II. Meşrutiyet Dönemi Siyasi Gelişmeler
II. Meşrutiyet Dönemi Siyasi Olayları
I.Meşrutiyet’in süresiz olarak tatil edilmesi Meşrutiyet yönetimini talep edenlerin yeniden harekete geçmesine neden olmuştur. Genç Osmanlılar tekrar örgütlenerek II. Abdülhamit’i tahttan indirip Meşruti yönetimi yeniden ilan etmenin planlarını yapmışlardır. Bu amaçla 1889 yılında İbrahim Temo, İshak Sukuti, Mehmet Reşit ve Abdullah Cevdet birlikte ileride İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin temelini teşkil edecek olan adına “İttihad-ı Osmani dedikleri bir oluşum kurmuşlardır. II. Abdülhamit’in muhalifleri sıkı takibe alması bir kısmını sürgün etmesi nedeniyle daha çok yurt dışında örgütlenmişlerdir. Amaçları Osmanlıcılık fikri etrafında bütün tebaayı toplayarak dağılmayı önlemektir. II. Abdülhamit’e karşı oluşan çeşitli muhalif gruplar zaman zaman bir araya gelmişlerdir. 1907 yılında II. Abdülhamit’in baskıcı yönetimine karşılık Selanik’teki Osmanlı Hürriyet Cemiyeti ile Paris’teki Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti ‘nin tek bir çatı altında birleşmesi önemli bir adımdır. Reval'de 9 ve 10 Haziran 1908 tarihinde Rus Çarı II. Nikola ile İngiltere Kralı VII. Edward’ın gizlice görüşmesi ve Osmanlı Devleti’nin Rumeli topraklarını paylaşma noktasında uzlaştıklarına dair bilgiler sızmıştır. Bu haber İttihat ve Terakki’ üyeleri arasında endişe ve korku uyandırmıştır. Artık Osmanlı Devleti'nin parçalanmasına yönelik bu tür girişimlere ülkede meşruti yönetimin kurulması ile cevap verilmesi elzem görülmüştür. 3. Ordu’ya bağlı subaylar bu paylaşım haberlerinden daha da fazla endişelenmişleve harekete geçme kararı almışlardır. Bu konuda mevcut yönetimi suçlayan İttihatçı Enver Bey Tikveş, Niyazi Bey Resne’de, Eyüp Sabri Bey Ohri’de, Selahattin ve Hasan Tosun Beyler Arnavutluk’ta, Cemiyet adına emrindeki subaylarla isyan hareketi başlatmışlardır. İttihat ve Terakki Cemiyeti genel merkezi 10 Temmuz 1324 (23 Temmuz 1908) tarihinde Selanik ve Manastır'da II. Meşrutiyet’i ilan ettiğini açıklamıştır. II. Abdülhamit de olayların kontrolden çıktığını düşünerek durumu kabullenmiştir. Böylece 24 Temmuz 1908'de Kanun-ı Esasi’yi yürürlüğe koyduğunu ilan etmiştir. II. Meşrutiyet'in ilanından sonra 1908'de Selanik’te yapılan ilk kongresinde İttihat ve Terakki’nin Fırka’ya dönüştürülmesi kararlaştırılmıştır. Ancak Cemiyet-Fırka ikiliği uzun süre sorun teşkil etmiştir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, çoğunluğu genç subaylardan oluşması nedeniyle yönetime doğrudan müdahil olmayı tercih etmemiştir. Hükümeti dışarıdan denetleme yolunu seçmiştir. Özellikle vali, mutasarrıf, kaymakam gibi idari görevlelilerin atanmasında belirleyici olmuştur. İttihat ve Terakki, yapılan ilk genel seçimleri ülkenin her yerinde büyük bir farkla kazanmıştır.
Osmanlı Meclis-i Mebusan'ı 7 Aralık 1908'de açılmış ve meclisin tamamı neredeyse İttihatçı mebuslardan oluşmuştur. Padişahın kendi isteğiyle meclisi yeniden kapatmasını önlemek amacıyla 1909 yılında 1876 Kanun-ı Esasi’sinde köklü değişiklikler yapmıştır. Meclisin yetkileri artırılırken Padişah’ın bazı yetkileri kısıtlanmıştır.
31 Mart Vakası’nın çıkması İttihat ve Terakki’nin kendi iktidarını rejimle bir tutması ve ordunun yönetime müdahalesine zemin hazırlaması bakımından mühimdir. 31 Mart Vakasının ardından II. Abdülhamit tahttan indirilerek Selanik’e sürgüne gönderilmiştir. Bundan sonrasında muhalefeti sindiren İttihat ve Terakki, 1912’de sopalı seçimler olarak adlandırılacak seçimden sonra da gücünü pekiştirmiştir. 1913 Bab-ı Ali Baskınının ardından ülkede tek güç haline gelmiştir. 1913-1918 yılları arasında ülkeyi tek başına padişah değil, İttihat ve Terakki yönetmiştir. Osmanlı’nın 1914’te Birinci Dünya Savaşı’na girmesi ve savaştan yenilgiyle çıkması İttihat ve Terakki iktidarının da sonu olmuştur.