Palyatif Bakım ve Rekreasyon Uygulamaları
Bilim ve teknolojideki hızlı gelişmelere paralel olarak Dünyada ve ülkemizde yaşam kalitesine ve süresine verilen önem artmış, yaşam süresini uzatma yolundaki çalışmalar hız kazanmış beklenen yaşam süresi uzamış ve buna bağlı olarak bakım maliyeti de orantısız bir şekilde artış göstermiştir.
Kronik hastalıklar ve kanser gibi özel bakım gerektiren hastalıkların görülme sıklığındaki artış ile beraber son dönemdeki hastalarda palyatif bakım ihtiyacını gündeme getirmiştir.
Palyatif bakım, hayatı tehdit eden hastalıklarla karşılaşan hasta ve yakınlarının sıkıntılarını önlemeye ve azaltmaya odaklanan ve mümkün olan en iyi yaşam kalitesini destekleyen hastalığın tüm evrelerinde sıkıntıyı rahatlamayı amaçlayan multidisipliner bir uzmanlık alanıdır.
Palyatif bakım ile yaşamının son döneminde olan hastalar, hastalıklarına bağlı veya bu süreçte gelişen belirtileri; ilaçlarla ve alternatif yöntemler aracılığıyla azaltmak veya ortadan kaldırmak hedeflenmektedir.
Dünya da ilk palyatif bakım birimi Fransa’ da 1942 yılında oluşturulmuştur.
Her yıl %78’inin düşük ve orta gelir seviyesine sahip olan ülkelerde olmak üzere yaklaşık 40 milyon insanın palyatif bakıma ihtiyacı vardır. Ancak palyatif bakıma ihtiyacı olan bireylerin sadece %14’ü bu hizmeti almaktadır.
Türkiye’de palyatif bakım kavramının son yıllarda gözle görülür şekilde artmasının temel nedeni “Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Daire Başkanlığı” tarfından yürütülen” Pallia-Türk” projesi olmuştur.
Ülkemizin var olan şartları dikkate alınarak palyatif bakım hizmetleri seviye 1, seviye 2 ve seviye 3 olmak üzere 3 hizmet seviyesine ayrılmıştır.
Ülkemizde palyatif bakım modelleri; hastane temelli, ev temelli ve toplum temelli olmak üzere 3 başlık altında toplanmıştır.
Palyatif bakım disiplini yeni gelişen bir alan olmasına rağmen sağlık bakım sistemleri içinde birçok alana kendini entegre etmiştir.
Palyatif bakım disiplininin entegre olduğu bir diğer alan ise rekreasyon bölümüdür.
Latince “recreation” kelimesinden köken alan ve yenilenme-yeniden yapılanma anlamlarına gelen rekreasyon kelimesinin dilimizdeki karşılığı boş zamanları değerlendirme olarak ifade edilmektedir.
Kişilerin iş dışında kalan zamanlarında içinde bulunmayı istedikleri fiziksel, bilişsel, duygusal ve sosyal faaliyetler içeren faydalı etkinliklerdir.
Rekreasyonel etkinlikler, dört temel kategori ile sınıflandırılabilir.
Bu kategoriler; fiziksel rekreasyon etkinlikleri, sosyal rekreasyon etkinlikleri, düşünceye dayalı(mental) rekreasyon etkinlikleri ve çevreye dayalı rekreasyon etkinlileri şeklindedir.
Amerika Birleşik Devletleri’nin İkinci Dünya Savaşı’nda oluşan travmatik vakalar ve ciddi yaralanmalara maruz kalan bireyleri tekrar topluma ve iş hayatına kazandırmak üzere tedavi usullerini geliştirmesi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıkla ilgili yaklaşımı Terapötik Rekreasyonun temellerini oluşturmuştur.
Terapötik rekreasyon; ileri yaşa sahip insanların, engelli bireyler ve hastaların yaşam kalitelerini arttırarak, eğlenmek, sağlıkla ilgili fonksiyon ve yeteneklerini üst düzeye çıkararak, daha bağımsız bir hayat sağlamak amacıyla tedaviye yardımcı eğitim-eğlence-oyun programlarının kullanılmasıdır.
Teröpatik rekreasyon, özel gruplar (hasta, yaşlı ve engelliler) için özel olarak tasarlanmış rekreasyonel aktiviteler yoluyla onların eğlenerek, oynayarak, yarışarak ve mutluluk yaşayarak genel vücut gelişimlerine katkıda bulunur.
Terapötik rekreasyon uygulamaları bütün bireyler içindir; ancak bireylerin yeterliklerine göre bu aktivitelerin içeriği değişebilir. Her insanın bireysel gereksinimleri vardır ve birbirinden farklıdır. İnsanlar bu gereksinimleri karşılarken rekreaktif faaliyetlerden yararlanır.
Terapötik rekreasyon uygulamalarının sağlık dışında sosyal, fiziksel, bilişsel, psikolojik faydaları da bulunur.
Rekreasyon, palyatif bakım hastalarının fiziksel ve ruhsal tedavisinde terapik bir yöntem olarak kullanılır.