Okuma Parçaları X

Vakfiyeler, sosyal tarih, iktisat, kültür ve edebiyat yönünden önemli birer kaynak niteliğindedirler. Arzuhal, hüccet, ilam ve muhasebe kayıtları gibi dolaylı olarak vakıf veya vakfiyelerle bağlantılı olan belgeler de aynı öneme sahiptirler. Yazı ve yazım şekli bakımından farklı olan bu belgeler, tarihi açıdan aynı öneme sahip oldukları söylenebilir.

Osmanlıca metinlerde, özellikle Arap Diline özgü olan yazım ve ses özelliklerinin büyük bir kısmının Osmanlı Türkçesine intikal ettiğini ancak bunların Osmanlıcada, Türk dil mantığı ile yerini aldığını biliyoruz. Bunun yanında vakıfla ilgili ayet ve hadisler, dua/beddua cümleleri gibi Arapça ifadeler dini içerikli metinlerde olduğu gibi vakfiyelerde biraz daha fazla görülmektedir. Bu özellikler, arzuhal, hüccet, ilam ve muhasebe kayıtlarında da tabii olarak görülmektedir. Özellikle muhasebe kaydı ile ilgili metinlerde mali kavramlar yanında ölçü ve fiyat birimleri de yer almaktadır. Dolayısıyla bu tür metinlerin okunması ve incelenmesi esnasında her belgenin kendi ilgi alanına ait özellikleri dikkate almak gerekir.

Bir insanın “malını veya mülkünün bir kısmını genel anlamıyla insanların menfaatine tahsis edilmesi” olarak bilinen vakıfların hukuki olarak kayda geçirilmesini (tescîl) sağlayan belgelere vakfiye veya vakıfnâme denir. Bu manada vakf kavramının çoğulu evkāf (vakıflar) şeklindedir. Vakıf yapan kişiye vâkıf (vakfeden, bağışlayan), vakfedilen şeylere ise mevkuf denir. “Habsetmek”; tasadduk etmek” ifadeleri de “vakfetmek” anlamındadır.

Vakfiyeler, vakfın adını, kim tarafından vakfedildiğini, gelir yerlerini, miktarını, hangi masrafların nerelere yapılacağını, kimlerin çalışacağını, bunlara nereden ne kadar ücret verileceğini, söz konusu vakfın nasıl idare edileceğini içeren belgelerdir. Vakfiye türü belgelerin dışında vakıflarla dolaylı olarak ilgili olan başka belge türleri de bulunmaktadır. Bunlar, hüccet, arzuhal, nezaretler veya meşihat makamıyla vakıflar konusunda yapılan yazışmalar bunun en fazla karşılaşılan örnekleridir.

Vakfiyelerde vakfedilen şeylerin (mevkuf) yeri, özelliği ve sınırları açıkça belirtilir. Bunlar tarla, çayır, bağ, bahçe, gibi akar/gayrimenkul arazilerden; han, hamam, farklı yapıda işyeri, ev, ambar gibi emlak yapılarından olması esastır. Daha sonraları nakit para vakıfları da vakıf hayrâtı içerisinde yerin almıştır.

Vakıfdan elde edilen gelirlerin (galle) nereye, nasıl ve ne kadar harcanacağı da belirtilir. Bunların başında vakıf yerlerin devamını sağlayacak tamir ve ıslahı yanında, yol, çeşme, hastane, imârethâne, mektep, kütüphane, kitap, cami, medrese, buralarda istihdam edilecek görevliler; gaziler, fakirler, yetim ve dul kimseler, öğrenciler; silâh ve at gibi savaş araçları…, cenaze işleri, hatta hayvanların yem ve barınakları gibi çok farklı yerler bulunmaktadır. Bu hususlara meşruta, meşrûtün leh veya masraf-ı vakıf denir.

Vakfın işlerini vakfiye şartlarına uygun biçimde yöneten kişiye mütevellî: Vakfeden kişinin ölümünden sonra geride kalan vakıf işlerini yürütmek için yetki verdiği kişiye vasî; veren kişiye mûsî bu kavramlardan bir kaçıdır.

Vakfiyelerde olduğu gibi vakfiye suretleri de belirli disipline göre kaleme alınır. Bunlar, Girizgâh , Vakıf sahibine ait bilgiler, Vakfa (vakfedilen hususlara) ait bilgiler, Vakıf şartları (meşruta), Mütevelli tarifi, Hukuki durum sırasıyla yazılır ve en sonunda yazıyla Arapça tarih belirtilerek duruma şahit olanların isimleri (şühûdü’l-hâl) sıralanır.

Dolaylı olarak vakfiyelerle ilgili belgelerin başında Arzuhâl (arz-ı hâl) belgeleri gelmektedir. şikâyet veya istek sahibi kişilerin şikâyetini veya bir görev talebi gibi bir durumunu yazılı olarak bir üst makama veya resmi bir makama arzettikleri dilekçe anlamında olan arzuhâl, Osmanlılarda yaygın şekilde kullanılmıştır. Bunlar genelde “arz-ı dâ’î-i …” “ma’rûz-i çâker-i kemîneleridir ki…” şeklindeki ifadelerle başlar. Bununla ilgili kadı tarafından kaleme alınmış “hüccet” veya “i’lâm” gibi daha farklı belgeler de bulunmaktadır.

Örnek olarak okuduğumuz belge, “Nezâretler” dönemine ait bir belgedir. Belgemizin Belgenin sağ üst köşesinde yer alan “Nezâret-i Evkaf-ı Hümâyûn” yazısı “Vakıflar Bakanlığı” anlamında olup resmi bir evrak olduğunu göstermektedir. Bu yazı “sülüs hattı ile istif” şeklindedir. Vakıflarla ilgili evrakların bir kısmının bu tür remi evraklar olduğu görülür.