Özel Güvenlik Görevlilerinin İdari Sorumluluğu, Soruşturulması Usülü ve Uygulanan Yaptırımlar
ÖGG’nin Eylem ve İşlemlerinden Doğan Sorumluluk
ÖGG’nin eylem ve işlemlerinden sorumluluğu konusunda da kamu görevlisi ÖGG ve işçi statüsündeki ÖGG bakımından farklı hukuki sonuçlar doğmakta olduğu söylenebilir. Dolayısıyla bu konuyu, kamu görevlisi ÖGG ve işçi statüsündeki ÖGG bakımından ayrı ayrı ele alıp çözümlemek uygun olacaktır.
Kamu Görevlisi ÖGG’nin Sorumluluğu
Kamu görevlisi ÖGG, bağlı olduğu organ dolayısıyla doğrudan “idarenin ajanı” olarak nitelendirilmektedir. Kamu görevlisi ÖGG’nin, hizmetini yürütürken yapmış olduğu eylemler ve tesis etmiş olduğu işlemlerden kaynaklı olarak kişilere vermiş olduğu zararlar, şartların gerçekleşmesi hâlinde, idarenin sorumluluğu ilkelerine göre tazmin edilecektir.
Hizmet Kusuru Sebebiyle Sorumluluk
İdarenin görevlilerinin, görevleri gereği, görevleri sırasında, kendilerine verilmiş araç ve gereçleri kullanarak veya görevlerinin verdiği nüfuzu ve yetkileri kullanarak görevleriyle, doğrudan veya dolaylı ilgili olan hukuka aykırı işlem ve eylemleriyle üçüncü kişilere verdiği hukuka aykırı zararlar, idarenin hizmet kusuru olarak kabul edilmektedir. Hizmetin kötü işlemesi, hizmetin geç işlemesi ve hizmetin hiç işlememesi şeklinde boyutlara sahiptir.
ÖGG’nin kişisel kusuru sebebiyle sorumluluk: Kamu görevlisinin görevi içinde fakat yaptığı görevden ayrılabilen kusurlu davranışları neticesinde meydana gelen zararlar, özel hukuk bağlamında haksız fiil sorumluluğuna yol açmakta ve bu yönüyle idarenin sorumluluğundan farklılaşmaktadır. Ancak günümüzde birçok durumda kamu görevlisinin kişisel kusuru ile zarar gerçekleşse dahi idarenin sorumlu tutulduğunu, hem mevzuat hükümlerinden hem de içtihatlardan anlamaktayız. Yargı kararlarının uygulanması, kamu görevlisinin suç oluşturan davranışları, kamu görevlisinin kötü niyetli davranması ve ağır kusur şeklinde boyutlarda görünüm arz etmektedir.
İşçi Statüsündeki ÖGG’nin Sorumluluğu
İşçi statüsündeki ÖGG’nin işverene karşı sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 400. maddesi hükümlerinde yasal düzenlemeye kavuşturulmuştur. Genel ilke itibarıyla, “İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.” Bu noktada, işçinin üçüncü kişilere vermiş olduğu zararlarda ise Türk Borçlar Kanunu’nun “haksız fiil”e ilişkin 49. maddesinin uygulama alanı bulacağını söyleyebiliriz.
ÖGG’nin Disiplin Soruşturması Usulü
ÖGG’nin gerek bağlı bulunduğu kurumda, gerekse işyeri niteliğindeki kuruluşunda, önceden belirlenmiş davranış kurallarına aykırılık sonucunu doğuran fiillerde (sapma davranış) bulunması neticesinde, ilgili ÖGG’nin disiplin sorumluluğu doğmaktadır. ÖGG’nin disiplin sorumluluğu konusunda da kamu görevlisi ÖGG ve işçi statüsündeki ÖGG bakımından farklı hukuki sonuçlar doğmakta olduğundan, yine konuyu kamu görevlisi ÖGG ve işçi statüsündeki ÖGG bakımından ayrı ayrı ele alıp çözümlemek gerekecektir.
Kamu Görevlisi ÖGG Bakımından
Disiplin soruşturması, kamu görevlisinin hizmet içinde ve hizmetle ilişkili olarak, önceden belirlenmiş olan davranış kurallarını kusurlu olarak ihlal ettiği gerekçesiyle soruşturulmasını ve neticesinde bir idari yaptırıma tabi tutulmasını öngören bir prosedür olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu görevlisi ÖGG’nin sapma davranışları bakımından, bağlı bulunduğu organ itibariyle, kamu görevlilerine ilişkin disiplin hükümlerine başvurmak mümkündür.
İşçi Statüsündeki ÖGG Bakımından
İşçi statüsündeki ÖGG, iş yerindeki kusurlu davranışları nedeniyle disiplin sorgulamasına tabi tutulabilir. Bu durumda ilgili iş yerinde toplu iş sözleşmesi olup olmadığı hususuna göre disiplin prosedürü farklılık gösterecektir. İş hukukunda işverenlere belirli koşulların varlığı hâlinde disiplin cezası verme yetkisi tanınmıştır. Ancak bu konuda ayrıntılı düzenlemeler bulunmayıp, İş Kanununda konu ile ilgili bazı hükümler (İK. m.18/1,m.25/II,m.38) yer almaktadır.
Uyarı, kınama, ücret kesintisi, işin ve işyerinin değiştirilmesi, geçici işten uzaklaştırma, işten çıkarma biçiminde ortaya çıkan disiplin cezalarının uygulanabilmesi için aşağıda belirtilen koşulların gerçekleşmesi gerekir.
5188 Sayılı Kanun’daki İdari Yaptırımlar
5188 sayılı Kanun sistematiğinde, bu kanun kapsamındaki belli yükümlülüklerin yerine getirilmemesi ile ihmali veya icrai davranışlarla gerçekleşen bir takım fiillerin idari yaptırımları, 20. madde altında toplanmak suretiyle hükme bağlanmıştır.