Sağlık ve Tıp Modelleri

Geleneksel toplumlarda çok çeşitli tıp pratikleri ve sağlık modelleri vardı. Humor teorisi geleneksel dünyanın başta gelen sağlık modeliydi. Bu sağlık paradigması, Empedokles’in dört element (hava, su, toprak, ateş) teorisine dayanır. Sıvılar teorisi olarak da bilinen Humor teorisi, sağlığı ve hastalığı bedensel güçlerin ve temel sıvıların uyumuyla açıklar. Bu teoriye göre, sıvıların denge halinde olması sağlığı netice verir; sıvılardaki dengesizlik ise hastalığa neden olur. Bu sıvılar şunlardır: kan, balgam, sarı safra ve kara safra. Bu teoriye göre kan, sıcak ve ıslak; sarı safra, sıcak ve kuru; balgam, soğuk ve ıslak; kara safra ise soğuk ve kuru özelliğe sahiptir .

Geleneksel tıp, evren (makrokozmos) ile insanın (mikrokozmos) bütünlüğüne ve bu ikisi arasındaki dengeye önem veren bir tıp modelidir. Geleneksel tıpta insan bütünsel bir varlık olduğu fikri egemendir. Ruh -beden bütünlüğünü esas tutan geleneksel tıp, temelde bu bütünsel dengenin korunmasına, eğer denge bozulmuşsa bunun tekrar geri kazanılmasına öncelik vermiştir. Geleneksel tıp, sağlığı korumak ve hastalıkları tedavi etmek için hem fiziksel hem de ruhsal tedavi yöntemlerine başvurmuştur .

Mikrop kuramı modern dünyanın temel tıp paradigmasıdır. Bu kuram, 19. yüzyılın sonlarına doğru L. Pasteur, R. Koch ve J. Lister tarafından geliştirildi. Mikrop kuramına göre, hastalıkların nedeni mikroorganizmalardır. Tıp alanındaki en büyük devrim mikrop kuramıyla birlikte yaşanmıştır. Mikrop kuramı günümüzde modern tıbbın gelişiminde önemli bir aşama olarak kabul edilir. Mikrop kuramına göre, mikroplar dışarıdan vücuda girdiğine göre, hastalık hasta kişinin günahı sayılamazdı. Bu yüzden hastalığın nedeni başka bir yerde aranmalıydı. Mikrop kuramıyla birlikte hastalıklara neyin sebep olduğu keşfedilmiş, kendisiyle savaşılması gereken düşman da (mikroplar) belli olmuştu. Fakat bu durum, tıbbi bakışta önemli bir değişime yol açmış; modern tıbbın hastalık merkezli olarak gelişmesine neden olmuştur.

Biyomedikal tıp modeline göre zihin ve beden birbirinden ayrı bir şekilde tedavi edilebilir. Bu modelde hastalık bedende meydana gelen ve bedeni normal işleyişinden uzaklaştıran bir bozulma görülür. Keza bu modelde hasta kavramı, bir bütün olarak bireyden ziyade hasta bir bedene işaret eder. Burada kişinin genel sağlığından ziyade hastalığın iyileştirilmesi temel alınır. Yine bu modelde hastalıkları ancak eğitimli tıp uzmanları tedavi edebilirler. Bu yüzden bu modelde, tıp mesleğinde kendi kendini yetiştirmiş şifacılara yer verilmez. Keza bu modelde hastalıkların tedavisi ancak hastane gibi gerekli donanıma sahip yerlerde yapılabilir .

Biyomedikal tıp modeline yöneltilen eleştiriler yeni bir tıp modelini ortaya çıkarmıştır. Bütünsel tıp olarak adlandırılan bu model, hastalıkların önlenmesine dikkat çeken ve kişilerin tüm sosyal ve fiziksel çevrelerini göz önünde bulunduran bir yaklaşımı temel alır. Bütünsel tıp, “biyo -psiko -sosyal” olarak adlandırılan sağlık modelini temel almaktadır. Bu modelde hastalık (disease) ve rahatsızlık (illness) biyolojik, psikolojik ve toplumsal faktörlerin karşılıklı ve karmaşık etkileşimi bağlamında ele alınmaktadır. Bu model, hastaları insan olarak tedavi eder, sorumluluğu özendirir ve kişisel tedavi sunar. Bu modele göre, insan organizması beden, akıl ve ruhtan oluşan çok boyutlu bir varlıktır.

Alternatif tıp, bitkilerle tedavi, akupunktur, masaj ve elle tedavi gibi çeşitli tedavi pratiklerini içinde barındıran bir modeldir. Günümüzde alternatif sağlık hizmetlerine büyük bir yöneliş vardır. Alternatif tıbbın tarihi modern tıbbın ve eczanın örgütlenip uzmanlık alanları oluşturmalarıyla başlar. Günümüzde alternatif tıp sektörü çevresinde büyük bir ticaret sektörü oluşmuştur. Alternatif tıp, bir taraftan geleneksel tıbbı tedavi alanında kullanarak kendisine meşruluk yolu aramakta, diğer taraftan uyguladığı tedavi yöntemlerini bir yenilik olarak sunmaktadır.