Uluslararası Sivil Toplum Örgütleri

Uluslararası sivil toplum kuruluşu (USTK), devletlerarası antlaşma ile kurulmayan, devletten bağımsız hareket edebilme yetisine sahip, kâr amacı gütmeyen, en az iki ülkede faaliyet gösteren, belirli bir misyonu olan ve bu misyonu gerçekleştirmek için bir kurumsal yapı altında toplanmış, kişi ve/veya kişi gruplarından oluşan yapılanmadır.

Kurucu Antlaşma: Hükûmetler arası örgütler, uluslararası hukukun çizdiği çerçeve içinde, devletlerarasında imzalanan antlaşmalarla kurulurken, uluslararası sivil toplum kuruluşu bir devletin iç hukukuna tabi kişiler, kişi grupları ya da birlikler tarafından kurulur.

Kurumsal Yapı: Uluslararası sivil toplum kuruluşlarının bir merkezinin ve demokratik usullerle seçilmiş bir başkan ya da yürütme biriminin diğer ifadeyle temel bir örgütsel yapısının olması gereklidir.

Yasallık, Amaç ve Faaliyetlerde Uygunluk: Uluslararası sivil toplum kuruluşları uluslararası işbirliğini ve dünya barışı ile ilgili politikaları ve çabaları desteklemektedir.

Kâr Amacı Gütmeme: Uluslararası sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin ve politikalarının kâr amaçlı olmaması temel koşullardan biridir.

Devletlerin İç İşlerine Karışmama İlkesi: Uluslararası sivil toplum kuruluşları belirli amaçları yerine getirmek için kurulmuş ve hükûmetlerden bağımsız olarak faaliyette bulunan kuruluşlardır. Ancak bu kuruluşların temel hedefi faaliyette bulunduğu konu, coğrafya ve sorunlar üzerinde mümkün olan en iyi duruma erişebilmektir.

Üyelik ve Faaliyet: Bir hükûmet dışı kuruluşun, uluslararası sivil toplum kuruluşları olarak değerlendirilebilmesi için en az birden fazla farklı ülkeleri kapsayan üyeleri, fon kaynakları ve faaliyetleri olmalıdır.

Temel İşlevleri

Sivil Toplum Kuruluşlarının gerek ulusal gerekse uluslararası düzlemde üstlendikleri işlevleri genel olarak üçe ayırabiliriz:

Kamuoyu oluşturma: sivil toplum kuruluşlarının başlıca işlevlerinden birisi olan kamuoyu oluşturmak suretiyle, bireylerin taleplerini dile getirmesine yardımcı olunur.

Çoğulcu toplum yapısının oluşturulması: Sivil toplum kuruluşları gerek örgüt içi yapıları itibariyle gerekse varlıkları nedeniyle çoğulcu bir toplum yapısının sağlanmasında etkin bir işlev üstlenmektedir. Öncelikle uluslararası sivil toplum kuruluşları aynı amacı gerçekleştirmeye yönelik farklı çözüm yollarını savunan bireyleri bir araya getirmeleri nedeniyle toplumsal dokularda çoğulculuk kültürünün yerleşmesine katkıda bulunmaktadır. Öte yandan çeşitli amaçlara yönelik faaliyet gösteren birçok örgütlü yapının toplum bünyesinde yer alması olgusu da çoğulculuğun göstergelerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Koruyucu tampon oluşturma: Uluslararası sivil toplum kuruluşları gerek devletin gerçekleştirdiği uygulamalara gerekse serbest pazar ekonomisinin dayattığı bazı mekanizmalara karşı koruyucu tampon işlevini görmektedir.

Faaliyetleri

  • İnsani yardım (Sınır Tanımayan Doktorlar)
  • Sosyo-ekonomik kalkınmaya katkıda bulunma (OXFAM – Oxford Açlıkla Savaş Komitesi)
  • İnsan hakları (Uluslararası Af Örgütü)
  • Çevre (Greenpeace)

Uygulama Yöntemleri

Gündem oluşturma. Bir konu hakkındaki sorunları ortaya koyarak karar vericileri etkilemek için dikkatlerini bu sorunlara çekmeye, kısaca gündem oluşturmak denilmektedir. Sivil toplum kuruluşları özellikle medyayı ve interneti kullanarak kamuoyu gündemi oluşturur. Sivil toplum kuruluşlarının asıl varlık sebeplerinden biri de gündemi belirleyerek halkı bu konuda bilinçlendirmektir.

Sonuca yönelik pazarlık yapma. Sivil toplum kuruluşları, çok taraflı sözleşmelerin başarısı için hazırlanma aşamasında önemli rol oynayabilmektedir.

Meşruiyet kazandırma. Sivil toplum kuruluşlarının ana görevlerinden bir tanesi de devletleri ve uluslararası kuruluşları denetlemektir. Sivil toplum kuruluşları sadece uluslararası antlaşmaların kabul edilmesinde değil aynı zamanda kabul edilen devletlerin ve uluslararası kuruluşların bu antlaşmalara uyup uymadıklarını da denetleyebilmektedir.

Çözümleri Uygulama. Sivil toplum kuruluşları genellikle devletlerin yapamadıkları ya da yapmayı reddettikleri görevleri üstlenmektedir. Artık sivil toplum kuruluşları geleneksel devlet eylemini eleştirmek işlevlerinin yanında, devletlerin gerçekleştirmedikleri veya çeşitli nedenlerle gerçekleştirmeleri mümkün olmayan projeleri de yürütmektedir.