Sağlık Kurumlarında Sermaye Yapısı Kararları

Firmaların sermaye yapılarının firma değeri üzerinde etkisi olup olmadığı konusu finans literatüründe uzun yıllardır tartışılmaktadır. Bu konuda ortaya atılan yaklaşımları, temel ve diğer yaklaşımlar olarak ikiye ayırmak mümkündür.Temel yaklaşımlar şeklinde adlandırılan ilk grupta; Net Gelir Yaklaşımı, Net Faaliyet Geliri Yaklaşımı, Geleneksel Yaklaşım ve ModiglianiMiller’in Yaklaşımları ele alınmaktadır. Diğer yaklaşımlar grubunda ise; Vergi Faktörü, Finansal Sıkıntı Maliyetleri, Bilgi Çarpıklığı (Asimetrik Bilgi), Temsilci Maliyetleri, Dengeleme ve Finansal Hiyerarşi Kuramı incelenmektedir.

Bu yaklaşımlardan Net Gelir ve Geleneksel Yaklaşım'da, firmaların farklı borç/öz sermaye yapılarında firma değerini artırabilecekleri ifade edilmektedir. Geeleneksel yaklaşımda optimal sermaye yapısına ulaşana kadar borç/özsermaye oranını artırmanın özkaynak maliyetini yükseltmesine rağmen,kaldıraç etkisini artırarak ortalama sermaye maliyetini düşürebileceği ve piyasa değerini yükseltebileceği savunulmaktadır. Net gelir yaklaşımına göre firmalar; borç/özsermaye oranını, değer bir ifadeyle kaldıraç etkisinden yararlanma derecesini artırarak ağırlıklı ortalama sermaye maliyetini düşürebilir ve piyasa değerini yükseltebilirler.

Net Faaliyet Geliri ve Modigliani Miller (MM) yaklaşımlarında ise, olaya farklı yönlerden bakılsa da firmaların sermaye yapısı kararlarının firmanın büyümesiyle ilişkili olmadğı ifade edilmektedir. MM yaklaşımı,firma değerinin sermaye yapısından bağımsız olduğunu ileri süren bir yaklaşımdır. Net Faaliyet Geliri yaklaşımı ise işletmenin ağırlıklı ortalama sermaye maliyetinin borç/özsermaye oranı ne olursa olsun sabit kaldığını varsaymaktadır.

Diğer yaklaşımlardan Vergi Faktörünü dikkate alan görüşlere göre, firmalar yabancı kaynak kullanmaları durumunda ödedikleri faizleri vergiden düşebildikleri için bu fon kaynağını kullanmayı tercih edeceklerdir.

Finansal Sıkıntı Maliyetleri, kredi kurumlarına verilen sözler yerine getirilemediğinde veya ödemede güçlüklerle karşılaşıldığında oluşan maliyetlerin bütününü kapsamaktadır.

Bilgi Çarpıklığı Kuramı, işletme yöneticileri ile işletme dışındaki çıkar gruplarının işletme hakkında sahip oldukları bilgilerin farklı olmasını ifade etmektedir.Temsilci Maliyetleri, firmanın yöneticileri ile hissedarları, hissedarları ile kredi verenleri arasındaki zıt yönlü kazanç beklentilerinden oluşan maliyetlerdir.

Sermaye Yapısını Dengeleme Kuramı, hedef borç oranlarının işletmeden işletmeye değişebileceğini kabul etmektedir. Bu kuram; güvenli, maddi duran varlıklara sahip ve vergilendirilebilir kârı tasarruf sağlamaya yeterli olan işletmelerin hedef oranlarının yüksek olması gerektiğini iddia etmektedir.Finansal Hiyerarşi Kuramı ise firmaların ek fona ihtiyaç duymaları hâlinde öncelikli olarak kendi oluşturdukları fonlardan finansman ihtiyaçlarını karşıladıklarını, yetmediği hâlde yabancı kaynak kullandıklarını ifade etmektedir.

Literatürde tartışılan bir diğer konu ise, firmaların bir optimal sermaye yapısına sahip olup olmadıklarıdır. Optimal sermaye yapısı, firmaların piyasa değerinin en yüksek ve ağırlıklı ortalama sermaye maliyetlerinin en düşük olduğu sermaye yapısını ifade etmektedir.Optimal sermaye yapıları sektörler arasında, hatta aynı sektördeki firmalar arasında değişebilmektedir. Finansal yöneticilerin elinde optimal sermaye yapısını verecek bir formül yoktur.

Ancak hangi noktadan sonra borçlanmanın firmalar için daha uygun olduğunu söyleyen birtakım yöntemler bulunmaktadır. Bu yönteblerden en çok kullanılanı ise EPS(Hisse Başına Kazanç) Yöntemidir.