Çevre Yönetimi

Çevre çok yönlü doğasıyla ve kavram genişliği ile tek yönlü olarak ele alınamamaktadır. Bu durum tanımsal olarak ta karşımıza çıkmaktadır. Kapsam genişliğini anlamak için çevreyle ilgili farklı tanımlara bir göz atalım. Başka bir tanımda; Çevre, yaşayan tüm canlıların yaşamlarını sürdürebilmek için etkileşim içinde bulundukları ortak yaşam alanlarıdır. Kapsamlı bir tanımda kavram ilişkisel anlamda ele alınmış, çevreleyen ve çevrelenen olmak üzeri iki unsurdan bahsedilmiştir. Aslında terim ekoloji ile ilişkili olduğundan “çevrelenen” canlı organizma olarak görülmüş “çevreleyen” ise organizmanın büyüyüp geliştiği faaliyet gösterdiği ortam olarak nitelendirilmektedir. Doğal ve yapay kaynaklardan ve bunların etkileşimlerinden oluşan çevre aslına bakılırsa doğal ve yapay çevre olarak sınıflandırılabilir. Yapay çevrenin büyümesi, doğal çevrenin daralması anlamına da geçmektedir. Yapay çevrenin gümümüz şartlarında büyümesi kaçınılmaz görülmektedir. En basit ifade ile doğal çevre insanoğlu tarafından oluşumunda herhangi bir katkı bulunmayan, insan oğlunun hazır bir şekilde bulduğu çevredir. Yapay çevre, insanoğlunun içerisinde bulunduğu, ihtiyaçları ve gereksinimleri doğrultusunda yapmış oldukları doğal nitelik taşıyan ve taşımayan her türlü çevresel yapıdan meydana gelmektedir. İnsan ve çevre arasındaki ilişkinin yönetilmesi olarak da ifade edilebilen bu kavram bazı sistematik uygulamalar yoluyla faaliyet göstermektedir. Çevresel sorunların giderek artası ve toplumsal ve bireysel hayat üzerindeki olumsuz etkileri, insanda zorunlu bir çevresel bilinç oluşturmuştur.

Günümüz dünyasında artan nüfus yoğunluğu ve insanın yaşayabilmesi için doğal kaynakların gerekliliği, çevre ve doğal dengenin insan nesli için önemini gözler önüne sermektedir. Bu durum çevrenin sürdürülebilirliğini insanın yaşayabilmesini için elzem kılmıştır. Çevre eğitimi bireylerde çevre bilincinin oluşabilmesi adına günümüzde canlı hayatını olumsuz etkileyen çevresel problemlere yönelik çözümler üretebilme, insan müdahalesinden ileri gelen sorunlardan haberdar olabilme ve farkındalık kazanabilme, doğanın korunarak geliştirilmesi adına bireylerin aktif olarak katılmış oldukları eğitim programlarıdır. Verimlilik, genel bir tanım olarak ez az girdi ile en çok çıktının elde edilmesi olarak tanımlanabilir. Tanım daha çok iktisadi ifadeleri barındırdığından bu disiplinler tarafından sıklıkla kullanılır. Bu kavram çevre bakımımdan ele alınacak olursa; sınırlı olan doğal kaynakların ve doğanın kendisinin, akılcı ve tutumlu kullanılarak, üretmek ve tüketmektir.

Çevresel verimliliğin artırılması bireysel ve örgütsel anlamda çevreci bir yaklaşımla mümkündür. Bireysel ve örgütsel üretim ve tüketim faaliyetlerini de içeren tüm etkinlikler çevreci bir yaklaşımla çevre sorunlarının önlenmesi ve çözülmesi sürecinde etkin bir çevre yönetimi açısından çok önemlidir. Öte yandan, doğal kaynakların kullanımı ve atık yönetimi çevresel verimliliği etkileyen en önemli unsurlardır. Farklı anlamlarda kullanılan kaynak terimi coğrafi açıdan, üretim ve tüketimi destekleyen, üretim için alt yapı ve hammadde oluşturan insan ve insan dışındaki varlıkların tümünü olarak ifade edilebilir. Tükenmeyen kaynaklar, kullanımı sonrası kendini yenileme özelliği olan ya da medde döngüleri sayesinde kendini yenileyen daimî kaynaklar olarak ifade edilebilir.