Çocuk, Yaşlı ve Malullerin Sağlık Hizmetinden Yararlanmasına İlişkin Mevzuat
Sağlık hakkı, anayasal olarak temel bir hak olup devlet bu hakkın kullanılmasında tüm vatandaşlarına eşit imkân sağlamakla yükümlüdür. Sosyal devlet olmanın getirdiği yükümlülüklerden biri olarak korunması gereken ve yardıma muhtaç kişileri ise korumak ve kollamak bu kişilere bakmak en önemli unsurlardan biridir. Bunun yanında T.C. Anayasası’nın 56. maddesinin son fıkrasında “Sağlık hizmetlerinin yaygın bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası kurulabilir.” düzenlemesi mevcuttur. Buna göre devlet sağlık hizmeti sunarken bu hizmeti yaygın hâle getirmek için düzenleme yapma yetkisine sahiptir. Bu düzenlemeler, ekonomik veya sosyal olarak zayıf konumda bulunan kişileri de göz önünde tutarak bunlara en temel haklardan biri olan sağlık hizmetinden yararlanma hakkını kullanabilecekleri imkânları sağlar. Çocuklar, alışılagelmiş olarak anne‐babalarının kendilerine sunduğu sağlık hizmetinden faydalanırlar.
Ancak bazı durumlarda örneğin anne‐babanın sağlık hizmetinden faydalanamadıklarında yani anne veya babanın sigortalı olmaması durumunda herhangi bir sağlık sorununda devlet, bu hizmeti genel sağlık sigortası yolu ile sağlık hizmetini sunacaktır. Bunun dışında anne‐babası olmayan sosyal hizmet kurumlarında barınan çocuklara da sağlık hizmeti devlet güvencesi ile sunulmaktadır.
Korunması gereken bir diğer unsur olan yaşlılar için ise yine herhangi bir sigortanın bulunmaması durumunda sağlık hizmeti devlet tarafından sunulur. Genel sağlık sigortasına ilişkin düzenlemeye göre 65 yaşından büyük yaşlılar, prim ödeme yükümlülüğüne bakılmaksızın ve pirim ödeme yükümlülüğü aranmaksızın sigortalı sayılmaktadır.
“Yaşlılık” sözlük anlamı olarak yaşlı olma, artmış̧ yaşın etkilerini gösterme hâli olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü̈ 65 yaş ve üstünü̈ yaşlı, 85 yaş ve üzerini çok yaşlı olarak tanımlamıştır. Hukuk düzenimizdeki düzenlemelerden yaşlılık kavramı için 65 yaş ve üstü olarak anlaşılmaktadır.
Sigortalı olan ve isteğe bağlı olarak sigortalı olan kişiler, yaşlılık sigortası olarak adlandırılan güvenceden faydalanırlar. Bu güvence aylık ve sağlık hizmetlerinden faydalanma imkânı sağlar.
Sigortalı olan yaşlılar, isteğe bağlı sigortalı olan yaşlılar, herhangi bir sigortası olmayan ancak 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre aylık alan kişiler, herhangi bir sigortası olmayan ancak 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu hükümlerine göre korunma, bakım ve rehabilitasyon hizmetlerinden ücretsiz faydalanan kişiler ve ayrıca yine genel sağlık sigortalısının, sigortalı veya isteğe bağlı sigortalı sayılmayan, kendi sigortalılığı nedeniyle gelir veya aylık bağlanmamış olan ana ve babası olarak sınıflandırmak gerekecektir.
Malul olan kişiler de devletin koruması altındadırlar ve sağlık hizmetlerinden bu garanti ile faydalanırlar.
5510 sayılı Kanun ile yürürlüğe giren ve sosyal güvenlik hukuku açısından da önemli bir düzenleme olan genel sağlık sigortası, 18 yaşından küçükleri ve 65 yaşından büyük yaşlıları prim ödeme yükümlülüğüne bakılmaksızın ve prim ödeme yükümlülüğü aranmaksızın sigortalı saymaktadır.
Genel sağlık sigortası; kişilerin öncelikle sağlıklarının korunması, sağlık riskleriyle karşılaşmaları hâlinde oluşan harcamanın finansmanını sağlayan sigorta olarak tanımlanmıştır.
Çocukların Sağlık Hizmetlerinden Yararlanmasına İlişkin Mevzuat
Medeni Kanun ve İş Kanunu’nda çocuk sayılmak için farklı yaş sınırları mevcuttur. Bunun yanında uluslararası bir düzenleme olması nedeniyle Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin birinci maddesi çocuk kavramını “on sekiz yaşından küçük insan” olarak tanımlamıştır.