İlaç Sektörü
Yeni bir ilaç geliştirmenin ortalama maliyeti 230 milyon dolardır. Bunun gerçekleşmesi ise en az on yıl almaktadır. Ancak uluslararası patent haklarındaki gelişmeler, ürün geliştirildikten sonra, yeni ürünü rekabetten korumaktadır. Patent hakkı, geliştirilen ürün için onay alındıktan sonra ilgili ürünü yirmi iki yıl ürünü imal etme ve satma hakkı sağlamaktadır.
ABD’nin ilaç piyasasında açık bir üstünlüğü mevcuttur. 2017 yılı sonunda büyüklüğü 1,1 trilyon dolara ulaşan dünya ilaç pazarı başlı başına bir ekonomidir. ABD, Çin, Japonya, Almanya ve Fransa dünya ilaç endüstrisinin en büyük 5 pazarı durumundadır. Türkiye ise 16’ncı sırada yer alıyor. Sektörün tartışmasız lideri yüzde 49’luk payla ABD ilaç pazarı, kendisinden sonra gelen dört büyük pazarın toplamından daha büyük bir hacim oluşturmaktadır
Kamunun ilaç endüstrisinde bulunmasındaki temel amaç, herkesin kolay ulaşabildiği ve en düşük maliyetli sağlık mal ve hizmetlerinin alınmasına çalışılmasıdır.
Hayvan ya da insan hücresi üzerinde meydana getirdiği tesir ile bir hastalığın tedavisini veya bu hastalıktan korunmayı sağlayan kimyasal preparatlara ilaç denir. İlaçlar, bireysel ve toplumsal insan yaşamı bakımından vazgeçilmez metalardır. İlaç üretilmesi ise İlaç aktif maddelerinin, yardımcı katkı maddeleri ile belirli miktarlarda karıştırılarak çeşitli ürün formlarında kullanıcıya sunulması olarak isimlendirilir.
Günümüzde 20 milyar TL’yi aşkın yıllık satış hacmi ile dünyanın 16. büyük ilaç pazarı konumunda olan Türkiye’de ilaç sektörü hızlı bir büyüme eğilimi göstermektedir. Çok sayıda yerli ve yabancı firmanın yer aldığı parçalı bir yapıya sahip olan ilaç sektörünün büyümesinde; nüfusun yaşlanması, yerli ve yabancı oyuncu sayısının artması, yeni ürünlerin pazara çıkması gibi birçok sebebin yanı sıra hastane kanalının da önemli bir payı olduğunu söylenebilir.
Türkiye’de ilaç sektöründeki her türlü denetim, düzenleme ve ruhsat verme gibi Sağlık Bakanlığı'nın uhdesindedir.
Türkiye’de dışarıdan alınan ithal ilaçlara, yurt içinde üretilen ilaçlara oranla daha düşük kâr marjı belirlenmektedir. Bunun temel gerekçesi, yerli ilaç üretimini ve gelişimini teşvik etmektir.
Türkiye’de devlet tarafından, sağlık harcamaları karşılanan kesimin toplam nüfus içerisindeki oranı yaklaşık %77’dir. Bunun dışında kalan kesim, ilaç harcamalarını, özel sağlık sigortaları aracılığıyla veya herhangi bir sigorta olmaksızın hastaların kendileri karşılamak durumundadırlar.
Son yıllarda diğer piyasalardaki birçok üretimin Çin, Hindistan gibi Uzakdoğu ülkelerine veya Doğu Avrupa ülkelerine kaymasına rağmen, ilaç piyasasında bu olmamıştır. Bunun temel nedeni, ilaç üretiminin yoğun teknik bilgi, uzmanlık ve yenilik gerektirmesidir.
Dünyadaki ilaç pazarının yaklaşık %95’i uluslararası bazda faaliyet gösteren firmaların kontrolündedir. Bunun %50'si de Amerika Birleşik Devletleri'nin kontrolündedir.
Türkiye’de ilaç sektöründe yaklaşık 34.000 kişi istihdam edilmektedir. Sektörde toplam 320 firma faaliyet göstermektedir. Bunların 40’ı çok uluslu firma ve 280’i ise yerli firmalardan oluşmaktadır.
ABD’nin ilaç piyasasında açık bir üstünlüğü mevcuttur. 2017 yılı sonunda büyüklüğü 1,1 trilyon dolara ulaşan dünya ilaç pazarı başlı başına bir ekonomidir. ABD, Çin, Japonya, Almanya ve Fransa dünya ilaç endüstrisinin en büyük 5 pazarı durumundadır. Türkiye ise 16’ncı sırada yer alıyor. Sektörün tartışmasız lideri yüzde 49’luk payla ABD ilaç pazarı, kendisinden sonra gelen dört büyük pazarın toplamından daha büyük bir hacim oluşturmaktadır.
Dünya ilaç sektöründe son yıllarda yaşanan ana eğilim, şirket birleşmeleri ve devralmalardır. Üretim ve dağıtım alanlarında verimliliklerini arttırmak isteyen şirketler birleşme yolunu tercih etmekte, böylece bir anlamda karteller oluşmaktadır. Bu durum ilaçların fiyatlarının düşmesini önleyici ana unsur olarak görülebilir.
Küresel ilaç sektörünün Ar-Ge yatırımları 2015 yılına kadar toplamda 1,1 trilyon doların üzerine çıkmıştır. 2015-2020 arasında ise bu harcamaların 900 milyar dolar düzeyinde olacağı tahmin edilmektedir. Bu sonuç, sektörde inovasyon arayış hızının görülmemiş bir düzeye yükseldiğini teyit etmektedir. Tüm dünyada Ar-Ge ilaç sektöründeki en kritik konudur.