Sivil Toplum ve Devlet
Modern Devlet ve Sivil Toplum
Modern devletin ne zaman oluştuğu, diğer ifadeyle devletin "modern" niteliğini ne zaman kazandığı konusu tartışmalıdır. Kimileri modern devletin oluşumunu feodal dönemle başlatırken, kimileri ise bu dönemin bitmesini beklemektedir. Ancak, her koşulda mutlakıyetin "modern devletin başlıca cisimleşmesi" olduğu ve birçok ortak yönleriyle modern devlete iyi bir geçiş biçimini ifade ettiği kabul edilir.
Mutlakıyete dayalı modern devlet yönetimi sisteminin yapısal özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
(1) Sürekli bir ordu,
(2) Merkezi bir bürokrasi,
(3) Sistematik ve devletin tüm alanında yaygın bir vergilendirme rejimi.
(4) Yurt dışında sürekli elçiliklerin de bulunduğu resmi diplomatik hizme,
(5) ticari ve ekonomik gelişmeyi, teşvik edecek devlet politikaları ya da başka bir deyişle “merkantilizm”.
Sivil Toplum - Siyasal Toplum
Kuramsal olarak incelendiğinde sivil toplum kavramının en yakın ilişkide bulunduğu kavram, siyasal toplum, diğer ifadeyle devlet kavramıdır. Sivil toplum tanımlanırken sürekli siyasal topluma karşı konumuyla ve ondan farklı olan özellikleriyle ifade edilmektedir. Dolayısıyla sivil toplumun temelinde öncelikle devlet kavramı vardır. Devletin olduğu yerde hem onunla birlikte hem de ona alternatif hizmetler sunan sivil toplumun varlığından söz edilir.
Etkili Sivil Toplum İçin Devletin Nitelikleri
Devlet, sosyal olmalıdır.
Devlet, sosyal sözleşmeye dayalı bir kurum olmalıdır.
Devletin sahip olduğu güç ve yetkiler merkezde toplanmamalı, bir kısım güç ve yetkiler yerel yönetimlere devredilmelidir.
Devlet, halk egemenliğine dayalı bir kurum olmalıdır.
Devlet, özel teşebbüslere daha iyi ve etkin bir şekilde sunabilecekleri hizmet üretmelidir.
Devlet, evrensel kurumlara sahip bir kurum olmalıdır.
Devlet, katılıma dayalı bir kurum olmalıdır.
Kamusal Alan
Devletin etkin olduğu tüm ülkelerde bir de kamusal alan vardır. Kamusal alan sokaktır, caddedir ve vatandaşların ortak yaşam ve görüş alanıdır. Sivil toplum da kamusal alandaki etkinlikleriyle var olmaktadır.
Kamusal alan sivil toplumun somut, maddi sınırlara sahip, farklı unsurlar dizisinin bir bileşimidir.
Kamu, kendini özel alandan ayrı bir alan olarak ortaya koyar. Kamusal alan farklı görüş açılarının kamuoyunu belirleme konularında rekabet ve çatışmanın olduğu bir alandır. Bireyler, dinsel, ekonomik, kültürel, ideolojik, sınıfsal ve etnik farklılıklar etrafındaki kimliksel yaşam şekillerini özel alanla sınırlı tutarken kamusal alana vatandaşlık statüsüyle dâhil olmuş, sahip oldukları kimliklerle haklarını ve katılma yollarını vatandaşlık özellikleriyle elde etmişlerdir.
Sivil Toplum ve Sivil İtaatsizlik
Yasadışı olması, sivil itaatsizlik haksız bir uygulamaya karşı bütün yasal yollar denendikten sonra girişilen yasadışı bir eylemdir.
Aleni olması, sivil itaatsizlik yasadışı olmasına rağmen açık ve aleni bir eylemdir.
Hesaplanabilir olması, eylemin seyri ve sonuçlarının eylemin başında söylenenlere uygun olması,
Politik ve hukuki sorumluluğun üstlenilmesi,
Şiddetin reddedilmesi,
Sivil itaatsizliğin, ortak adalet anlayışına, kamu vicdanına yönelik bir çağrı olması,
Sivil itaatsizlik eyleminin, sistemin geneline değil tekil haksızlıklara karşı ortak bir eylem olması,
Son olarak, sivil itaatsizlikte, haksızlıklara karşı çifte standart kullanılmaması gerekir.