Krize Müdahale ve Psikiyatrik Sosyal Hizmet

Kriz Kavramı

Kriz, bir durum veya olayın kişinin mevcut kaynak ve baş etme mekanizmalarını aşan dayanılması güç bir zorluk olarak algılanması veya tecrübe edilmesidir.

Kriz Müdahalesinin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Temelleri

Formal kriz kuramları psikiyatri, psikoloji ve sosyoloji alanlarında gelişmiştir ve kuramsal olarak kriz müdahalesi psikodinamik perspektifin ego psikolojisi elementlerini kullanmaktadır. Bu bağlamda, psikoanalitik kuramın tarihsel olarak kriz kuramı üzerinde etkileri olduğunu söylemek mümkündür.

Psikiyatrist Eric Lindemann ve Gerald Caplan bugünkü bilinen şekliyle kriz müdahalesinin en iyi bilinen kurucularıdır.

Kriz Türleri ve Krizin Aşamaları

Kriz kuramını geniş ve kapsamlı bir şekilde ele alan Baldwin, kriz ve krize karşı mücadeleyi altı bölümde incelemiştir:

Durumsal krizler: Aileye ait bir sorun söz konusudur. Müdahale duygusal seviyeden sosyale kayar.

Yaşamsal Krizler: Emeklilik, evlilik ve çocuk sahibi olma gibi değişimlerden kaynaklanır. Müdahale destekleyici ve yeni duruma uyum konusuna rehberlik şeklindedir.

Travmatik yaşam deneyimlerinden kaynaklanan krizler: Kontrol edilemeyen ve duygusal olarak üstesinden gelinemeyen, ani ve acı veren olaylardır.

Gelişimsel krizler: Bağımlılık, değer çatışmaları, cinsel kimlik bocalamaları, otorite ile sorunlar gelişimsel krizler arasında sayılabilir. Uzun dönemli tedaviyi gerektirir.

Bir psikopatolojinin sonucu olan krizler: Şiddetli nevrozlar, kişilik bozuklukları, sınır kişilik (borderline) sonucu oluşan krizler bu krizlere örnektir. Müdahalede gerginlik yatıştırılır. Sorunla mümkün en iyi çözüm yolları üzerinde durulur. Birey için uzun tedavi program hazırlanır.

Psikiyatrik aciller: Krize yol açan durumun tanımı hızla yapılır, gerekli müdahale ve tedavi planlanır. Psikozlar, organik beyin sendromları burada yer alır.

Kriz Müdahalesinin Kapsamı ve Kriz Müdahalesi Modelleri

Kriz müdahalesi, müracaatçı sistemlerini eski işlevselliklerinin tekrar kazandırılmasına yaptığı çabuk, aktif ve yönlendirici vurgusuyla temel bir yaklaşımdır. Kriz müdahalesinde gelişen olaylara verilen duygusal yanıtlar ve bunlar üzerinde rasyonel olarak nasıl denetim sağlandığı üzerinde odaklanmaktadır ve kişilerin yaşamlarında karşılaştıkları sorunlar ile baş etme kapasitelerinin iyileştirilmesi denenmektedir.

Turan, kriz tedavisi yaklaşımında kullanılan dört değişik modelden bahsetmektedir. Bunlardan bazıları kişi, bazıları ise aile sistemi ve sosyal çevre üzerine odaklanmaktadır.

Birey odaklı tedavi modeli: Amacı kişi üzerinde psikolojik baskı yapan faktörleri hafifletmek ve kişinin bastırmaya çalıştığı duyguları anlatarak rahatlamasını sağlamak

Kısa süreli tedavi modeli: Bu model kişinin geçmişteki olumsuz deneyimleriyle ilgili, bastırmış olduğu bir üzüntü ya da psikolojik sarsıntının yeni bir baskı sonucu harekete geçmesi halinde kişiyi bu duyguları hakkında bilinçlendirerek yeni sorun çözme yollarını bulmasına yardım etmek şeklinde uygulanır.

Baskı odaklı tedavi modeli: Yakın sevgi objesini kaybetme durumunda öfke, korku, suçluluk gibi duyguların kontrol edilebilmesi için kişiye yeni rol ve beceriler kazandırılması amacıyla rol yapma tekniği kullanılarak uygulanır.

Sistem odaklı model: Bu modelde sosyal çevrenin sorunun oluşması ve giderilmesinde etkili olduğu kabul edilir ve sosyal çevreye yapay aile adı verilir. Bireyin bunalımdan kurtulmasında aile ilişkilerindeki yapıcılık ve istikrar öğeleri ön planda tutulur.

Leitner (1974) ve Belkin (1984) tarafından ise üç farklı temel kriz müdahalesi modeli tanımlamıştır. Bunlar:

  • Denge modeli: Önceden sahip olunan denge durumunun tekrar kazanılması
  • Bilişsel model: İnsanların kriz olayları veya durumları ile ilgili farkındalıkları ve bakış açılarının değiştirilmesine yardım edilmesi
  • Psikososyal geçiş modeli: Daha bütüncül ve biyopsikososyal bir yaklaşım sunar. Krizler iç ve dış kaynaklı olabilir.

ABC Modeli ise Kristi Kanel (1999) tarafından ortaya konulmuştur. Bu model hem durumsal hem gelişimsel kriz durumlarına uygulanabilir. Buna göre önemli olan nokta müracaatçının krize yönelik algılayışıdır. Odak noktası bundan dolayı müracaatçının stres yaratan duruma yönelik algısını değiştirmek ve üzüntü kaynağı duyguların hafifletilmesi ve etkili bir baş etmenin yerleştirilmesi sağlanır. Bu modelin formülasyonu aşağıdaki şekildedir.

Kriz müdahalesi sürecinin anlaşılması formülü

Öncül olay > algı > öznel sıkıntı > işlevselliğin azalması

İşlevselliğin arttırılması formülü

Algının değiştirilmesi > öznel sıkıntının azaltılması > işlevsellik ve baş etmede artış

Kriz Müdahalesinin Aşamaları

Roberts (1991) kriz çalışması boyunca izlenecek aşamaları tanımlamaktadır. Bunlar;

  • Riskin ve müracaatçı ile diğerlerinin güvenliğinin değerlendirilmesi,
  • Müracaatçı ile uyum ve uygun iletişimin kurulması,
  • Temel problemlerin tanımlanması,
  • Duyguları ele alma ve destek sağlama,
  • Olası alternatiflerin ortaya çıkarılması,
  • Bir eylem planının formüle edilmesi,
  • Devam desteğinin sunulması.