Sağlık Hizmetlerinin Gelecekteki Değeri
Sağlık hizmetleri, diğer hizmet alanlarından farklı olarak, günümüzde olduğu gibi gelecekte de üzerinde en çok tartışılan ve reform yapılan alanlardan biri olmaya devam edecektir. Sağlık alanına yapılan her yatırım ve sağlığı korumak ya da kazanmak için harcanan her para doğrudan insan yaşamını etkilemektedir.
Sağlık hizmetlerinin gelecekte nasıl şekilleneceği konusu, her ülkenin temel ihtiyaçlarına, demografik yapısındaki değişimlere ve ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre farklılık gösterecektir.
Günümüzde sağlık sektörü dünya genelinde araştırma ve geliştirme faaliyetlerine en çok mali kaynak ayıran sektör olma özelliğini korurken, gelecekte de bu özelliğini devam ettirecek gibi gözükmektedir. 2018 yılında Ar-Ge harcamalarının en fazla pay ayrıldığı sektör, %15 ile ilaç ve biyoteknoloji endüstrisi olmuştur.
Dünya Sağlık Örgütü sağlık teknolojisini; bir sağlık probleminin çözümüne önemli katkıda bulunabilen, kullanıcılarıyla birlikte metotların, tekniklerin ve donatımın bir birleşimi şeklinde tanımlamaktadır. Tıbbi teknoloji ve sağlık hizmetleri teknolojisi şeklinde de kullanılan sağlık teknolojisi, uzun dönemli bakım ve rehabilitasyonu sağlamada, hastalıkları tedavi etmede ve önlemede, sağlık personelinin kullandığı tüm yöntemler şeklinde de ifade edilebilir.
Sağlık teknolojileri; tıbbi cihazlar, malzemeler (sarf malzemeleri, araçlar ve gereçler), ilaçlar-serumlar-aşılar, yöntem ve teknikler, destek, organizasyon ve yöntemi sistemleri şeklinde sınıflandırılabilir. Sağlık teknolojileri kullanım alanına göre ise koruma, tarama, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon şeklinde sınıflandırılabilir.
Sağlık teknolojileri; araştırma ( temel ve uygulamalı), gelişim ve deneme ( adaptasyon), kullanım (yaygın, az, yok) ve eskime (kullanım dışı kalma, azalma, yeniden değerlendirme) şeklinde ifade edilebilen bir yaşam döngüsüne sahiptir.
Sağlık hizmetlerinde kullanılan teknolojilerin çeşitli yönleri ile incelenmesi ve yorumlanması şeklinde ifade edilen Sağlık Teknoloji Değerlendirmesi (STD); sağlık teknolojisinin gelişmesi, yayılımı ve kullanımının tıbbi, toplumsal, etik ve ekonomik etkilerini inceleyen multidisipliner bir politika analizi alanıdır. STD sonuçlarından teknolojiyi uygulayacak hekimler, sağlık kurum ve kuruluşlar, hastaneler ve teknolojinin finansmanına karar veren otoriteler yararlanabilmektedir.
Gelecekte birçok hastalığın evden kontrol edilmesi amaçlanmaktadır. Sağlık hizmetlerinin bilişim ve iletişim teknolojileri ile süregelen işbirliği, uzaktan hasta gözetimi, sağlık ve video tele tıbbın da dahil olduğu sistemlerin hayatı kökten değiştireceği beklenmektedir. Teknolojilerin ilerlemesine bağlı olarak hem sağlık sonuçları olan hem de iktisadi üretim ve tüketim etkileri olan yeniliklerin yaşanacağı umulmaktadır. Erken tanı ve tedavinin çok önemli olduğu göğüs kanseri için göğüs kanseri sinyallerini okuyabilen ve erken uyarı veren bir sütyen icat edilebilecektir. Gün içerisinde maruz kaldığımız UV ışınlarına maruz kalındığında vücuttan bunun etkisini alabilecek cilt kanserini önleyici bileklikler, her kıyafete uygunca yamalanabilecek yama sensörleri sayesinde kalp ritimleri, tansiyon ve glikoz seviyeleri ölçüm cihazları, ilaçların alınıp alınmadığını düzenleyen sistemler geliştirilebilecektir.
Yaşanan gelişmeler sağlık teknolojilerinin gelecekte hem ekonomi hem de insan sağlığı üzerindeki önemli etkilerinin devam edeceği ve bu alana anlamlı yatırımlar yapılacağını göstermektedir.
Sağlık turizmi, tıbbi tedavi veya yardım almak için diğer ülkelere seyahat eden hastalardan oluşan bir turizm şeklidir. Günümüzde ulaştırma, konaklama ve ağırlama gibi turizm ile ilgili tüm hizmetleri içerir.
Türkiye coğrafi konumu, tarihi ve doğal güzellikleri, zengin kültürel mirası, modern sağlık kuruluşları, sektörde yetişmiş eğitimli insan gücü, deneyimli ve yaptığı özellikli cerrahi işlemlerle öne çıkan hekimleri ile sağlık turizmi alanında önemli bir potansiyeli barındırmaktadır.
Sağlık kuruluşlarında sunulan hizmetlerin niteliğinin belirlenmiş standartları karşılayıp karşılamadığını saptamak üzere bağımsız bir kurum tarafından yapılan değerlendirme sürecine akreditasyon denir. Sağlık sektöründe ilk akreditasyon kurumu 1951 yılında kurulmuştur. JCI uluslararası akreditasyon hizmetleri için oluşturulmuş bir birimdir. 1994'den beri faaliyet göstermektedir. JCI akreditasyonları ile Hindistan, Singapur ve Tayland gibi pek çok ülke sağlık turizmi açısından cazip merkezler hline dönüşmüştür.
Sağlık Bakanlığı, sağlık turizmini; medikal turizm, termal sağlık turizmi- SPAWelness, yaşlı ve engelli turizmi şeklinde üç başlık altında sınıflandırmıştır. Ayrıca uluslararası hasta sınıflandırması yaparak Medikal turist, turistin sağlığı kapsamında hizmet alan hasta, sağlık alanında ikili anlaşmalı ülkelerden gelen hasta ve sosyal güvenlik kurumuyla anlaşmalı ülkelerden gelen hasta şeklinde bir ayrıma gidilmektedir.
Akrabalık ilişkileri, sosyo-kültürel benzerlikler, fiyat farklılıkları, uzun bekleme süreleri, tıbbi teknolojik yetersizlikler, uygun tedavi maliyetleri, sağlık çalışanlarının yetersizliği, kalifiye personel ve kaliteli hizmetler, sigorta kapsamında olmayan işlemler, özellikli tedavi seçeneklerine olan ihtiyaç ve turizm olanakları sağlık turizminde Türkiye'nin tercih edilme nedenlerini oluşturmaktadır.
Sağlık hizmetleri sunumu gelişmiş ülkelerde yüksek maliyetlidir. Bu nedenle gelişmiş ülkelerin sosyal güvenlik ve özel sağlık sigorta kurumları kaliteli; ancak daha düşük fiyatla sağlık hizmeti sunan ülkelerle anlaşma yaparak kendi sağlık hizmeti maliyetini düşürmeye çalışmaktadır.
Sağlık turizmi ülkelerin ekonomik refahına katkı sağlamakla birlikte ülkeler arasında bilgi paylaşaımını arttırarak, ülke içinde ve dışında stratejik ortaklık sağlamaktadır. Ülkeler arasında teknoloji ve bilgi transferi sağlayarak global pazarlama ve tıbbi ticareti de geliştirmektedir.
Kosta Rika, Tayland, Hindistan, İsrail, Malezya, Singapur, ABD, Meksika ve Brezilya gibi ülkler dünyada sağlık turizminde öne çıkan ve her yıl ülkelerine bu sayede milyarlarca dolar kazandıran ülkelerdir.Türkiye ekonomisinde de önemli bir sektör olan sağlık turizminin, sosyal ve kültürel etkilerinin yanı sıra ekonomik etkileri de gittikçe artmaktadır. Sağlık ve Turizm Bakanlıkları sağlık turizminin gelişmesi için pek çok alanda destek vermektedir.
Ülkelerin sağlık alanında gösterdiği ilerlemeleri ve kazanımları ifade eden verilere sağlık refah göstergeleri denir. Doğumda beklenen yaşam süresi, ortalama yaşam süresi, bebek ölümler, anne ölümleri, aşılama oranları gibi göstergelerdir. Küresel Sağlık Endeksi de 169 ülke için dünya ülkelerini en sağlıklı ve sağlıksız ülkeler şeklinde sıaralamaktadır.