Anonim Şirketler-Tasfiye İşlemleri

Anonim Şirketlerin Tasfiyesi

Bir anonim şirket;

Ana sözleşmede öngörülen nedenlerden birinin gerçekleşmesi (yani dağılma "infisah") veya

Kanuni bir neden veya ana sözleşmede yer alan nedenlerden birine dayanarak (yani dağıtılma "fesih") sona erdirilir.

Türk Ticaret Kanunu’nun 529-548. maddelerinde anonim şirketin tasfiyesi ile ilgili hükümler yer almıştır.

Anonim şirketler;

Sürenin sona ermesine rağmen işlere fiilen devam etmek suretiyle belirsiz süreli hâle gelmemişse, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesiyle,

İşletme konusunun gerçekleşmesiyle veya gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesiyle,

Esas sözleşmede öngörülmüş herhangi bir sona erme sebebinin gerçekleşmesiyle,

Esas sözleşmede değişiklikle ilgili 421 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarına uygun olarak alınan genel kurul kararıyla,

İflasına karar verilmesiyle,

Kanunlarda öngörülen diğer hâllerde sona erer.

Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, pay sahipleri, şirket alacaklıları veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler. Bu süre içinde durum düzeltilmezse, mahkeme şirketin feshine karar verir (TTK m. 530).

Tasfiye hâlindeki şirket, pay sahipleriyle olan ilişkileri de dâhil, tasfiye sonuna kadar tüzel kişiliğini korur ve ticaret unvanını “tasfiye hâlinde” ibaresi eklenmiş olarak kullanır. Bu hâlde organlarının yetkileri tasfiye amacıyla sınırlıdır.

Bu dönemde, anonim şirketin mal varlığının paraya çevrilmesi, alacaklarının tahsil edilmesi, borçlarının ödenmesi ve geriye olumlu bir fark kalırsa bunun ortaklara dağıtılması ve şirketin kaydının ticaret sicilinden sildirilmesi işlemleri tasfiye memurlarınca yapılır.

Tasfiye Memurları

Şirketin süregelen işlemlerini tamamlamak, gereğinde pay bedellerinin henüz ödenmemiş olan kısımlarını tahsil etmek, aktifleri paraya çevirmek ve şirket borçlarının, ilk tasfiye bilançosundan ve alacaklılara yapılan çağrı sonucunda anlaşılan duruma göre, şirket varlığından fazla olmadığı saptanmışsa bu borçları ödemekle yükümlüdürler.

Tasfiyenin gerektirmediği yeni bir işlem yapamazlar.

Şirket borçları şirket varlığından fazla olduğu takdirde durumu derhâl şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesine bildirirler; mahkeme iflasın açılmasına karar verir.

Tasfiyenin uzun sürmesi hâlinde, her yılsonu için tasfiyeye ilişkin finansal tabloları ve tasfiye sonunda da kesin bilançoyu düzenleyerek genel kurula sunarlar.

Şirketin bütün mal ve haklarının korunması için düzenli ve görevinin bilincinde bir yönetici gibi gereken önlemleri alır ve tasfiyeyi mümkün olan en kısa sürede bitirirler.

Tasfiye işlemlerinin düzenli yürütülmesi ve güvenliği için gereken defterleri tutarlar.

Tasfiye sırasında elde edilen paralardan şirketin süregelen harcamaları için gerekli olan para dışında kalan paraları, bir bankaya şirket adına yatırırlar.

Vadesi gelmemiş borçları, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan oran üzerinden iskonto ederek derhâl öderler. Alacaklılar bu ödemeyi kabul etmek zorundadır. Kanun gereği iskonto edilmesi mümkün olmayan alacaklar bu hükümden müstesnadır.

Pay sahiplerine tasfiye işlerinin durumu hakkında bilgi ve istedikleri takdirde bu konuda imzalı belge verirler (TTK m. 542).

Tasfiye Sonunda Dağıtım;

Tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığı, esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında, ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılır.

Esas sözleşme ve genel kurul kararında aksine hüküm bulunmadıkça, dağıtma para olarak yapılır (TTK m. 543).

Tasfiyenin sonunda defterler ve tasfiyeye ilişkin olanlar da dâhil, belgeler 82 nci madde uyarınca saklanır (TTK m. 544).

Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir (TTK m. 545).

Pay sahipleri ile tasfiye memuru veya memurları arasındaki uyuşmazlıkların çözümü basit yargılama usulüne tabidir. Mahkeme, gerekli görürse tasfiye memurlarıyla ilgili pay sahiplerini dinleyerek, kararını otuz gün içinde verir (TTK m. 546).

Tasfiyenin İflasla Sonuçlanması

Tasfiye durumundaki bir anonim şirketin tasfiye memurları, şirket varlıklarının paraya çevrilmesinden sonra; bu paranın şirket borçlarını karşılamadığını tespit ederlerse, şirketin iflasını istemek zorunda kalırlar (İcra İflas Kanunu m. 179, TTK m. 534).

Ticaret Mahkemesine iflas kararı için başvuran tasfiye memurları, tasfiyedeki son durumu gösteren bir ara bilanço düzenlerler.

Ticaret Mahkemesi aldığı iflas kararını İflas Dairesine bildirir. İflas Dairesi de bu kararı ilan eder. Bu ilandan sonra İflas Dairesi şirketten alacaklı olanları toplantıya çağırır. Bu toplantıda iflas işlemlerini yürütecek kişiler, iflas idaresi olarak seçilir.

İflas idaresi, İcra İflas Kanunu hükümlerine göre alacaklıların haklarını ve sırasını belirler. Elde mevcut varlıklar bu sıraya göre paylaştırılır.