Sağlık Ekibi Üyesi Olarak Fizyoterapist
Tıbbın amacı, yapıyı veya işlevi restore etmek ve biyolojik yaşamı korumaktır. Rehabilitasyon tıbbının amacı ise, yapı, işlev ve (biyolojik) yaşamın geri kazanılmasının önemi dikkate alınarak engellilerin önlenmesi veya azaltılmasıdır. Engelli olma, bir birey için yaş, cinsiyet ve sosyal ve kültürel faktörlere bağlı normal olan rolün yerine getirilmesini sınırlayan veya engelleyen bir bozukluk veya özürlülükten kaynaklanan bir dezavantaj olarak tanımlanır. Fizyoterapistler, tedavi ve rehabilitasyon ekibinin üyeleri olarak, engelliliğin ilerlemesini önleyerek ve hastalıktan kaynaklanan bozukluklarla hastanın baş etmesine yardımcı olarak sağlık hizmetlerinin kalitesini ve hastaların yaşam kalitesini artırmaya çalışırlar.
Rehabilitasyon, birçok paydaşın başarılı ve verimli etkileşimini içerir. Hasta ve aile, hekim, hemşireler, psikologlar, terapistler, sosyal hizmet uzmanları ve vaka yöneticileri, diyetisyenler, din adamları, sağlık sigortası sistemleri ve hatta bazen avukatlar ve işverenler, sürdürülebilir bir sonuca ulaşma amacıyla hasta için mümkün olan en yüksek üretkenliğe geri dönüş için uğraşırlar. Çağdaş rehabilitasyon felsefesinin merkezinde, iyi işleyen disiplinler arası ekipler yer alır ve hizmet entegrasyonu başarılı sonuçlar için kritik öneme sahiptir. Günümüzde tedavi ekibinin tüm üyelerinin yanı sıra hasta ve aileyi kapsayan disiplinler arası çalışma modeli bakım koordinasyon süreci için altın standart hâline gelmiştir. Sonuç olarak disiplinler arası takım, hasta yeteneklerinin restorasyonuna odaklanan yeni bir anlayışla, fizik tedavi ve rehabilitasyon alanının temel taşını oluşturmuştur. Sağlık ve rehabilitasyon ekibinin temel bir elemanı da fizyoterapistlerdir.
Fizyoterapistler; fizyoterapi tanılamasını yapan, planlayan, uygulayan ve izleyen, mesleki otonomisi olan, kendi eylemlerinden sorumlu özerk sağlık profesyonelleridir. Fizyoterapistler, fiziksel, psikolojik, duygusal ve sosyal faktörleri kapsayan kanıta dayalı yaklaşımlar kullanarak, bireyin yaşam boyunca topluma katılımını, sağlığın korunmasını ve yeniden kazandırılmasını, hareket yeteneğini, fiziksel aktivitesini ve fonksiyonel yeteneklerini iyileştirirler. Fizyoterapistler kanıt temelli yaklaşımları kullanır, uygulama alanları ve profesyonel davranış kuralları içinde uygulama yaparlar. Fizyoterapistler ulusal olarak tanınan bir eğitim programını tamamlar. Sağlık ve rehabilitasyon ekibinin temel üyesi olup sağlığı geliştirmenin yanı sıra risk altındaki bireylerde bozuklukları, fonksiyonel kısıtlanmaları ve engelliliği önlemek, hareket, maksimum fonksiyon ve iyileşme için gerekli olan vücut sistemlerinin bütünlüğünü geri kazanmak, iş göremezliğin en aza indirilmek ve yaşam kalitesini artırmaktır. Hastanelerin çeşitli bölümlerinde, rehabilitasyon merkezlerinde, yaşam ve spor merkezlerinde, okullarda, spor klüpleri gibi bir çok alanda görev yaparlar. Başlıca fizyoterapi müdahaleleri motor beceriler, egzersiz terapisi, eklem mobilizasyonu ve manipülasyonu, masaj, hidroterapi, gevşeme ve ısı, elektrik stimülasyonu ve ultrason gibi elektrofizik ajanların kullanımını içerir. Fizyoterapi müdahaleleri invaziv ve ilaç tedavileri ile ilişkili değildir.
Fizyoterapist ünvanını alabilmek için 4 yıllık lisans eğitimini tamamlamak gerekir. Türkiye’de 55 yıllık geçmişine rağmen meslek tanımları 2011 yılında yapılmıştır. Kuruluşundan bu yana fizyoterapistler mesleki ve bilimsel yönden bir çok gelişme göstermiştir. Lisans üstü eğitimler ile özelleşme alanlarını oluşturmuşlardır. En çok hizmet ürettikleri özelleşme alanları; genel fizyoterapinin yanı sıra kardiyopulmoner rehabilitasyon, spor fizyoterapistliği, protez ortez, nörolojik ve ortopedik rehabilitasyon alanlarında olmuştur. Rehabilitasyonun birçok alanının Türkiye’de oluşmasına öncülük eden fizyoterapistlerin meslek tanımlamalarının hâlen uluslararası standartlara ulaşmış olması hâlen zayıf yönlerini oluşturmaktadır.