Oyunun Tanımı ve Oyun Hakkında Genel Bilgiler
Oyunun Tanımı Ve Özellikleri
Rubin Fein & Vandenberg, (1983) bir etkinliğin oyun olarak tanımlanabilmesi için beş özelliğin bulunması gerektiğini belirtmektedir. Bunlar; objelerin her zamanki anlamlarının inkar edilip yeni anlamlar yüklendiği, mecazi ve taklit edici olan “gerçek dışılık”, dış etkilerle ortaya çıkmayıp bireyin kendisinden gelip ve kendisi için yapıldığı “iç motivasyon”, dikkatin amaçtan çok aktivitenin kendisine yoğunlaştığı “sürecin üründen üstünlüğü”, çocuğun yönlendirilmediği kendi seçimiyle gerçekleştirdiği “özgür seçim”, eğlenmenin ve zevk almanın ön planda tutulduğu “olumlu duygu” ve Çocuğun öğretim süreciyle doğrudan etkileşime girerek deneyim kazandığı “aktif katılım” özellikleri olduğu ifade edilmektedir.
Yetişkin Liderliğinde Oyun: Yetişkinlerin en büyük role sahip olduğu oyun oynama şeklidir. Bu faaliyetler genellikle çocuğun nasıl, ne zaman ve neyle meşgul olacağını yönlendirebilecek bir yetişkin tarafından planlanır.
Yetişkin Tarafından Başlatılan Oyun: Bu tür oyunlarda yetişkin oyuna rehberlik eder ama lider değildir. Yetişkin yönetimli oyundan farkı, yetişkinin oyuna katılımı, kuralları açıklamanın ve aktiviteyi uzaktan izlemenin ötesine geçmez.
Çocuk Tarafından Başlatılan Oyun: Bu oyunlar, yetişkinlerden tamamen bağımsız olarak gerçekleşir. Çocuğun başlattığı oyunda çocuklar oyunu veya etkinliği, kuralların nasıl işleyeceğini ve kiminle oynayacaklarını kendileri seçerler.
Çocuklar Niçin Oyun Oynamalı?
Oyun, çocuğun özel dünyasını açığa çıkarmanın bir yoludur. Oyun ve rol dünyası çocuğun her zaman güçlü, yetenekli ve başarılı olmasına izin verebilir çünkü kuralların hepsi çocuğun zihnindedir. Çocuk oyun aracılığıyla yetişkinlikte üstleneceği rol ile ilgili deneyimler edinme imkânı bulur ve korku, kaygı ve çatışmalarıyla baş etmeyi öğrenir. Ayrıca, oyun yoluyla kendilerini özgürce ifade etmeye teşvik edilen çocukların, okula uyum sağlamada, yeni beceriler edinmede ve okulda daha iyi performans göstermede daha başarılı oldukları görülmektedir (Hughes, 2009).
Oyun Ve Öğrenme
Erken çocukluk eğitiminde oyun, öğrenmenin merkezinde yer alır. Çocuklarda öğrenmenin gerçekleşmesinde oyunun büyük öneme sahip olduğu bilinmektedir (Hirsh -Pasek vd. 2009).Bu dönemde oyun, öğrenme için zengin ve çeşitli bir ortam sunarken (Gonzales -Mena, 2008) bilişsel, sosyal, duygusal ve fiziksel alanları geliştirmek için de tek araçtır (Justus Suss,2005). Günümüzde pek çok program müfredatın alanını, materyallerini ve zamanını çocukların oyununa odaklanarak düzenlemektedir (Frost, Wortham ve Reifel, 2008).
Oyun Ve İş Ayrımı
Erken çocukluk eğitimi alanında, oyun ve işin birbirinden farklı kavramlar olup olmadığına dair devam eden bir tartışma vardır( Sutton -Smith,2009). Sutton-Smith (2009)’e göre temel ayrım, şu şekildedir: “ Oyun, bedenin yapmak istediğidir, iş bedenin yapmaya mecbur olduğudur.” (s. 34).
Oyun Ve Sanat
Schiller’e (1999) göre oyun ve sanat birçok ortak özelliğe sahiptir. Hem sanat hem de oyun gönüllü olarak gerçekleştirilmektedir. Her ikisi de çıkar gözetmeksizin gerçekleştirilir, hayal gücüne dayanır, bireyi günlük kaygılardan ve yaşam zorluklarından uzaklaştırır, içerisinde özgürlüğü barındırır, zamansızdır ve kendi içerisinde kurallar barındırmaktadır.
Oyun Yoksunluğunun Zararları
Çocukların bilişsel gelişimlerinin ve duygusal iyi oluşlarının oyunlarının kalitesiyle ilişkili olduğuna dair çok açık kanıtlar vardır (Aras, 2016; Ashiabi, 2007; Woolf, 2013) ve bu alanlarda gelişmemiş bireylerin oyun oynama fırsatlarının kısıtlı olduğunu gösteren çok sayıda çalışma vardır (Brown, 2014; Comfort, 2005; Gray, 2011; Whitebread vd., 2012).
Oyun Oynama Hakkı
Oyun, çocukların gelişimi için çok önemlidir. Oyun, beslenme, sağlık, barınma ve eğitim gibi temel ihtiyaçların yanı sıra tüm çocukların potansiyelini geliştirmek için hayati önem taşımaktadır. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 31. Maddesine göre çocuk oyun oynama hakkına sahiptir. Oyun oynamanın önündeki engellere bakılacak olursa toplumun oyunun önemine kayıtsızlığı, okullarda akademik çalışmalara fazlaca önem verilmesi ve fiziksel şartların yetersizliği olarak sıralanabilir.
Eylem Önerileri
Oyun, hastaneler ve diğer kurumsal ortamlar dahil olmak üzere tüm çocuk ortamlarının ayrılmaz bir parçası olarak dahil edilmelidir. Çocuklarla ve çocuklar için çalışan tüm profesyonellerin ve gönüllülerin eğitimine oyunun önemine ve oyun sağlama araçlarına ilişkin çalışmalar dahil edilmelidir. Çocukların örgün eğitim sistemi dışında oyun ve öğrenme fırsatlarına erişimlerinin olması sağlanmalıdır.