Küreselleşme, İlaç Endüstrisi ve Sağlık

Küreselleşme Olgusu

Küreselleşme olgusu sosyal bilimler açısından çok farklı kategorilerde değerlendirilebilmektedir. Örneğin ekonomik küreselleşme, kültürel küreselleşme, siyasi küreselleşme, ulaşımda küreselleşme, bilgi ve teknolojide küreselleşme vb. olgular genel kapsamda alınmaktadır.

Küresel kültür kısaca, batı uygarlığının başlatmış olduğu ancak zamanla Amerikan-İngiliz kültürünün hâkim olduğu ve İngilizcenin dünya sathında kullanılmasıyla giderek de genişleyen, aynı zamanda liberalizm ve popüler kültür ürünleriyle de desteklenen başat yaşam tarzı haline gelmiştir.

Küreselleşme ve Sağlık

Küreselleşmenin sağlık alanı ile olan karşılıklı bir etkileşimi vardır, bu etkileşim karmaşık ve çok boyutludur. Küreselleşme ve sağlık ilişkisi aslında Küreselleşme her anlamda olumsuz bir etkiye sahip değildir.

Küreselleşme ve sağlık arasındaki ilişki, konuyu farklı boyutlarıyla görmek isteyen bir kişi tarafından olumlu ve olumsuz etkileriyle okunabilmektedir. Küreselleşmenin sağladığı birçok kolaylık dünya ölçeğinde sağlık hizmetlerini belirli bir standarda ulaştırmaktadır.

Ancak diğer yandan bulaşıcı hastalıklar ve patojenler, ulaşımın küreselleşmesi ile normal zamanda kat edeceği yayılımı çok daha hızlı gerçekleştirebilmektedir. Uçaklar, gemiler, lojistik ürünler ve seyahat eden insanlar aynı zamanda beraberlerinde virüs, bakteri, mikrop vb. organizmaları da beraberlerinde ülkeler ve kıtalar arasında dolaşıma koymaktadır. Bu itibarla küreselleşme ile bulaşıcı hastalıkların yayılması ve küresel çapta varlık göstermesi oldukça hızlı bir şekilde yaşanmaktadır.

Yönetim Biçimi: Kurumsal Yapılar, Siyasi Politikalar (İdeolojiler)

Bir devletin siyasi ideolojisi, onun sağlık hizmetleri sunumu ile doğru orantılı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak her ülke bu anlamda şanslı değildir. Sağlık hizmetlerine erişimde küresel anlamda tam bir eşitsizlik hakimdir. Bu eşitsizlik fakir ülkelere karşın gelişmiş ülkeler bağlamında olmaktadır.

Türkiye’de gelişmiş ülkelere gibi sağlık hizmetlerini ülke vatandaşlarına erişimi kolay ve ayrımcısız sunma gayreti içerisinde olan bir ülkedir.

Ülkemiz ve birçok Avrupa ülkesi “Sosyal demokrasiye” uygun bir şekilde hem özel sektörü ve bireysel farklılığı koruyan; hem de sosyal devlet anlayışı ekseninde her bütçeye uygun, belirli düzeyde eşit sağlık hizmeti götüren sağlık politikasını sürdürmeye çalışmaktadır

Küresel Pazarlar: İlaç Sektörü ve Ulus Aşırı Şirketler

Ekonomik küreselleşme, uluslararası şirketler eliyle çok daha etkili olmakta, ülkeler arasındaki eşitsizliği giderek artırmakta ve gelir dağılımında adaletsizliği ortaya çıkarmakta, böylece yoksul sayısında artış yaşanmasına neden olmaktadır. Bu konu merkez ülke ve çevre ülke kavramı ile daha iyi anlaşılmaktadır. Merkez ülkeler bilgi, teknoloji ve savunma sanayinde önde gelen ülkeler olurken çevre ülkeler bu konularda daha mesafe katetmesi gereken ülkelerdir. Çevre ülkeler olarak da kavramsallaştırılan bu ülkeler sömürü, kolonyalizm, modern pazarlama teknikleri vb. uygulamalar ile merkez ülkelere bağımlı hale gelmektedir. Bu durum küresel eşitsizliği de körüklemektedir.

İlaç sektörü, halk sağlığının korunması ve bireylerde yaşam sürelerinin uzaması ilaç sektörünün başarısı ile orantılıdır. Bu anlamda ilaç sektörü sağlık alanının vazgeçilmez bir unsurudur. Ancak ilaç sektörünün ve şirketlerinin kontrolsüz bir şekilde sağlık alanına hegemonya kurması onun bir problem haline gelmesi gerçeğini de ortaya çıkarmaktadır.

Küresel İşgücü Dolaşımı: Sağlık Personeli ve Eğitimi

Küresel anlamda sağlık alanında ortaya çıkan eştsizliklerin bir diğer türüde yetişmiş sağlık profesyonellerinin göç etmesidir. Sağlık çalışanlarının göç etme olgusu yeni bir vakıa değildir. Bu süreç düşük ve orta gelirli ülkelerden gelişmiş ülkelere yani çevre ülkelerden merkez ülkelere doğu olmaktadır. Özellikle ABD, İngilitere, Kanada ve Avustralya gibi ülkelere, düşük gelirli diğer ülkelerden sağlık profesyoneli göç etmektedir.