Emeklilerin Sağlık Haklarından Faydalanmasına İlişkin Mevzuat
Günümüzde çoğu gelişmiş ülkede, insanların ilerleyen yaşlarda iş gücünün dışında kalmalarından dolayı mağduriyete uğramamaları için sosyal güvenlik sistemleri geliştirilmiş, çalışanlara emeklilik hakkı tanınmıştır. Emekli aylıkları, çalışanlardan kesilen primlerle karşılanabildiği gibi doğrudan devlet tarafından da karşılanabilir. Buna rağmen hâlen çoğu gelişmekte olan ülkede iş gücünden ayrılanların geçimi aileleri tarafından sağlanmaktadır. Emeklilik yaşı, ülkeden ülkeye değişiklik gösterir. 55‐70 yaş aralığında değişebilen emeklilik yaşı, cinsiyete göre de değişebilir. Çoğunlukla tehlikeli ya da yıpratıcı olarak adlandırılan meslek dallarında çalışanlara erken emeklilik hakkı tanınır.
Sanayi Devrimi öncesi toplumlarda sosyal güvenlik fonksiyonu yardım sandıkları, aile içi transferler ve dinsel nitelikli kurumlar tarafından yerine getiriliyordu. Sanayi Devrimi, bu alanda yeni bir bakış açısı getirmiştir. Söz konusu dönem içinde işçilerin kötü çalışma koşulları devletlerin sosyal politika alanında da birtakım koruyucu düzenlemeler yapmalarını zorunlu kılmıştır.
Bununla birlikte, emeklilikle ilgili sorunlar ülkeden ülkeye ve zamana göre değişmektedir. Sağlık ve beslenme ile ilgili gelişmelerin ortalama insan ömrünü uzattığı gelişmiş ülkelerde bile gelir yetersizliği nedeniyle emeklilerin ikinci bir iş talebi artmaktadır.
Yaşlılık ile azalan iş gücünün de etkisiyle bireyler yaşantılarını garanti altına almak için geçmişten beri çeşitli yollar denemişlerdir.
Dünyadaki ilk emekli maaşı Almanya‘da Bismark tarafından 1889 yılı Haziran ayında hazırlatılmış Emeklilik Sigortası Yasası, 1 Ocak 1891 gününden itibaren uygulanmaya başlanmıştır.
Osmanlı’da ise emeklilik hakkı sadece yüksek mevki sahibi devlet adamlarındaydı. Vali, vezir, asker‐sivil görevliler, kadı, müderris, kazasker gibi ulema sınıfındakiler bu hakka sahipti. Tanzimat Dönemi’nden sonra bu düzen erine şimdikine benzer sistemler denenmeye başlandı. Her devlet kurumu ayrı sistem oluşturmaya çalıştı. Bunun üzerine sistemleri birleştirmeye karar verildi. 1880 yılında Mülki Tekaüt Sandığı ve 1866 yılındaki Askerî Tekaüt Sandığı kuruldu.
Askerî ve sivil emekli sandıklarını ne kadar birleştirmeye çalışılsa da başarılı olunmadı. Diğer taraftan, 1876 tarihli Kanun‐i Esasi ve 1908’de tekrar yürürlüğe giren Kanun‐i Esasi’nin getirmiş olduğu en önemli yenilik ve düzenlemeler temel hak ve hürriyetlere ilişkin olmasına rağmen, anılan kanunlarda ekonomik ve sosyal haklara değinilmemiştir.
Yaşlılık Sigortasından Sağlanan Haklar ve Yararlanma Şartları
Yaşlılık sigortasından sigortalıya sağlanan haklar şunlardır: yaşlılık aylığı bağlanması, toptan ödeme yapılması.
İlk defa 5510 sayılı Kanun’a göre sigortalı sayılanlara; kadın ise 58, erkek ise 60 yaşını doldurmuş olmaları ve en az 9000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır. Ancak 4’üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında ‐Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar‐ sigortalı sayılanlar için prim gün sayısı şartı 7200 gün olarak uygulanır.
Yurtiçi Sağlık Hizmetlerinden Yararlanma
5510 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle ikametgâh esasına dayalı olarak tüm nüfus genel sağlık sigortası kapsamına alınmıştır.
Kurum tarafından 2012 yılında hizmete açılan Sağlık Provizyon Aktivasyon Sistemi (SPAS) programı sigortalılar ile sigortalıların bakmakla yükümlüsü konumundakiler ve hak sahiplerinin genel sağlık sigortası kapsamında sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için gerekli olan aktivasyon işlemlerinin çok kısa sürede ve tamamen otomasyona dayalı olarak yapılması sağlanmıştır.