlik, devlet, siyasi partiler, seçim ve seçim sistemleri, sivil toplum, baskı çıkar grupları, bürokrasi gibi bu alana ilişkin tüm kavramlar aslında siyaset kavramı etrafında gelişen olay, olgu ve durumların açıklanmaya çalışılmasında kullanılan kavramlardır.
Siyaset Kavramının Kökeni
Siyaset kelimesi ve kavramının taşıdığı anlam farklı toplumlarda ve dönemlerde bazı farklılıklar taşısa da genel olarak insan doğası üzerinden açıklanan ve somut bir durumu anlatan bir kavramdır. Buna göre siyaset denen durumu ortaya çıkaran en temel şey, insan doğasında yatan bir takım özelliklerdir. İnsanlar doğaları itibarıyla tutkulara, hırslara, elde etme dürtüsü gibi dürtülere sahiptirler ve bunlardan kaynaklı olarak birbirleriyle anlaşmazlık hâlinde olurlar. Bu anlaşmazlık hali de çatışma ve sorunları beraberinde getirir. Yine insan, doğası itibarıyla bir güvenlik ve düzen arayışı içerisindedir. İşte güvenli, düzenli ve istikrarlı bir yaşamı mümkün kılma arayışı ya da çabası, siyaset dediğimiz olguyu ortaya çıkarır.
Dolayısıyla Doğu ve Batı gelenekleri açısından siyaseti var eden, gerekli kılan şey aynıdır. Buna karşın Doğu ve Batı siyasal gelenekleri açısından siyasetin anlaşılma biçimleri yine de farklılaşmaktadır.
Batı’da siyaset Antik Yunan’daki siyasi örgütlenme olan polis’ten gelmektedir ve bununla ilişkili diğer kavramlar da bu kelimeden türemektedir. Buradaki temel vurgu yurttaşların (polites) kendilerini ilgilendiren kararların alınmasına katılmalarıdır. Batı dünyasında siyasete ilişkin görüşler dile getirmiş olan önemli düşünürler arasında Platon, Aristotales, Seneca, Çiçero, Thomas Aquinas, St. Aguistinus, Machilavelli ve Thomas Hobbes gibi isimler yer almaktadır.
Doğu’da siyaset at terbiyesi anlamına da gelen ve seyis kelimesinin de kökenini oluşturan s-y-s kökünden türemiştir ve idare etmek, yönetmek anlamlarına sahiptir. Bu kelime zamanla şehirlerin ve insanların idaresi ile düzen ve istikrarın sağlanması anlamlarında kullanılan bir anlama kavuşmuştur. Doğu geleneği içerisinde siyasetle ilgili görüşler dile getiren kişiler arasında Yusuf Has Hacip, Nizamülmülk, İbn Haldun, Farabi, Maverdi gibi düşünür ve devlet adamları bulunmaktadır.
Siyaset Bilimi ve Siyasetin Kapsamı
Siyasetin bir bilim dalı olarak incelenmesi, onun bir olgu olarak ortaya çıkışı dikkate alındığında henüz çok yeni sayılır. Bununla birlikte bilimsel bir metotla incelenmeye başlanması, siyaset olgusuna yeni bakış açıları ve açıklama araçları kazandırmıştır. Yine bununla ilişkili bir şekilde bilim olarak siyaset, diğer sosyal bilim alanlarıyla da ilişkilerini güçlendirmiştir.
Siyaset biliminin kapsamının belirlenmesi konusu uzun süre siyaset tartışmalarının gündemini meşgul etmiştir. En nihayet 1948’de UNESCO’nun koordinatörlüğünde yapılan sosyal bilimlere ilişkin geniş kapsamlı bir çalışmada siyaset biliminin de çalışma alanlarına kapsamına dair bir çerçeve oluşturulmaya çalışılmıştır.
Buna göre; "Siyaset Kuramı", "Siyasal Kurumlar", "Siyasal Aktörler, Toplumsal Katmanlar ve Kamuoyu", "Uluslararası İlişkiler" şeklinde dört temel alan belirlenmiştir. UNESCO’nun bu çalışmasından sonra da kuruluş tarihi 1901 olan ve dünya ölçeğinde siyaset, demokrasi ve vatandaşlık anlayışını derinleştirme ve bu alanda akademik çalışmaları teşviği güden Amerikan Siyaset Bilimi Derneği, 1973’te siyaset biliminin kapsamına ilişkin yeni bir çalışma yayınlamıştır. Buna göre siyaset biliminin çalışma alanları; "Siyasal Kurumlar ve Siyasal Davranış", "Siyaset Biliminde Yöntem", "Uluslararası Hukuk, Örgütler ve Siyaset", "Siyasal İstikrar ve Siyasal Değişme", "Siyasal Teori", "Kamusal Politikaların Belirlenmesi, Karar Alma Süreçleri ve İçeriği", "Kamu Yönetimi" olarak belirlenmiştir.
Son olarak da 1995’te Gulbenkian Komisyonu tarafından sosyal bilimlerin yeniden yapılandırılmasına yönelik olarak “Sosyal Bilimleri Açın” (Open the Social Sciences) adlı oldukça önemli ve ses getiren bir rapor hazırlamıştır.
Siyasetin Bilimselliğine Dair Tartışmalar
1948 yılında UNESCO’nun Paris’te düzenlediği toplantı ile siyaset biliminin kapsadığı temel konular ve alanlar belirlenmiş ve bu tarihten sonra siyaset hem bağımsız bir bilimsel disiplin olarak kabul edilmiş hem de uluslararası kabul ve yaygınlık kazanmıştır. Bununla birlikte günümüzde yine belirli ölçülerde siyasetin bilimselliği tartışma konusu olmaya devam etmektedir.
Siyasal Hayatın Farklı Boyutları ve Siyasal Sistem
Siyasal hayatın farklı boyutu ifadesiyle anlatılmak istenen, siyasal gerçekliğin ve siyasetin parçası olan, ona etki eden ve ondan etkilenen tüm siyasal aktörlerdir. Bu anlamda siyasal gerçekliğin ilk ve en önemli bileşenibelirleyeni bireydir. Bireyin yanı sıra siyasal gerçekliğe insanlar grup düzeyinde de dâhil olabildikleri gibi toplumsal sınıf (işçi sınıfı ya da göçmenler gibi) düzeyinde de dâhil olup etkide bulunabilirler.
"Siyasal sistem" kavramı ise siyaseti anlamamızı kolaylaştıran teorik bir çabadır. Siyasal sistem, bir toplumda kolektif amaçları gerçekleştirmek için oluşturulan örgütler ile bu örgütler içerisinde toplumun her bir ferdinin ne şekilde bulunacağı ve ne tür ilişki içerisinde olacağının belirlendiği siyasal bütüne ya da örgütler dizisine verilen addır.