Sağlık ve Din

Din ve sağlık arasında yakın bir ilişki vardır. Dinler, hem ibadet ve dualar hem de toplumsal ve bireysel hayata yönelik yasak/cezalar ve temizlik/hijyen anlayışlarıyla insanların sağlık durumları üzerinde etkili olurlar. Din, insan bedenini düzenleyen ve kontrol eden kurumsal düzenlerin başında gelir. Şifa veya iyileştirme dinlerin özünde vardır; zira dinler hem ruhları arındırmak hem de bedensel hastalıkları iyileştirmek isterler. Geleneksel dünyanın hastalık-sağlık anlayışlarında ve tedavi biçimlerinde din, büyü, rüya ve doğaüstü güçler etkili olmuştur. Geleneksel dünyada tıp da dinsel bir karaktere sahipti. İlkçağ dünyasının hemen her köşesinde din ile tıbbın birlikte hareket ettiği görülmektedir. Geleneksel dünyada en önemli tedavi merkezleri tapınaklardı. Önde gelen Yunan şifa tanrısı ise Asklepios’tu.

Antik dünyada tapınak tıbbı oldukça yaygındı. Yoksullara ve ciddi hastalıkları olanlara bakım hizmeti veren bu tapınaklar, kendi dönemlerinde geniş bir coğrafyaya yayılmıştı. Bu tapınaklarda birtakım ritüeller uygulanmaktaydı. Tedaviden önce hastaların bir hazırlık döneminden geçmeleri gerekirdi. Hastaların tapınağa girmeden önce yıkanmaları, oruç tutmaları, dua etmeleri ve kurbanlar adamaları gerekirdi. Gördükleri rüyalarla da onlara belli bir tedavi uygulanıyordu.

Geleneksel dünyada tapınak tıbbı kadar dinsel tıp da yaygındı. Tapınak tıbbıyla dinsel tıp iç içe geçmiş durumdaydı. Zira birçok hekim aynı zamanda din adamıydı. Hıristiyanlığın yayılmasıyla birlikte bu tapınaklar daha önemli hale geldi. Hıristiyanlık son derece şifacı bir dindir. Hıristiyanlar mucizevi ilaçları hekimlere tercih etmelerine rağmen, her sınıftan çoğu Hıristiyan sağlığı hastalığa tercih edip doğal tedavi yollarını kabul etmekteydi. Hastalığın ve acı çekmenin mutlak şekilde iyi olduğunu düşünenlerin sayısı oldukça azdı. Benzer şekilde, bireysel günahların hastalıklara neden olduğu fikri de çok yaygın değildi. Bununla birlikte, toplu günahların ve ahlaki yozlaşmaların salgın hastalıklara yol açtığına inanılmaktaydı.

Diğer bir şifacı din İslam dinidir. İslam dini, sağlık alanında koruyucu ve önleyici mekanizmalara öncelik vermiştir. Bu doğrultuda İslam dini, insanı bütünsel bir varlık olarak ele almış, bu bütünlüğü bozan maddi ve manevi sebepleri (hastalıkları) tedavi etmek suretiyle gidermek istemiştir. İslam, maddi/fiziksel hastalıklar kadar manevi/ruhsal hastalıklara da önem vermiş, bu hastalıkların toplumsal ve psikolojik nedenlerine dikkat çekmiştir. İslam dini, hastalıkların tedavisinde maddi ve manevi tedavi yollarına başvurmuştur. Maddi tedavi yolları, doktora muayene olmak, ilaç almak, beslenmeye dikkat etmek, dinlenmek, iyileştirici bitki ve gıdaları kullanmak ve seyahat etmek gibi tedavilerden oluşmaktadır. Manevi tedavi yolları ise Kur’an okumak, dua etmek, rukye yapmak ve iyilik yapmak gibi yolları içermektedir. Hastalıklara ve musibetlere sabretmek, insanları affetmek, yoksullara yardım etmek gibi durumlar da manevi tedavi yolları bağlamında ele alınmaktadır. Akıl ve ruh hastalıklarının tedavisinde ise su ve musiki gibi araçlara başvurulmuştur.

İslam tıbbının en önemli kısmı Peygamber tıbbıdır. Hz. Muhammed, Allah’ın yaşlılık ve ölüm dışında her hastalık için bir şifa yarattığını bildirmiş ve insanları tedavi olmaya teşvik etmiştir. Peygamber, hastalığı günahkâr davranışa yönelik ilahi bir ceza olarak görmemiş ve hastalıkların tedavisine yönelik arayışları olumlu karşılamıştır. Hz. Muhammed, aynı zamanda gayrimüslim veya iman etmeyen hekimlerden yararlanma yoluna da gitmiştir.

İslam tıbbının ikinci kısmı ise sufi tıptan oluşur. Sufi tıp, sufi şeyhleri tarafından hastalıkların tedavisinde uygulanan bir tıp türüdür. Sufiler sağlıkla ilgili uygulamaları üç kategoride ele alırlar: beden ile ilgili olanlar, akıl ve duygu ile ilgili olanlar, ruh ile ilgili olanlar. Sufiler üç yolla ruh-beden sağlıklarını korumaya çalışmaktadırlar: az yemek, az uyumak, az konuşmak. Sufi tıpta hastalıkların tedavisinde çeşitli yöntemler kullanılmaktaydı. Humor teorisiyle tedavi, güzel ses, şiir ve müzikle tedavi, diyet yoluyla tedavi, su ile tedavi, bitkilerle tedavi, hastalığı yüklenme yoluyla tedavi ve nazar yoluyla tedavi, bu yöntemler arasında yer alır.