Rekabet Üstünlüğü Sağlamaya Yönelik Stratejiler

Rekabet

Geçtiğimiz yüzyılda sanayi ve teknolojideki önemli atılımlar sayesinde çoğu iş alanında insanların yerini makineler almıştır. İnsanlar eskisinden daha fazla boş zamana sahip olduğu için tüketim de hızla artmıştır. Tüketime bağlı olarak fabrika ve üretici sayısının da artmasıyla birlikte işletmeler arasında rekabet ortaya çıkmıştır.

İşletmelerin rekabet etmesi tüketicinin lehine olan bir durumdur. Bu şekilde tüketicinin ürün ve hizmetleri daha düşük maliyetle satın alabilme imkânı doğmaktadır. Rekabet ortamında diğer işletmelerin faaliyetlerine ayak uyduramayan ve piyasa gücü açısından ortalamanın altında kalan işletmeler sektörel faaliyetlerine son vermek zorunda kalmaktadır.

Rekabet üstünlüğü kavramı, işletmelerin faaliyet gösterdiği sektörde tüketicilere daha iyi ürün ve hizmet sunma yarışını kazanabilmek amacıyla, gerekli bileşenlere sahip olma şeklinde tanımlanabilir. Bu durumda gerekli bileşenler, iktisadi kuruluşu rakiplerinden daha üstün kılan etmenlerdir. Bu etmenler duruma göre değişmekle birlikte ürün / hizmet maliyeti, fiyat, kalite ve tasarım üstünlüğü gibi özellikler olabilir. Sektörde rekabet üstünlüğü olan bir işletme, uzun bir koşuda terlik giyen rakiplerine karşı modern bir spor ayakkabıyla koşan atlete benzetilebilir.

Başka bir tanıma göre, bir ürün veya hizmetin sürdürülebilir rekabet üstünlüğü, üretilen ürün / hizmetin rakipler tarafından taklit edilebilirlik derecesiyle ters orantılıdır. Yani ürün / hizmet taklit edilebilir düzeydeyse, sürdürülebilir rekabet üstünlüğü olmayacaktır.

Strateji kavramı askeri dilde daha fazla kullanılmakla birlikte, hedefe ulaşmada kullanılan yol olarak tanımlanmaktadır. Strateji sözcüğü işletmeyle ilgili araştırmalarda ilk olarak 20. Yüzyılda kullanılmıştır. İkinci Dünya savaşından önce askeri stratejiler geliştiren insanlar, ekonomi ve siyasetin önem kazanmasıyla bu kavramı ekonomi alanında da kullanmaya başlamıştır. 20. Yüzyılın sonlarında ise strateji, yönetim ve rekabet kavramları birlikte kullanılmaya başlamıştır.

Stratejik yönetim anlayışıyla birlikte kamuda uzun vadeli stratejiler geliştirilerek bir vizyon ortaya çıkarılması amaçlanmaktadır. Stratejik planların en verimli uygulama yöntemi ve hedeflere ulaşmak için gerçekleştirilmesi gerekenler stratejik yönetim kapsamında ele alınmıştır. Günümüzde sıkça duyduğumuz vizyon, misyon, bütçe, taktik, politika ve performans değerlendirmesi stratejik yönetimi oluşturan temel kavramlardır.

Maliyet liderliği stratejisi, rekreasyon endüstrisinde en çok tercih edilen yöntemlerin başında gelmektedir. Maliyet liderliği stratejisi işletmelerin maliyetlerini azaltmaya yönelik faaliyetlerin tüm bileşenlerini kullanarak düşük fiyatlar ile rakipleri karşısında ortalamanın üzerinde getiri elde etmesi ve rekabet gücü kazanmasıdır. Bu sebeple maliyet liderliği stratejisi uygulayan işletmelerde sıkı politikalar uygulanması gerekebilir.

Farklılaşma stratejisinin hedefi, işletmenin piyasaya sürdüğü mal veya hizmeti muadillerinden daha değişik hâle getirerek, endüstride kendisini diğer rakiplerinden ayrıştıran bir konuma gelmektir. İşletmeler bu strateji aracılığıyla tüketicilerin talep ve beklentilerini piyasadaki mevcut rakiplerden farklı bir formatta karşılamaktadır. Böylece işletme sahibi tüketiciden, ürün veya hizmet bedeli için daha fazla fiyat uygulayarak ortalamanın üzerinde kâr etme şansına sahip olur.

Odaklanma stratejisinin, maliyet liderliği ve farklılaşma stratejisinde olduğu üzere, sektörün tamamına ürün ve hizmet sunmak gibi bir amacı yoktur. Bu yöntemin, belirli bir zümre veya coğrafi kesime ve spesifik özellikleri olan tüketici grubuna ürün ve hizmet satarken kullanılması daha doğru olabilir.

Aslında, odaklanma stratejisiyle diğer iki strateji türü birleştirilerek uygulanabilir. İşletme, hem kendine has özellikleri olan bir tüketici grubunun gereksinimlerini en iyi şekilde karşılayarak farklılaşma stratejisini, hem de dar tüketici grubuna hizmet verdiğinden ürün ve hizmetlerin üretim aşaması otomatize olacağı için maliyetlerini düşürmeyi başarabilir.

Benchmarking stratejisi sayesinde işletmeler rakiplerine karşı rekabet avantajı sağlamanın yanında, piyasayı sürdürülebilir bir şekilde domine etme ve tüketici memnuniyeti sağlamaktadır. Bu stratejinin ana hedefi, piyasada en iyi olabilmek ve sektördeki pazar payını arttırabilmek için ürün ve hizmet ortaya koyduktan sonra satış ve pazarlama süreçlerini piyasayla kıyaslamaktır. Bu kıyaslama sonucunda işletmeler ayakları yere basan hedefler ortaya koyabilmektedir.

Son yüzyılda bireylerin daha sedanter bir yaşam sürmesi sebebiyle fiziksel aktivite ve egzersiz önem kazanmış, insanlar sağlıklı yaşam için spor etkinliklerini tercih etmeye başlamıştır. Aktif olarak yapılan fiziksel aktivite ve egzersizin dışında, insanlar izleyici olarak katıldıkları spor müsabakalarından da son derece fazla keyif almaktadır. Bu sebeple spor endüstrisi büyük bir hızla gelişmiş ve önemli bir tüketim aracı olmuştur.

Fiziksel aktivite ve sporla ilgili mal ve hizmetlerinin müşteri / taraftarlara sunulmasıyla birlikte spora has işletme stratejilerinin geliştirilmesi gitgide daha önemli bir hal almaktadır. Bireylere rekreatif ürün ve hizmet sağlayan işletmelerin ve profesyonel spor organizasyonlarının daha fazla ekonomik kazanç elde etmek için çaba sarfetmesi, sektörel rekabet içinde pazarlama stratejilerini ön plana çıkaran bir oluşum başlamıştır.