Özel Güvenlik Görevlilerinin İlgili Diğer Kuruluşlarla İlişkileri

ÖGG’nin Hiyerarşik Yapısı ( Sevk ve İdaresi)

Yönetmeliğin 4. maddesinde “yönetici” kavramı ; “özel güvenlik şirketlerinde ve alarm izleme merkezlerinde özel güvenlik görevlilerine emir ve komuta etme, alınacak güvenlik tedbirlerini, bunların yerini, sırasını ve zamanını belirleme ve değiştirme yetki ve sorumluluğuna sahip olan yöneticiler ile özel güvenlik eğitim kurumlarında eğitimden sorumlu olan” kişileri ifade etmek için kullanılmıştır. Buradaki eksiklik, ÖGG’nin yetkilerini kullanması noktasında sahaya ilişkin doğrudan direktif verme yetkisine sahip amirlerin ne 5188 sayılı Kanun’da ne de yönetmelikte düzenlenmiş olmasıdır.

Mülki Amirler İle ÖGG’nin İlişkileri

İlin en büyük mülki idari amiri valinin özel güvenlik hizmetlerinin yürütülmesi noktasında izin yetkisinin mutlak olduğunu yeniden hatırlatmak gerekmektedir.

5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu Bakımından

Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür. Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır.

5188 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği Bakımından

Yönetmelik uyarınca mülki idare amirleri, özel güvenlik uygulamasını ve özel güvenlik tedbirlerini halkın can ve mal güvenliğinin ve kamu hürriyetlerinin korunması amacıyla denetlemeye, özel güvenlik görevlilerinin yetkisini aşan uygulamaları kaldırmaya ve alınan güvenlik tedbirlerinin değiştirilmesini veya ilave tedbirler alınmasını istemeye yetkilidir.

Silah Bulundurma ve Taşıma Yetkisi Bakımından

Komisyonun koruma ve güvenliğin sağlanabilmesi için fiziki önlemlere ve güvenlik cihazlarına öncelik verilir. Komisyon, orantılılık ilkesine uygun olarak canlılar üzerinde kalıcı etkisi olmayan kimyasalların kullanılmasına izin verebilir.

ÖGG’nin Denetimi Bakımından

ÖGG’nin denetimi konusu, üç boyutlu bir nitelik arz etmektedir. Bunlar; “ÖGG’nin idari iç denetimi”, “ÖGG’nin idari dış denetimi” ve “ÖGG’nin yargısal denetimi” şeklindedir.

Genel Denetim Yetkisi: 5188 sayılı Kanun’un 6. maddesinde mülki idare amirlerine, “havaalanı, liman, gümrük, gar ve istasyon gibi yerler ile spor müsabakalarının, sahne gösterilerinin ve benzeri etkinliklerin yapıldığı yerlerdeki özel güvenlik tedbirlerini denetleme ve kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde ek önlemler aldırma” yetkisi verilmiştir.

Denetimin Kapsamı: Özel güvenlik şirketlerinin, özel güvenlik eğitim kurumlarının, özel güvenlik birimlerinin ve özel güvenlik hizmeti alan yerlerin denetlenmesinde takip edilecek esas ve usuller belirtilmiştir.

Denetim Sonucunun İzlenmesi: Denetim sonucu düzenlenen raporun bir sureti denetlenen birimin dosyasında muhafaza edilir, diğer sureti valiliğe, ilgisine göre bir sureti de Bakanlığa sunulur. Denetim sonucunda tespit edilen eksiklikler ilgili kişi, kurum, kuruluş, eğitim kurumu, alarm izleme merkezi ve şirkete yazılı şekilde bildirilerek bu eksiklikleri gidermesi için eksikliğin niteliğine göre asgari yedi gün süre verilir.

İdari Para Cezalarının Uygulanması: İdari para cezalarına ilişkin genel esaslar, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlenmiştir. Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca, “İdari para cezası, maktu veya nispi olabilir.” Burada “maktu” ibaresi, “kesin olarak belirlenmiş değer”i ifade etmektedir. (Ör.: Bin Türk Lirası)

Genel Kollukla ÖGG’nin İlişkileri

Özel güvenlik görevlileri gerek yukarıda bahsettiğimiz denetim faaliyetleri dolayısıyla gerekse de mevzuattan kaynaklanan diğer ilişkiler sebebiyle genel kolluk kuvvetleri ile sürekli temas hâlindedirler.

Genel Olarak

Bu başlık altında, özel güvenlik‐genel kolluk ilişkilerinin yapısal ve genel görünümüne ilişkin açıklamalarda bulunulacaktır. İlk olarak yasal konumları itibarıyla özel güvenlik tamamlayıcı ve yardımcı kolluk görevini yerine getirdiği için kolluk yetkileri, görev alanları ve araç‐ gereçleri bakımından, genel kolluk karşısında ikinci plana düşmektedirler.

5188 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği Bakımından

İdare hukukunun genel ilkeleri açısından düşünüldüğünde, özel kolluğun ve genel kolluğun yetkilerinin yarışması söz konusu olduğunda, özel kolluğun bulunduğu yerde genel kolluğun doğrudan yetki kullanmaması gerekmektedir.

Cumhuriyet Savcılarıyla ÖGG’nin İlişkileri

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160/2 maddesi hükmü gereği, “Soruşturma işlemleri, cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır. Adli kolluk görevlileri, cumhuriyet savcısının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir.”