Toplum ve Boş Zaman

Bireylerin rekreatif faaliyetlere katılım düzeylerinin artması için, çalışma dışı yeterli bir zaman dilimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun yanı sıra boş zaman dağılımının toplumun tüm kesimleri için yeterli bir düzeyde olması gerektiği önem arz etmektedir. Bireylerin dinlenmesi için bir saatlik boş zamanlar yeterli değildir. Bu dinlenmenin sağlanabilmesi için tam bir gün ya da hafta sonu sahip olunan boş zamanlar verimli bir dinlenme sağlamada daha yeterli görünüyor. Fransa 40 saatlik çalışma saatlerine sahiptir, bunun yanı sıra izin günleri bakımından da yeterli düzeyde dinlenme olanağı veren ülkelerden biridir.

Boş zaman kavramı sanayileşme dönemleri ile birlikte ihtiyacı hissedilmiş ve kendine yer edinmeye başlamıştır. Sanayileşme ile birlikte toplumsal yapıda köklü değişiklikler olmuş ve doğal olarak çalışma hayatında olduğu kadar, çalışma dışı yaşamda da radikal değişiklikler gerçekleşmiştir. Yeniden şekillenen çalışma koşulları ve üretime devam edilebilmesi için çalışma dışı zamanların gereksinim hâline gelmesi, çalışanın üretim için kaybettiği enerjisini, iş dışı faaliyetlere dâhil olma suretiyle tekrar elde etmesine katkı sunmuştur.

Modern dönem öncesi boş zaman ve çalışma zamanı birbirlerinden somut bir şekilde ayrılan kavramlar değildiler. İnsanlar, eğlenme ve dinlenme için kendilerine özellikle ayırdıkları zaman aralıklarına sahip değildiler. Bu yüzden iş hayatı ile kişilerin kendilerini hem fiziksel hem de ruhsal yönden toparlayabildikleri eğlenme ve dinlenme zamanı arasında belirgin çizgiler yoktu. “Boş zaman” ifadesi, genel olarak kullanımından farklı bir anlam içermektedir. “Boş” teriminin yararsız, gereksiz olarak negatif yönlü bir anlam içermesi, bu kavramı kullanım amacından uzaklaştırmaktadır. Olumsuz yönde kullanımından ötürü boş zaman kavramı sosyolojik analizler için tekrar tanımlanmasını zorunlu hâle getirmektedir. Boş zaman, gereksiz, faydasız ve gözden çıkarılabilir bir süreç değil; tam tersine bireylere yeniden toparlanma şansı tanıdığı için önem arz eden, bireylerin kendilerini gerçekleştirebilmeleri açısından değerli bir alandır. Sosyoloji, genel olarak; bireylerin müşterek yaşam olaylarından ortaya çıkan sonuçları ele alan, bu sonuçlar neticesinde ortak bağıntıları bilimsel yöntemlerle araştırıp ortaya koymayı amaçlayan bilim dalıdır. Çalışma dışı zamanlar toparlanma aracıdır. Diğer bir deyişle sosyoloji, toplum ve toplumla ilgili konularla ilgilenir, toplumsal niteliği olan olayların neredeyse tamamı sosyolojinin inceleme alanıdır. Bu açıdan, endüstrileşme ile birlikte daha fazla ortaya çıkan boş zaman olgusu, sosyoloji biliminin incelediği diğer toplumsal konulardan biri olmuştur. Çalışma ve boş zaman konusu ile alakalı fikirler, Endüstri Devrimi'nin ortaya çıkışında önemli etkenleri oluşturmuştur. Boş zamanın yitik, atıl bir zaman; çalışma zamanının ise daha değerli ve üstün bir faaliyet olduğu ileri sürülmüştür. Weber, çalışma zamanını; büyük menfaatler elde etmek için çalışmanın gerekli olduğu, boş zamanı ise yararsız zaman dilimi olarak görmüş, iş ve çalışma zamanını bireyler için gerçek rekreasyon faaliyetleri olarak değerlendirmiştir. Sanayi Devrimi ile birlikte soylu ve aristokrat sınıf, yerini çalışan ve çalışma düzeyini elde ettiği kâr ile değerlendiren burjuvaziye bırakmıştır. Modern zamanlarda ise sanayi ve teknolojik ilerlemeler, bireylerin refah seviyesindeki artış ve makineleşme, bireylerin çalışmaya karşı bir tavır takınmalarına, boş zamana karşı ilginin artmasına sebep olmuştur. Gelir seviyesi ve makineleşme neticesinde meydana daha az süreli çalışma zamanı, iş görene daha fazla dinlenme, rekreatif faaliyetlere daha fazla katılma ve saha uzun süreli ve daha sık seyahat edebilmelerine olanak tanımıştır. Bu süreçler doğrultusunda birçok Avrupa ülkesi Sanayi Devrimi sonrası çalışma sürelerini tekrar gözden geçirmiş ve kısaltma eğilimine gitmişlerdir.