Sağlık Sektöründe Kamunun Rolü

Tavan fiyat uygulaması, devletin tüketicileri korumak için piyasada işlem görecek en yüksek fiyatı belirlemesidir.

Arz yönlü sübvansiyon, birtakım mal ve hizmetlerin üretim maliyetini azaltmak için devletin aldığı vergilerle ilgili mal ve hizmetlerin üretimini desteklemesidir. Arz yönlü sübvansiyon dikey adaletin tersidir. Arz yönlü sübvansiyonlar kaynak kullanımını bozduğu için çoğu iktisatçı talep yönlü sübvansiyonları tercih etmektedir.

Talep yönlü sübvansiyonlar, sağlık hizmetlerini talep eden; ancak çoğunlukla alım gücü düşük olan insanlara verilen yardımları ifade etmektedir.

Sübvansiyon piyasa denge fiyat düzeyini değiştirmekte ve üretimin gerçekten daha ucuza mal olduğu yönünde bir algı yaratmaktadır. Sübvansiyonlu sektördeki üretim artarken, sübvansiyon olmayan sektörlerden kaynaklar ayrılır.

Sağlık hizmetleri sektörü, özel yapısından ötürü devletin piyasaya en yoğun olarak müdahale ettiği alanlardan biridir. Bu sektör, millî savunma ve eğitim hizmetleri gibi toplumun tamamını ve doğrudan insan yaşamını ve sağlığını etkilediği için özellikle sosyal devlet olmaya çalışan ülkelerde müdahale gerekliliği ortaya çıkan bir alandır.

Günümüzde liberal politikaların öncüsü konumundaki ülkelerde bile kamu müdahalesinin ve düzenlemesinin en yoğun olduğu sektörlerden biridir. Örneğin, serbest piyasa ekonomisinin en önemli öncüsü olan ABD’de bile sağlık hizmetlerinin yaklaşık % 45’i devlet tarafından finanse edilmektedir. Bu durum, sektörün normal piyasa yapısından ayrı olan özellikleri ile ilgilidir.

Devlet Türkiye de dâhil olmak üzere birçok ülkede sağlık elemanlarının eğitimine ve istihdamına, hastanelerin yerine ve işleyişine, ilaçların piyasaya girişine ve reçetelendirilmesine ve hatta bu sektörde tüm üretim faktörlerinin fiyatlandırılmasına müdahale etmektedir.

Sağlık insanların önemli bir kısmına göre doğuştan gelen bir hak olarak algılanmaktadır. Sağlık hizmetlerine ulaşım kutsal kabul edilen yaşama hakkı ile ilgili olarak görülmektedir. Bu nedenle, birçok devlet finansal açıdan sıkıntılı vatandaşlarının gerekli sağlık hizmetlerine ulaşımını sağlayacak politikalar belirlemektedirler.

Sağlık harcamalarının kamu finansmanının en az olduğu ülkelerde bile %50’den fazlasının kamu tarafından finanse edilmektedir.

Türkiye sağlık harcamalarını %78 oranında kamu finansmanıyla karşılayan ülke olarak OECD ortalamasının üstünde; ancak diğer gelişmiş ülkelerin gerisindedir.

Genellikle gelişmiş ülkelerde hem millî gelirden sağlığa ayrılan pay yüksek olmakta hem de harcamaların büyük bir kısmı kamu tarafından karşılanmaktadır.

Kamu kesimi, toplumda hastalıkları azaltmak ve ömrü uzatmak için iki tür hizmet sağlamaktadır: Hastaları iyileştirmek, tedavi edici sağlık hizmetleridir. Sağlamların hastalanma olasılığını azaltmak ise koruyucu veya önleyici sağlık hizmetleridir.

Pozitif talep yönlü dışsallıkta, mal veya hizmetin marjinal sosyal faydası bireysel marjinal faydasından büyüktür. Negatif talep yönlü dışsallıkta ise mal veya hizmetin marjinal sosyal faydası bireysel marjinal faydasından daha küçüktür.

Negatif arz yönlü dışsallık, bir firmanın üretim sürecinde diğerleri üzerine telâfi etmeden yüklediği maliyettir.

Pozitif arz yönlü dışsallık, bir piyasadaki firmaların (A piyasası) başka piyasadaki (B piyasası) firmalara sağladığı faydaları ifade eder.