Selçukluların Ortaya Çıkışı ve Karahanlı-Gazneli İlişkisi
Selçukluların Menşei
24 Oğuz boyuna mensup Üçoklardan Denizhan’ın küçük oğlu olduğu kabul edilen Kınık, aynı zamanda Selçukluların menşei olan boya ismini vermiştir. Bilinen ilk ataları, savaş mahareti nedeniyle Oğuzlar arasında Demir Yaylı (Temür Yalığ) lakabıyla anılan ve Kınık boyuna mensup olan Dukak/Tukak’tır. Dukak’ın ölümünden sonra kendisi gibi yüksek askerî yeteneklerle yetiştirdiği oğlu Selçuk, Oğuz Yabgu Devleti’nde benzer görevler almıştır. Selçuk, mahiyeti ve sürüleriyle birlikte kışlık başkentten yazlık Cend şehrine göç etti. Burasının bir uç (sugûr) şehri olması Selçuklular için önemliydi.
Sâmânîler ve Karahanlılarla İlişkiler
Sugûr şehri olarak önem kazanan Cend’in çevresinde Sâmânîler (875-1005) adlı bir Müslüman devlet, Karahanlı (840-1212) ve Gazneli (963-1186) adlı hem Müslüman hem de Türk olan iki devlet vardı. Karahanlı büyük hükümdarı Yusuf Kadır Han, Gazne Sultanı Mahmud’la, İran ve Tûrân sorunlarını görüşüp halletmek üzere bir toplantı yaptılar. Arslan Yabgu ve ona bağlı Türkmenlerin Horasan’a nakline karar verilmişti.
Çağrı Bey’in Anadolu Keşif Seferi
Çağrı Bey 1016 yılında keşif amaçlı meşhur seferini gerçekleştirmek üzere Mâverâünnehir’in bozkırlarından Anadolu’ya doğru yola çıktı. Mahiyeti yaklaşık 6 bin kişiye ulaşan Çağrı Bey, ileride yurt tutacakları Anadolu ve Doğu Roma askerî gücü hakkında kurultaya sunacak kadar bilgi edinmişti. Ayrıca kurultayda Rum ülkesinin fethedilebileceği müjdesini de vermişti.
Gaznelilerle İlişkiler
Arslan Yabgu ve Gazneliler
Daha önce Yusuf Kadır Han’la Sultan Mahmud arasında yapılan anlaşma gereği, Sultan Mahmud Selçuklu başbuğunu huzuruna çağırdı. Bu görüşmede Sultan Mahmud kendisine lüzumu hâlinde ne kadar asker toplayabileceğini sormuştu. İçkili olduğu anlaşılan Arslan Yabgu’nun cevabı oldukça abartılıydı. Sultan Mahmut, Arslan Yabgu’yu oğlu Kutalmışla birlikte hapse attırdı. Selçuklu Türkmenleri Nesâ, Bâverd ve Ferâve’ye yerleştirildi. Buraya yerleştirilen Türkmenler, Gazneli vergi memurlarının kötü davranışlarına, zaman zaman yağma akınları düzenleyerek karşılık veriyorlardı.
Tuğrul ve Çağrı Beyler Döneminde, Karahanlı ve Gaznelilerle İlişkiler
Sakin tabiatlı bir kişiliğe sahip olan Musa Yabgu’nun, ailenin bu zorlu ve oldukça meşakkatli dönemlerinde, Tuğrul ve Çağrı Bey’e güveni tamdı. Dolayısıyla bu iki kardeş Selçukluların doğal lideri hâline geldiler. Arslan Yabgu’yu tuzağa düşüren Sultan Mahmud, Musa Yabgu’yu da bu şekilde bertaraf edeceğini düşünüyordu. Ocak 1029 tarihinde Alparslan’ın doğum haberini büyük bir sevinçle karşılayıp kendilerine uğurlu bir işaret olarak gören Selçuklular Musa Yabgu liderliğinde harekete geçip Alp Kara’yı Buhara yakınlarında bozguna ettiler. Tam da bu problemlere çare aradıkları sırada, Oğuzların Baranlı (Koyunlu) boyundan olan ve Oğuz Yabgusu’nun oğlu olduğu tahmin edilen Cend Emîri Şahmelik’in ani baskınına maruz kaldılar.
Nesâ Savaşı-Haziran 1035
Selçuklular kendilerine yurt verilmesi karşılığında Gaznelilerin hizmetine gireceklerini belirttiler. Yurtsuz kaldıklarının Sultan Mesut’a iletilmesini isteyip özürlerini beyan ettiler. Sultan Mesut Selçukluların teklifini reddettiği gibi Hâcib Beg Togdı (Beydoğdu) komutasındaki bir birliği onlar üzerine sevk etti. İlk çarpışmada üstün gelen Gazneli birliği, 1035 yılında Nesâ civarında yapılan asıl mücadeleyi kaybetti.
Serahs Savaşı-Mayıs 1038
Aralarındaki anlaşmaya rağmen Sultan Mesut Selçuklulara pek güven vermiyordu. Bu sebeple 17 bin kişilik Gazneli ordusu Hâcib Sûbaşı komutasında Horasan’a diğer bir kol ise Herat’a yöneldi. Ancak Gazneli ordusunun bazı dezavantajları vardı. 1038 yılında gün boyu devam eden çarpışmalar iki tarafı da yormuştu. Selçuklu lehine sonuçlanan bu ikinci mücadele Selçukluların bağımsızlık yolunu tamamen açmıştı.
Dandanakan Savaşı-1040 ve bağımsızlık
Sultan Mesut, fillerle desteklediği, bütün Türkistan’ın bile karşı koyamayacağı büyüklükteki 50 bin kişilik muhteşem ordusuyla harekete geçti. 20 binin üzerindeki Selçuklu hafif süvarileri Talhâb civarında 1039 yılında Gazne ordusuyla savaşı başlattı. Ramazan dolayısıyla kan dökmek istemeyen Sultan Mesut, bayramı beklemeye karar verdi.
Susuz kalan Gazne ordusu yönünü su tedarik edebileceği Dandanakan’a (Dendânekân) çevirdi. Fakat burada da onları susuz bırakan Selçuklular karşısında iyice ümitsizliğe kapıldılar. Dandanakan Kalesi önünde 22-24 Mayıs günleri arasında yapılan ve 3 gün süren şiddetli mücadele Selçukluların kesin zaferiyle sonuçlandı. Gazneli ordusunu oluşturan bazı Türkmen birlikleri de Selçuklu safına geçmişti. Mağlup olan Sultan Mesut ve bazı komutanlar savaş meydanını güçlükle terk edebildi.
Tuğrul Bey, fethedilen bölgeleri Selçuklu hanedanına mensup beyler arasında paylaştırdı. Devletin fiili ve hukuki sultanı olan Tuğrul Bey’in ikamet ettiği Nişâbûr başkent olacak, Merv ise melik unvanı alan Çağrı Bey’in idaresinde kalacaktı. Serahs, Belh ve Amuderya ile Gazne arasındaki bölgelerin fethi de Çağrı Bey’in sorumluğundaydı. Tuğrul Bey’in anne bir kardeşi Yusuf Yınal’ın oğlu İbrahim Yınal ise Kuhistân’a hâkim olacaktı. Tuğrul Bey’e bağlı kalmaları kaydıyla Cürcan ve Damgan, Arslan Yabgu’nun oğlu Kutalmış’a, Kirman ise Çağrı Bey’in oğlu Kavurt’a verilmişti.
Tuğrul Bey tarafından vezir atanan Ebü’l-Kâsım Ali ilk Selçuklu veziri olarak tarihe geçti. Ondan sonra vezirliğe İsfahan Emîri Ferâmurz bin Kakuye’nin elçisi Ebü’l-Feth getirilmişti. Sonraki dönemlerde ise Tuğrul Bey, Amidülmülk Muhammed Kündürî’yi kendine vezir yapmıştı. Selçuklu hanedan üyeleri de kendilerine vezir atayarak teşkilatlarını tamamladılar.