İletişim Bozukluğu Olan Çocukların Eğitimi
İşitme, Dil ve Konuşma Nedir?
İletişim becerileri; işitme, dil ve konuşma gibi farklı becerilerin birlikte ve ayrı ayrı kullanılmasını gerektirmektedir.
İşitme Nedir? İşitme genel olarak, seslerin algılanması ve iletişim sürecine uygulanmasıdır.
Dil Nedir? Bloom, dili, üzerinde anlaşmaya varılmış olan semboller ve bu sembollerin çeşitli kombinasyonlarının hakim olduğu kurallar ve bu kurallar aracılığıyla düşünceleri temsil eden, sosyal olarak paylaşılmış kodlar ve üzerinde anlaşmaya varılmış bir sistem olarak ele almaktadır. Bloom ve Lahey tarafından (1978), biçim, içerik ve kullanımolmak üzere birbiri ile yakından ilişkili olan üç bileşen ve bu bileşenlerin alt boyutları ile açıklanmaya çalışılmıştır. Dilin biçim bileşeni ses bilim, söz dizimi ve biçim bilim; içerik özelliği anlam bilim; kullanım özelliği ise edim bilimi (pragmatik) kapsamaktadır.
Konuşma Nedir? Çeşitli sembol sistemlerini içeren ve karmaşık bir yapıya sahip olan dilin yanı sıra, iletişim sürecinde rol oynayan ögelerden bir diğeri kuşkusuz ki konuşmadır.Ses kalitesi, konuşma hızı (akıcılık) ve sesletim (artikülasyon) gibi becerileri kapsayan konuşma temelde, solunum, sesleme, sesletim ve rezonans olmak üzere dört bileşenden oluşmaktadır.
Dil Bozuklukları
Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (American Speech-Language-Hearing Association - ASHA) tarafından dil bozukluğu, yazılı ve/veya sözel dilde ve/veya diğer sembol sistemlerini kullanma ve/veya anlamaya yönelik olarak gelişimde sapma veya bozukluk olması durumu olarak tanımlanmıştır.
Özgül Dil Bozukluğu: Özgül dil bozukluğu, açıkça görülen anatomik, fiziksel ya da zihinsel bir problem ve/veya nörolojik, motor ya da duyusal bir bozukluk bulunmamasına ve normal işitme becerilerine sahip olunmasına rağmen dil becerilerinde anlamlı derecede eksiklikler ve/veya bozulmalar sergileyen çocukları tanımlamaktadır.
Biyolojik Koşullar İle İlişkili Dil Bozuklukları
Otizm spektrum bozukluğu (OSB) ve dil bozukluğu: Otizm spektrum bozukluğu, sosyal iletişimde güçlükler ve sınırlı ya da tekrarlayıcı davranışlar ve ilgiler ile karakterize olan ve sosyal iletişim becerilerinde yaşanan güçlüklerin yanı sıra, sözel olmayan davranışlar, sınırlı ya da tekrarlayıcı davranışlar ve konuşmalara/ifadelere ve rutinlere aşırı bağlılık gibi durumların gözlendiği bir tanı grubudur.
Zihinsel yetersizlikler ve dil bozukluğu: Zihinsel yetersizlikler, Down Sendromu, Fragile X Sendromu ve Williams Sendromu gibi farklı tanı gruplarına özgü dil profillerini kapsayan geniş bir grubu temsil etmektedir.
Travmatik beyin hasarı ve dil bozukluğu: Travmatik beyin hasarı (TBH), doğumdan sonraki bir dönemde dışsal bir kuvvet nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bu hasar, beynin zarar görmesine neden olacak şekilde kafaya alınan bir darbe veya sarsıntı gibi ani bir travmanın yaşanması durumunda görülmekte ve fiziksel, bilişsel, duygusal ve davranışsal işlevsellikte bozulmalara yol açmaktadır
Konuşma Bozuklukları
Konuşmayı işlemleme süreçlerinin faklı bileşenleri çeşitli nedenlerle hasar görebilmekte ve konuşma üretimini sağlayan sistemlerden bir ya da birkaçında görülen problemler konuşmada bozuklukların yaşanmasına neden olabilmektedir. Bu tür durumlarda ortaya çıkan tablo genel olarak konuşma bozukluğu olarak isimlendirilmektedir.
Ses Bozukluğu: Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (American SpeechLanguage-Hearing Association - ASHA) tarafından ses bozukluğu, konuşmanın cinsiyet ve yaşa göre atipik ses kalitesine sahip olmasını içermekte ve ses perdesinin çok düşük ya da yüksek olması, sesin şiddetinin uygun olmaması ve farklı rezonans ve ses süresi olarak tanımlanmaktadır.
Akıcılık Bozuklukları: Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği (American Speech-Language-Hearing Association - ASHA) tarafından akıcılık bozukluğunun, “Ses, hece, sözcük ya da sözcük gruplarından oluşan konuşma seslerinde hız ve ritim farklılıkları ile karakterize” olduğu belirtilmektedir.
Dil ve Konuşma Bozukluklarında Değerlendirme ve Müdahale
Dil ve/veya konuşma bozuklukları söz konusu olduğunda, sağlıklı ve kapsamlı bir değerlendirmenin yapılması, gerek doğru tanılamayı gerek müdahale hedeflerinin bireyselleştirilmesini sağlayacaktır. Burada unutulmaması gereken nokta, değerlendirmenin mutlaka uzman bir ekip ile gerçekleştirilmesidir.
Değerlendirmenin ilk ve en önemli adımını bozukluktan şüphelenmek ve doğru bir yönlendirme yapmak oluşturmaktadır. Bu nedenle öncelikle ailenin ve çocukla çalışan herkesin iyi birer gözlemci olması ve dil ve konuşma becerilerine ilişkin normal gelişim süreci hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Böylece olası risklerin ve gelişimsel farklılıkların mümkün olan en erken dönemde fark edilmesi sağlanacaktır.
Kapsamlı bir değerlendirmenin ardından gelinen süreç çoğunlukla “müdahale” sürecidir. Dil ve/veya konuşma bozukluklarına yönelik müdahalelerde temel amaç, bireyin mevcut beceri düzeyinin ötesine geçmesini sağlamak ve bu yolla iletişim becerilerinin niteliğini arttırmaktır.