Sosyal Davranış Kuralları
Sosyal Davranış Kuralları ve Normlar
Normlar, belirli bir grubun üyeleri için doğru davranışın ne olduğu hakkında fikirler, kurallar ve beklentilerdir.
Latince norma (marangoz gönyesi) sözcüğünden alınan norm, ölçü ya da kurallar anlamında kullanılmaktadır.
Her grubun bir norm sistemi vardır.
Sosyal normlar toplumdan topluma farklı olduğu gibi, aynı toplum içinde de zaman zaman değişebilirler.
Formel veya resmi normlar yazılı kurallar olup karşı gelenler şiddetle cezalandırılırlar.
İnformel veya gayri resmi normlar ise genellikle anlaşılırdır fakat kesin bir biçimde kayıtlı veya yazılı değildi.
Örfler ve Âdetler: Örfler, kültürel değerleri davranış kalıplarının merkezine koyan ve onların korunmasını sağlayan kurallar bütünüdür. Toplum içinde davranışlarımızın herkes tarafından bilinen ve kabul edilmiş olan tarzları âdetler olarak tanımlanır.
Din ve İnançlar: İnsanlar toplumsal hayatlarında dinin kurallarını göz önünde tutarlar ve davranışlarını buna göre ayarlarlar.
Toplumsal Değerler: Değerler, bir kültürün üyelerinin büyük kısmı tarafından kabul gören, toplumun sağlığı ve ihtiyaçları açısından faydalı bulunan standartlar olarak değerlendirilebilir.
Hukuk Kuralları: Hukuk kuralları, örf ve adetlerden farklı olarak istenerek ve bilerek yaratılır, yürürlüğe konulur.
Sosyal Davranış Kuralları ve Kültürel Farklılıklar
Toplumların üyeleri paylaşılan bir kültür olmaksızın birbirleriyle iletişim kuramaz ve iş birliğinde bulunamazlardı bu durumda ise kaçınılmaz olarak toplumda karmaşa ve düzensizlik ortaya çıkacaktı.
Toplum üyelerinin kişiliği de davranışlarının farklılık göstermesinde etkilidir. Dolayısıyla benzer kültüre sahip insanların diğerlerinden farklı davranma nedenlerinden biri de sahip oldukları farklı kişilik yapılarıdır.
Kültürel farklılıklar, bazen bireyler ve toplumlar arasında karşılıklı yanlış anlama veya bazı ön yargıların oluşmasına yol açabilmektedir. Farklı kültüre ait üyelerin iletişim sürecinde kullandıkları yaklaşımlar da değişebilmektedir.
Kültür bir soğana benzetilmektedir. Soğanın kabuğu en kolay algılanan katmandır: Binalar, giysiler, insanlar. Kabuğun altında ise kültürün daha iç boyutları, diğer bir ifade ile bireylerin davranışlarını değiştiren özellikler bulunmaktadır.Burada insanların dünyayı algılayışlarının, kavrayışlarının çerçevesini oluşturan inançlar, değerler, normlar ve beklentiler yer alır.
Güç Aralığı: Güç aralığı bir kültürdeki farklı güç seviyelerindeki bireylerin aralarındaki ayrımı ne derece beklediklerini ve kabul ettiklerini göstermektedir.
Bireycilik-Kolektiflik: Kolektif kültürlerde biz, bireyci kültürde ben kavramı önemlidir.
Eril-Dişil: Eril/dişil yaklaşım ise, eril ve dişil değerlerin toplumdaki yerini ortaya koymaktadır.
Belirsizlikten Sakınma: Belirsizlikten sakınma toplumların risk alma düzeyi ile ilişkilidir.
Sosyal Davranış Kuralları ve Kitle İletişim
Kitle iletişiminde temel amaç iletinin uzak mesafelerdeki geniş kitlelere ulaşmasıdır.
Kitle iletişim araçları paylaşımları yoluyla toplumun düşündüğü ve konuştuğu konuları belirleyebilmektedir.
Kitle iletişim araçlarının sosyal davranışlar üzerindeki etkisi büyüktür. Kitle iletişim araçları sosyal davranış kurallarına ilişkin öneriler sunmaktadır.
Kitle iletişimin araçları bir yandan topluma ilgilendiren gelişmeler hakkında bilgi paylaşımı yaparken toplumun sosyalleşmesine yardımcı olmakta ve topluma ilişkin ortak sosyal davranış kurallarını da aktarmaktadır.
Model Alma Kuramı: Model alma, bireyin belli durumlarda tanık olduğu kimi davranışları benzer durumlarda kendi davranışlarına uyarlamasıdır. Bu bir davranış olabileceği gibi belli konuşma biçimleri ve kalıplar da olabilir.
Anlamlandırma Kuramı: Kitle iletişimindeki Anlamlandırma Kuramı'na göre davranış, kültürümüzün simgeler, imgeler ya da olaylar hakkında bize verdiği ortak paylaşımdaki açıklamalarının bizdeki kişisel yansımalarıdır.
Toplumsal Beklentiler Kuramı: Toplumsal Beklentiler Kuramı kitle iletişim araçlarını toplumsal norm, rol ve beklentilerin öğrenildiği bir kaynak olarak konumlandırılır.