Uzun Süreli Hastalığı Olan ve Hastanede Yatan Çocukların Eğitimi
Uzun süreli hasta ve hastanede yatan çocukların, içinde bulundukları durum, hastalık ve hastanede kalış süresi, çocukların iletişimde bulundukları sağlık personeli ve uygulanan tıbbi işlemler çocuğun ruhsal durumunda geçici ya da kalıcı bir takım olumsuz etkilere yol açar. Bütün bu olumsuz duyguların giderilmesinde ve azaltılmasında personele ve aileye büyük sorumluluklar düşmektedir. Önemli olan, çocuklarda hastalık ve hastanede yatmaya bağlı gelişebilecek olumsuz duyguların kalıcı izler bırakmasını önlemektir. Bu nedenle hastane personeli çocuk ve aileleri arasında kurulacak iletişim önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra, hastanede kalması gereken çocuğun anneden ayrılması da büyük bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Uzun süreli hasta ve hastanede yatan çocukların kaygı ve korkularını azaltmak amacıyla hastanede yatan çocuklar için hastanede oyun olanaklarının sunulması, hastaneye hazırlayıcı eğitim verilmesi ve hastane okullarına devam etme projeleri uygulanmaktadır. Hastanede oyunun amacı, hastanede yatan çocukları rahatlatmanın yanı sıra, onların duygularını ve düşüncelerini anlayabilmeyi sağlamaktır. Hastane okullarının amacı, hastanede yatan okul dönemi çocuklarının okul yaşantılarının kesintiye uğramadan hastane ortamında devam ettirilmesi ve çocuğun kendi okuluna dönüşünde eğitiminin kesintisiz olarak devamının sağlanmasıdır. Hastaneye hazırlayıcı eğitim programı, çocukların korku ve kaygılarını gidermek amacıyla hastalık, hastane, hastane personeli, tedavi, ameliyat gibi konularda çocukların yaş düzeyleri dikkate alınarak yapılan aşamalı eğitim programıdır. Bütün bunların yanında ölümcül hastalığı olan çocuklar ve ailelerinin sorunlarına yardımcı olmak, en önemli konulardan biridir. Çocuğun eve dönüşünde, önceki yaşantısına uyum sağlayabilmesi için hastane personelince aileye gerekli eğitim ve öneriler verilmelidir.
Oyun, çocuğun yaşantısının bir parçasıdır. Oyunsuz çocuk düşünülemez. Oyun, çocuğun gerçek yaşantısından daha çok benimsediği, daha çok içinde yaşadığı, mutlu olduğu bir dünyadır. Hastanede oyun, oyun odası, oyun araçları çocuğu her zaman bildiği, tanıdığı dünyaya götürür. Ailesi, evi, arkadaşları ve okulundan ayrı ve tanımadığı bir çevrede, bilmediği işlemlerle karşılaşan çocuğu rahatlatan eşsiz bir dünyadır. Çocuk ve hastane personeli arasında tek köprüdür. Oyun, hastanede yatan çocukları rahatlattığı gibi, onların duygularını ve düşüncelerini anlayabilmek açısından da yararlı bir araçtır. Hastanedeki çocukların kaygıları, korkuları, huzursuzlukları, içe kapanık oluşları, kızgınlık ve düşmanlık gibi tepkileri, bazen yetişkinler tarafından açık olarak gözlenirken, bazı çocukların bu tür duygularını hiç belli etmedikleri görülür. Çocuğun kendisiyle sürekli olarak ilgilenen bir kimsenin olması, onu sık sık görmesi güvenini arttırır. Bu kişi bir çocuk gelişimci, bir psikolog veya bir öğretmen olabilir.
Hastaneye yatan çocuklar, hastanede geçirecekleri sürenin sonunda, okula döndükleri zaman karşılaşacakları fazla ders ve ödevleri düşünerek üzülürler. Geride kalmak, onların morallerini bozar ve ciddi öğrenme sorunları ortaya çıkarabilir. Çocuklar yatağa veya tekerlekli sandalyeye bağlı olsalar da kendilerini okuldan uzaklaşmış hissetseler de, derslerin hastanede devam etmesi çok yararlı ve gereklidir. Hastane okullarına, normal eğitimde bulunan hastanede yatan okul çağı çocukları devam etmektedirler. Hastane okul programları; hastanede devam eden teşhis, tedavi ve ameliyat işlemleri dikkate alınarak normal eğitim programlarına göre daha esnek uygulama gerekmektedir.