Otizm Spekturum Bozukluğu Olan Çocukların Eğitimleri
Otizm spektrum bozukluğu (OSB); sosyal iletişim ve etkileşimde bozukluk, ilgi alanı ve aktivitelerde kısıtlılık, tekrarlayan davranışların varlığı ile karakterize olan bir bozukluktur. Erken yıllardan itibaren bireyin günlük yaşamını kısıtlayan kalıcı, nörogelişimsel bir problemdir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda otizm görülme oranı 10000’de 110 olarak ifade edilmektedir. OSB'li çocuklar gelişimsel açıdan akranlarında farklı özellikler göstermektedirler. Otizm spektrum bozukluğu olan bireylerinde çoğunlukla zihinsel yetersizlik vardır. Otizm spektrum bozukluğuna eşlik eden zihinsel yetersizliği belirlemek zordur. Otizmin ilk tanımlandığı yıllarda otistik özellikteki çocukların çok zeki olduklarına, ancak bu zekanın problem davranışlarla maskelendiğine inanılıyordu. Otizmli çocukların zihinsel gelişimleri üzerine yapılan çalışmalarda, bu çocuklar zihinsel performansları yönünden iki alt gruba ayrılmıştır. Zihinsel becerileri normal olanlar yüksek fonksiyonlular olarak, zihinsel olarak yetersiz görülenler ise düşük fonksiyonlular olarak tanımlanmıştır.Bu çocuklarda, konuşma gelişse de dilin fonksiyonel olarak kullanımı çok azdır ya da yoktur. Sesleri ve hareketleri taklit etme yetenekleri zayıftır. Normal bebeklerde görülen babıldamaların otizmli bebeklerde görülmediği belirlenmiştir. Ayrıca diğer kişilerin kendileriyle konuşmasına ya da seslenmesine karşı tepkisiz kaldıkları belirlenmiştir. Bazı otizmli çocuklar sıfır-iki yaş döneminde tamamen sessiz kaldıkları, bazılarının ise yaşıtları gibi birkaç kelime öğrenebildikleri bilinmektedir.Bazı otizmli çocuklarda ekolalik tarzda konuşma dikkati çekmektedir. Bu konuşma şeklinde çocuk, kelimeleri veya cümleleri duyduğu anda veya daha sonra papağan gibi tekrar eder. Bu konuşma, sözcüklerde ve telaffuzda terslikler ve zıtlıklar (tak yerine kat gibi) içerebilir. Otizmli çocukların bazılarında ise ergenlik döneminde konuşma başlayabilir. Bu nedenle, otizmde dil gelişimi ile ilgili kesin yargılara varmak doğru değildir.Otizmli çocuklar, basitten karmaşığa bütün sosyal becerileri sergilemekte problem yaşamaktadırlar. Engelli olmayan çocuklar, birçok sosyal beceriyi başkalarını taklit ederek ve gözleyerek öğrenirler. Bunun aksine otizmli çocuklar, taklit yeteneklerinin sınırlı olmasından dolayı sosyal becerileri öğrenmekte zorlanırlar. Otizmli çocuklarda hayal gücünün ve taklit etme becerilerinde yetersizliklerin olması, onların sosyal oyun oynama becerilerinin gelişmemesine yol açmaktadır. Bu çocuklar özellikle bir hareketin yönergeye uygun ve seri olarak gerçekleştirilmesinde zorluklar yaşayabilirler. Örneğin; kağıt kesme, bir kutu içine küpleri atma gibi ince motor becerilerde yetersizlikleri göze çarpmaktadır. Otizmli çocuklarda görülen motor problemler, motor koordinasyon problemleri ile ilişkilidir. Bir hareketi gerçekleştirme ile ilgili motor hazır oluşluklarının da normal akranlarına göre iyi olmadığı vurgulanmaktadır. Otizmli çocukların eğitimlerinde, öncelikli olarak eğitim ortamlarının düzenlenmesi önemlidir. Sınıf düzenin çocukların gelişimsel ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde organize edilmesi, onların öğrenmeleri üzerine olumlu etki yaratacaktır. Ayrıca çocukların eğitimsel rutinlerinin belirlenmesi, bu rutinlere çocukların seçim yapmaları için fırsatlar sunmak önemlidir. Fiziksel çevrenin görsel destekler ve çizelgelerle düzenlenmesi, onların eğitim rutinlerini anlamalarını ve iletişim becerilerini destekleyecektir. Bununla birlikte çocukların sistematik bir öğretim planı içine alınmaları onların yeni beceriler kazanmalarını destekleyecektir.