Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocukların Eğitimi

Belirtilerin üç yaştan önce ortaya çıktığı, özellikle sosyal etkileşim ve iletişim becerilerinde önemli sınırlılıkların görüldüğü, sınırlı ilgi ve yineleyici davranışların eşlik ettiği ve etkileri yaşam boyu süren bir özel gereksinim türü olarak tanımlanan otizm, günümüzde yaklaşık olarak 1/59’da kişide görülmektedir.

Otizme hangi faktörlerin neden olduğu tam olarak bilinmemekle birlikte, otizme genetik, çevresel ve beyin gelişimi sırasında ortaya çıkan beynin yapısını ve işlevini etkileyen faktörlerin neden olabileceği yaygın görüşler arasındadır.

Son yıllarda yapılan istatistiksel çalışmalar otizmin özel gereksinimli gruplar arasında en yaygın görülen gruplardan biri olduğunu ortaya koymaktadır.

Otizmin tüm kültürlerde bu kadar sık görülmesi (yaygınlığı), bu konuda erken tanı ve erken müdahale gibi bazı önlemlerin alınmasını önemli kılmaktadır.

Otizme sahip çocuklar sosyal etkileşim ve iletişim becerilerindeki sınırlılığa ek olarak, konuşma örüntüsündeki farklılık, yineleyici (stereotipik) davranışları, ortak dikkat ve taklit becerilerindeki yetersizlik, sosyal-duygusal ve bilişsel özellikleri itibariyle diğer özel gereksinimli gruplardan ayrılmaktadır.

Otizmli çocukların bu karakteristik yapısı ve genel popülasyon içindeki görülme sıklığı, bu çocuklara sağlanan müdahale hizmetlerinin etkililiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmış uygulamalar arasından seçilmesini zorunluluk haline getirmektedir.

Bazı ülkelerde öğretmenlerin, özel gereksinimli öğrenciler de dâhil olmak üzere tüm öğrencilerin akademik gelişim ve öğrenmelerini desteklemek amacıyla okullarında ve sınıflarında yasal olarak kullanımı zorunlu olan kanıt temelli uygulamalar, etkililiği birden çok yüksek kaliteli araştırma tarafından desteklenen ve öğrenci çıktıları üzerinde olumlu sonuçlarının olduğu kanıtlanan uygulamalar olarak tanımlanmaktadır.

Bir uygulamanın kanıt temelli olup olmadığı, o uygulama ile ilgili yürütülen deneysel çalışmalarda kullanılan araştırma desenleri, yapılan araştırma çalışmalarının yöntemsel kalitesi, uygulama ile ilgili olumlu öğrenci çıktıları rapor eden çalışma sayısı ve uygulama ile ilgili yürütülen araştırma çalışmalarından elde edilen bulguların güçlülüğü değerlendirilerek belirlenmektedir.

Araştırmacılar, özellikle kanıt temeli olmayan uygulamaların otizmli bireylerin eğitiminde ana uygulama olarak kullanılmaması gerektiğini sıklıkla vurgulamaktadır. Bu nedenle bu bölümünde, otizm spektrum bozukluğundan etkilenmiş çocukların eğitiminde kullanılan kanıt temelli uygulamalar ele alınmıştır.

Kapsamlı davranışsal müdahale bağlamında öğretim genellikle ev ya da okul ortamında yürütülür ve öğretim ayrık denemelerle öğretim kullanılarak gerçekleştirilir.

Temel tepki öğretimi, uygulamalı davranış analizi ile gelişimsel yaklaşım ilkeleri temel alınarak geliştirilmiş, öğretimin çocuğun doğal ortamında gerçekleştirilmesine dayalı kapsamlı bir doğal davranışsal yaklaşımdır.

Doğal öğretim uygulamaları, çevre düzenlemeleri, etkileşim teknikleri ve uygulamalı davranış analizi ilkelerine dayalı stratejilerin çocuklara yeni beceri ve kavramları günlük etkinlikler, rutinler ve geçişler içerisinde kullanılması içeren çok bileşenli uygulamalardır.

En yaygın olarak kullanılan doğal öğretim yaklaşımları fırsat öğretimi, doğal bağlama dayalı dil öğretimi, etkinlik temelli müdahale, geçiş temelli öğretim ve gömülü öğretimdir.

İstenilen öğrenci çıktılarına ulaşmak için kanıt temelli uygulamaların yüksek uygulama güvenirliği ile sistematik ve uygun yoğunlukta uygulanması gerekmektedir.