Ahlaki (Moral) Gelişim
Ahlaki bir bireyin doğru ve yanlış hakkında sahip olduğu düşünce ve inançlardır. Kişilerin doğru ve yanlışa dair algıları süreç içinde dereceli bir değişime uğrar. bu değişim ahlak gelişimi olarak tanımlanır.
Ahlak ile ilgili temek kavram ve tanımlar; vicdan, öykünmek, özgeciliktir.
Hayatın tüm evreleri ayrı bir önem taşır. Ancak oyun çocukluğu döneminin diğer evrelere nazaran önemli bir yeri vardır. Çocuklar bu dönemde sadece fiziksel ve bilişsel açıdan değil ahlaki gelişim açısından da önemli gelişmeler kazanır ki, bu durum çoğu davranışların altında yatan sebeptir. Gelişim psikologlarına göre, bu dönemde edinilen tutum ve davranışın etkisi yaşam boyu devam eder. O hâlde oyun çocukluğu dönemine gerekli hassasiyet verilmelidir.
Ahlak gelişimine ilişkin çeşitli teoriler geliştirilmiştir; psikanalitik, davranışçı, sosyal öğrenme ve bilişsel kuramlar. Kuramlar ahlak gelişiminin doğasını ve bu gelişimin nasıl gerçekleştiğini açıklamaya çalışır.
Piaget ve Kohlberg gbi bilişsel psikologlar ahlak gelişiminin bilişsel gelişimle yakın ilişki içinde bulunduğunu ve ahlak gelişiminin bliişsel gelişime bağlı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Bu kuram davranıştan ziyade ahlaki yargı ve düşünceye daha çok önem verir.
Kohlberg ise tüm bunların yanısıra adalet kavramı üzerine yoğunlaşmıştır.
Piaget, çocuk mantığının tamamen karışık bir saha olduğunu belirtmiş, çocukların oyunlarındaki kurallara ya da ahlaki içerikli kısa hikayelere verdikleri cevaplara dayalı ahlak gelişimi teorisini geliştirmiştir. Küçük çocuklar önce somut olaylardan hareket ederek bir şeyin iyi-kötü vb. olduğuna karar verir. Çocuk büyüdükçe soyut unsur ve mesajlar çocuğa aktarılarak ahlaki gelişimine destek olunabilir.
Kohlberg araştırmaları adalet problemlerinden oluşan farklı değerlerin çatıştığı ikilemler üzerine oturtmuştur. Kohlberg, ahlak anlayışının küçük çocuğun tamamen kişisel çıkarlarından, insanın iyiliği idealini taşıyan özgeci ahlaklı yetişkinliğe doğru ilerleyen evreler halinde geliştiğini ileri sürmüştür.
Gılligan, Kohlberg'in geliştirdiği ahlak gelişimi kuramının kadınların sesini yeteri kadar yansıtmadığını iddia etmiştir. Gılligan'a göre Kolhberg'in kuramı adalet ve haklar gibi konulara önem vermekte ancak özellikle şefkatmerhamet gösterme ve ihtiyaç içinde olanlara yardım etme gibi daha çok kadına özgü olan ahlakın diğer yönlerini görmezden gelmektedir. Araştırmalar hem kadınların hem de erkeklerin iki ahlak yönelimini de kullanabildiklerini ancak erkeklerin ahlaki yargılarında daha çok adalet ve haklar yönelimini tercih ettiklerini, kadınların ise ahlaki yargılarda bulunurken şefkat ve bakım verme sorumluluğu yönelimlerini tercih ettiğini ortaya koymuştur. Kadınların ahlak anlayışı daha çok duruma ve bağlama bağlıdır.
Kültürel özellikler, aile yapısı ve ebeveyn tutumları, din, kalıtım ve çevre, kitle iletişim araçları, eğitim ve sosyoekonomik düzey, sosyalleşme süreci ahlak gelişimi ile ilgili etmenlerdir.
Erken çocukluk çağı çocuklarının bilişsel düzeyleri ahlak kurallarını anlayama uygun olmadığından kurallar birlikte uygulayarak benimsetilmelidir
Ailede çocuğun ahlak gelişimini destekleyen etkinlikler planlarken; etkinliğin çocuğa uygun olması vb. önemsenmelidir. Etkinlik sırasında tutarlı davranışlar sergileyerel ve iyi bir rol model olmasına dikkat edilmelidir.