Selçuklu Saray Teşkilatı
Selçuklu Sarayının Gelişimi
Saray, hükümdar ve devlet ileri gelenlerinin ikamet ettiği, devletin merkez teşkilatıdır. Türkçe’de büyük konak veya hükümdarın ikamet ettiği yer anlamına gelse de, günümüzde teşkilat anlamında ortaçağdaki yapısından uzaklaştığı için, pek çok anlamda kullanılabilmektedir. Selçuklu sultanlarının ve ailesinin günlük yaşamlarını sürdürdüğü bu yapılar, aynı zamanda merkez teşkilatının görev yaptığı yer olarak devlet merkezini temsil etmektedir.
Saray Görevlileri
Saray Teşkilatında Yapılanma
Saraya alınacak olan personelin seçimi ve yetiştirilmesi önemli bir süreci ihtiva etmektedir. Gerek satın alma yoluyla, gerekse hediye olarak alınan ve sarayın tüm görevlerini yapan kişilere genellikle gulâm denilmekteydi. Gulâman-ı saray yani saray personeli, Siyâsetnâme’deki bilgilere göre seçilerek satın alınmakta ve bu delikanlılar yedi yıllık bir eğitim aşamasından geçirilmekteydiler.
Saray Teşkilatında Görev Dağılımı
Hâcibü’l-Hüccâb (Büyük Hâcib)
Padişahın bulunduğu makamla diğer bölümler arasına perde çekmese de, hâcibü’l-hüccâbın adeta bir perde ya da engel olarak vazife yaptığı görülür. Teşrifatın düzenlenmesi, devlet görevlilerinin protokolde oturma sırasının belirlenmesi, hükümdarla görüşmeye gelenlerle ön görüşme yapılıp görüşme kurallarının hatırlatılması ve saray masraf ve harcamalarının takibi tam olarak hâcibü’l-hüccâbın bizzat kontrolünde veya emrindeki görevlilerin uhdesindeydi.
Üstadüddâr
Hazine gelirlerini doğrudan kontrol eden bu görevli sarayın fırın, mutfak ve ahırın gerekli harcamalarından, görevlilerin elbise masraflarının belirlenip giderilmesinden ve bu anlamda harcamanın yapılmasından sorumluydu.
Emîr-i Hares (Has)
Hâcibü’l-hüccâblardan sonra sarayın en üst düzey görevlisi olan hares emîri, hükümdarın verdiği cezaları uygulamakla görevliydi.
Silâhdâr (Emîr-i Silâh)
Hükümdarın silahlarının muhafaza edildiği silahhâneden yani silah deposundan sorumluydu.
Âbdâr (Taştdâr)
İbrikdâr adıyla da bilinen bu görevli sultan elini yıkayacağı zaman ibrik ve leğen tutmakla görevlidir.
Çaşnigîr
En önemli görevi hükümdara yapılan yemeği tatmak olan çaşnigîr bundan başka sofrayı kurmak ve anormal bir şey varsa tespit etmekle görevlidir.
Şarabdâr
Mevsiminde yetişmiş meyvelerden türlü türlü içecek hazırlanması, bunların muhafazası, törenlerde ikramı gibi sarayın, meşrubatlardan sorumlu görevlisidir.
Câmedâr
Sultanın hilat ve tirâzdan başka elbiselerinin muhafazasından sorumlu olan câmedâr, resmi törenlerde kullanılacak giysilerin temizlik ve bakımdan da sorumludur.
Emîr-i Alem
Alemdâr adıyla da kayıtlara geçmiş olan emîr-i alem, sultan sancağını muhafaza etmek ve savaş ve törenlerde taşımaktan sorumludur.
Emîr-i Candâr
Farsça silah anlamındaki cân ve tutan anlamındaki dâr kelimesinden türetilmiş olan candâr silah tutan kişi demektir. Çeşitli milletlere mensup gulâmlar arasından seçilen candârlar hassa ordusunu teşkil etmekteydiler. Sarayın her türlü güvenliğinden sorumlu, aynı zamanda sultanın yakın muhafızlarıydılar.
Emîr-i Şikâr
Av anlamına gelen şikâr kelimesine nispetle emîr-i şikâr adı alan bu görevli sultanın av hazırlıklarından sorumlu görevlidir.
Hansâlâr
Saray mutfağındaki görev dağılımından, mutfağa gerekli araç gereçten başka erzak alımından sorumlu görevlidir.
Bazdâr
Doğan ve atmaca gibi av kuşların bakımında sorumludur. Sultan ava çıktığında bu av hayvanları bazdârın mahiyetinde taşınırdı.
Nedimler/Maskaralar
Günlük programı oldukça yoğun geçen sultanı dinlendirmek amacıyla, hoşça vakit geçirmesini sağlayan bu görevliler, daha çok güzel hikâyeler ve ibretlik kıssalar anlatarak sultanın gönlünü hoş etmekle görevlidirler.
Rikâbdâr
Sultanın atının üzengisini tutmakla görevlidir.
Saray Muallimliği
Sarayda yer alan çocukların ve saraya alınan gulâmların eğitiminden sorumludur.
Sâkiler
Su dağıtan anlamındaki saka kelimesinden türeyen sâki kelimesi, eğlence meclislerinde sultana ve davetlilere içecek ikram eden görevlilere verilen addır.
Müneccim
Gökyüzünü ve hava durumunu gözetleyen müneccimler, sultanın programlarının hava durumuna göre ayarlanması, seferler için eşref saatinin belirlenmesi gibi görevler üstlenmişlerdir.
Ferrâşlar
Yatakların hazırlanması, halıların serilmesi ve çadırların kurulmasıyla alakadar olan görevlidir. Ferâşet kelimesi sermek, döşemek ve temizlemek anlamına gelen Arapça bir kelimedir.
Diğer Görevler
Selçukluların Türk-İslâm medeniyete en büyük katkılarından biri tamamen Selçuklu menşeili olan Atabeglik müessesesidir.