Risk Nedir?

Doğduğumuz günden itibaren yaşamımızın bir parçası olarak karşı karşıya kaldığımız her bir olay ve yaptığımız her bir faaliyette az ya da çok risk bulunmaktadır. Literatüre bakıldığında, risk kelimesinin nereden geldiği ve orijini ile ilgili farklı görüşler bulunmaktadır. Bazı kaynaklarda, Çin orijinli bir kelime olduğu ve diğer dillere de Çinceden geçtiği ifade edilmektedir. Çincede “risk” kelimesi, “tehlike” ve “fırsat” kelimelerinin bileşkesidir. Bu unsurların birincisi “gelecekte oluşma ihtimali” bir diğeri ise “fırsat ve tehdit” tir. Diğer terminolojilerin tümünde “risk” denilince tehdit’ in anlaşıldığı ifade edilmektedir. Çin’de ise “risk”, faaliyetlerimiz esnasında meydana gelebilecek olan ve amaçlarımızı engelleyebilecek tehditler/olumsuzluklar veya amaçlara ulaşmayı kolaylaştırabilecek fırsatlar olarak tanımlanmaktadır. Diğer bazı kaynaklarda risk kelimesinin kökünün Arapça “rızık - rısq” kelimesinden geldiği düşünülmektedir. Arapça “rızık - rısq”, Allah tarafından kişiye verilen ve üzerinden kâr sağlanan şey olarak tanımlanmakta, rastlantısal ve olumlu sonuçlarla anlamlandırılmaktadır. Arapça “rızık - rısq” kelimesi Yunancada on ikinci yüzyılda kullanılmaya başlanmış, genel olarak elde edilen sonuçlar ve şans ile ilişkilendirilmiştir. Başka kaynaklarda ise Latince “riscum” kelimesinden geldiği düşünülmektedir. Latince “riscum” kelimesi, orijinalinde denizcileri engelleyen mercan kayalıkları olarak adlandırılsa da diğer anlamı tesadüfi fakat engellenemeyen olaydır. Belirsizlik, riskin temel bir bileşenidir. Risk değerlemenin amacı ise belirsizliği tanımlamaktır. Literatürde farklı risk tanımları farklı alanlar için yapılmıştır. Genelleme yapılacak olursa her riskin özünde belirsizlik bulunmaktadır. Belirsizlik, bir olayın farklı alternatif sonuçlarının olabileceği ve bu sonuçların olasılıklarına yönelik bilginin bulunmaması durumunu tanımlamaktadır. Risk, bir olayın muhtemel sonuçlarının gerçekleşme olasılıklarının bilindiği durumlar olarak ifade edilmektedir. Risk, kişi tarafından ilk belirlendiğinde bir önem seviyesinde algılanır. Ancak zamanla önem seviyesinde bir düşüş gözlenir. Bu olaya kanıksama denilir. Konu ile ilgili ciddi bir kaza yaşanması sonrası risk algılama seviyesi aniden yükselir. Zaman geçtikçe risk algılama seviyesinde tekrar azalma gözlenir. Tehlike ile risk arasında sebep sonuç ilişkisi vardır. Tehlike sebep risk ise sonuçtur. Tehlike kaynağından tehlikeler ortaya çıkmakta, tehlikeler riski doğurmakta ve sonuçta ise hasar meydana gelmektedir. İşletmelerde risk değerlendirmesi yapamamanın pek çok sebepleri işverence öne sürülebilir. Bunlar ise yaşadığımız günlük tehlike ve riskleri ortadan kaldırmamaktadır. Risk değerlendirme sürecine başlamadan önce işin yapılış sırasını veren süreç iş akış şemasının oluşturulması gerekmektedir. Tehlike ve riskleri de iş akışlarına bağlı olarak tespit edebiliriz. Tehlike ve risklerin oluşturulması, iki şekilde tespit edilebilir. Birincisi, iş akışındaki her bir faaliyeti adım adım sorgulayarak ikincisi ise iş akışını oluşturduktan sonra genel olarak işin yapılış amacını etkileyecek tüm unsurları ortaya koyarak. Her bir faaliyetin olumsuzu düşünüldüğünde bir risk karşımıza çıkmaktadır. Oluşturulan iş süreç şemalarında tanımlı faaliyetler dikkate alınır. Yapılan faaliyetlerde risklerin etki ve ihtimalinin azaltılması için kontroller, organizasyonun hedeflerine ulaşmasını etkileyebilecek riskleri bertaraf edebilmek veya kabul edilebilir düzeyde tutmak için belirlenen ve uygulamaya konulan politika ve prosedürlerdir. Yönlendirici, önleyici, tespit edici, düzeltici olmak üzere 4 kontrol şekli vardır.