Sağlık Kurumlarında Motivasyon ve Stres Yönetimi
Motivasyon, herhangi bir amaca yönelik gayret, bir hedefe ulaşma doğrultusunda gayrete ilişkin yoğunluk, yön ve kararlılık olarak tanımlanır. İşgöreni motive edici faktörlerden bir kısmı iş yerinde kararlara katılım, iyi çalışma koşulları, ücret, prim ve ödüller, takdir ve övgüler, terfi ve kariyer geliştirme olanaklarıdır. Motivasyon, çalışanların örgütte başarılı ve verimli olmalarına yardımcı olmaktadır. Motive olan kişi, amaç ve hedefe ulaşmak ve başarılı olmak için gerekli olan gücü sağlamış olmaktadır.
Motivasyon, dışsal ve içsel motivasyon olarak ikiye ayrılmaktadır. Dışsal motivasyon, para ve sosyal imkânlar gibi bireyin dışından gelen etkileri içermektedir. İçsel motivasyon ise bilme ihtiyacı, yeterli olma isteği ve gelişme arzusu gibi bireyin içinde var olan tepkileri içermektedir.
Kuramlar literatürde kapsam ve süreç olarak sınıflandırılmıştır. Kapsam teorileri sadece bireyleri motive eden etmenlerin neler olduğunu araştırmaya yönelmiş, davranışlar üzerindeki etkileri ve işleyişleri hakkında yeterli bilgi verememiştir. Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi, Alderfer’in ERG (VİG) Kuramı, Herzberg’in İkili Etmen Kuramı (Çift Faktör Kuramı), McGregor’un X ve Y Kuramı, McClelland’ın Başarma İhtiyacı Kuramı, Argyris’in Olgunlaşma Kuramı kapsam kuramları içerisinde yer alır. Süreç kuramlarının çıkış noktası çalışanların hangi amaçlarla ve nasıl motive edildikleridir. Kuramlar kapsamında “Kişinin ortaya koyduğu bir davranışı tekrarlaması ya da tekrarlamaması nasıl sağlanabilir?” sorusuna yanıt aranmıştır. Vroom’un Beklenti Kuramı, Lawler ve Porter’ın Geliştirilmiş Beklenti Kuramı, Locke’ın Bireysel Amaç ve Başarı Kuramı, Skinner’ın Pekiştirme Kuramı ve Edimsel Koşullanma Yaklaşımı, Adams’ın Ödül Adaleti ve Eşitliği Kuramı süreç kuramları altında yer alır.
Stres kavramı insan vücudunun herhangi bir dış talebe verdiği tepki veya kişinin duygularında düşünce süreçlerinde veya fiziki şartlarında, kişinin çevresi ile baş edebilme gücünü tehdit eden bir gerilim durumu olarak tanımlamıştır. Stres bireysel, örgütsel ve örgüt dışı kaynaklar gibi çok çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bireysel kaynaklar, bireyin kişiliği, sağlık durumu, yaşı, ailevi durumu ve yaşam tarzı ile doğrudan ilişkilidir. Örgütsel kaynaklar, mesleki farklılıklar, rol belirsizliği, rol çatışması, aşırı iş yükü/az çalışma ve fiziksel koşullar ile ilişkilidir. Örgüt dışı kaynaklar, toplumsal ve teknolojik değişimler, aile ilişkileri, ekonomik ve finansal koşullar ile ilişkilidir.
Bedenin stresli durumlara karşı verdiği tepki, Selye tarafından “Genel Uyum Sendromu” olarak ifade edilmiştir. Selye bu tepkileri alarm, direnme ve tükenme aşamaları olarak sınıflandırmıştır.
Etkili bir stres yönetiminde stresi, kaynaklarını, nedenlerini, semptomlarını ve sonuçlarını anlamaya, stresin etkisinin en aza indirilebilmesi için çalışma ortamının tasarlanması ve işyeri uygulamasının iyileştirilmesine, belirgin hâle geldiklerinde belirli konuların hızla ele alınabileceği koşulların yaratılmasına, iş yaşamı ile iş dışı yaşam arasındaki etkileşimin tanımlanmasına ve bu sebeple yaratılan stres ile gerilmeleri anlamak için adımlar atılmasına dikkat edilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Stres yönetiminde temelde iki yaklaşım söz konusudur. Bunlar; sorun odaklı ve duygusal odaklı yaklaşımlardır. Sorun odaklı yaklaşımda stresin kaynakları dikkate alınmaktadır. Duygu odaklı yaklaşımda ise, stres kaynaklarından çok, olayın olumlu yönleri üzerinde durulmaktadır.