Tazminat Muhasebesi

Sigortalının sigorta poliçesini satın almasının en önemli sebebi tazminatlardır. Tazminat, hasarın oluşması diğer bir ifadeyle, sigorta poliçesinde belirtilen risk veya risklerden birinin gerçekleşmesi durumunda zararı gidermek için sigortacı tarafından sigortalıya ödenen miktardır. Tazminat talebi, sigorta poliçesi kapsamında olan bir riskin neden olduğu ziyan veya hasarın tazmin edilmesi amacıyla, sigortalı, lehdar veya üçüncü kişilerin sigorta şirketinden talep etmiş olduğu miktardır. Tazminat prensibi ise, rizikonun gerçekleşmesi sonucu sigorta değeri ve sigorta bedelini dikkate alarak sigortalının hasardan önceki duruma gelmesini sağlamak amacıyla, sigortayı bir kazanç unsuru hâline getirmeden gerçek hasarını karşılamaktır.

Poliçede kayıtlı sigorta bedeli, bir hasar oluşması durumunda sigortacının sigortalıya karşı azami mesuliyetini ifade eder. Herhangi bir hasar anında bu bedelin üzerinde tazminat ödenmez.

Sigorta şirketlerinde hasar ve tazminat işlemlerinin etkin bir şekilde yürütüldüğünü gösteren önemli bir faktör de tazminat ödemelerinin zamanında yapılmasıdır.

Örneğin dolu ve yangın sigortalarında tazminat ödeme süresi 30 gün, kara taşıtları kasko sigortasında hasar tutarına ilişkin belgelerin sigortacıya verilmesinden itibaren 15 gün içinde tazminat bedelinin ödenmesi gerekir.

Bazı sigortalarla ilgili olarak tazminatın ödenmesine ilişkin özel kanunlarda hükümler bulunabilir. 6102 sayılı TTK, sigorta alanında temel kanun niteliğinde olmakla birlikte, belirli sigorta türleri için özel düzenlemeler içeren kanunlar genel düzenlemeler içeren kanunlara göre uygulama önceliğine sahip olduklarından, sigortalı veya tazminat alacaklısının aleyhinde olmamak şartıyla aynı konuda birden farklı kanunda hüküm bulunması durumunda özel kanun hükümleri uygulanmalıdır .

Tazminatların geç ödenmesine neden olan faktörler şirket kaynaklı gecikmeler, ekspertiz işlemlerinden kaynaklı gecikmeler ve sigortalı kaynaklı geçikmeler olmak üzere üç başlık altında değerlendirilebilir.

Sigorta şirketleri tazminat ödeme yükümlülüklerini çeşitli şekillerde yerine getirebilir. Bunları sigortalı ile sigortacı arasında doğrudan nakit akışı sağlayan ve doğrudan nakit akışı sağlamayan ödeme türleri olarak sınıflandırabiliriz. Kasadan nakden ödeme, banka çekiyle ödeme doğrudan nakit akışı sağlayan ödeme türlerindendir. Tamir ve yerine koyma ise doğrudan nakit akışı sağlamayan ödeme şekillerindendir.

Poliçe üzerinde sonradan herhangi bir değişiklik yapıldığında düzenlenen belgeye zeyilname, yapılan bu işleme de zeyil denir.Bir başka tanımda ise zeyilname, sigorta poliçesinin düzenlenmesinden sonra bu poliçede kayıtlı bulunan şartlarda ortaya çıkan bazı değişikliklerin, belirtilmesi suretiyle düzenlenerek verilmesi gereken belgedir.

Belgeler bazen primli bazen de primsiz olabilir. Örneğin adres değişikliği zeyilnamesi primsizdir. Primli zeyilnameler sigortalıdan prim alınmasına veya prim iadesine yol açabilir. Hasar oluştuktan sonra sigortaya konu olan varlığın poliçede yer alan değerinin, yani teminat tutarının piyasa değerine çekilmesi yönündeki bir değişiklik hâliyle poliçe şartlarının da değişmesi demektir. Yapılan bu zeyil, meydana gelen hasardan dolayı yapıldığı için buna hasar zeyli denir.

Zeyiller bazen primli bazen de primsiz olabilir. Zeyil nedeniyle ortaya çıkan prim, konuyu üç farklı açıdan ele almamıza neden olmaktadır. Bunlar: yetkisiz acentelerde, yetkili acentelerde ve merkez ( direkt ) işlemlerinde hasar ödemesi ve zeylidir.