Osmanlı İmparatorluğu’nun İnhitatı

Osmanlının inhitatının ne zaman başladığı ve sebeplerinin neler olduğunu ortaya koymak için Osmanlı devlet adamları, ulemâ, düşünür ve tarihçileri çeşitli araştırmalar yaptı. Bu araştırmacılar arasında Koçi Bey, Taşköprüzâde, Katip Çelebi, Naima Efendi sayılabilir. Özellikle XIV. yüzyılda yaşamış, devlet adamı ve tarihçi, İbn Haldun’un Mukaddime adlı eseri Taşköprü-zâde, Katip Çelebi ve Naima Efendinin, inhitat üzerine düşüncelerinin temelini oluşturur.

İnhitatın Sebepleri

A) İç Sebepler

1. Ticarî İmtiyazlar (Kapitülasyonlar)

Ticarî imtiyazlar sonucunda; Osmanlı ekonomik sistemi bozuldu. Osmanlı Devleti, Avrupa’nın açık pazarı haline geldi. Osmanlı’daki yerli tüccar ve üretici zarar etti. Ecnebi devletler, Osmanlı'daki tüccar gayrimüslimin himayesini iddia ederek Ortodoks ve Katolikleri isyana teşvik etti.

2. Merkezi ve Taşra İdaresinin Bozulması

Devletin geniş alanlara yayılmış olması, vilayetlerde mutlak bir otorite kurulamamasına ve yetersiz devlet yöneticilerinin yeni görevlere gelmesi Osmanlının kontrol imkanlarını daha da azaltarak taşra idarecilerinin başıboş hareket etmelerine sebep oldu.

3. Timar Sistemi ve Arazi Rejiminin Bozulması

Tımar Sistemi ve Arazi Rejimin bozulmasında; Timarların kanuni olarak sipahi oğlu sipahiye verilmemesi, Ehil olmayan timar sahiplerinin üretimi sağlayamaması, Üretimi sağlayamayan sipahilerin cebelü asker yetiştirememesi, İltizam sisteminin yaygınlaşması, Mültezimlerin halka zulüm etmesi, Bozulan arazi sistemiyle devletin gelirinin düşmesi ve donanımlı asker sayısının azalması etkili oldu.

4. İlmiye ve Yargı Teşkilatının Bozulması

Özellikle ilim üretemeyen yetersiz ilim adamları bulundukları makamlarda yetersizliklere sebep oldu. Bu durum sonucunda adalet dağıtılamadığı gibi yetersiz yetişen ve rüşvetle makam elde eden yargı mensupları yanlış ve uygunsuz kararlara imza attı.

5. Eğitim Sisteminin Bozulması

Medreseler XVI. yüzyılın sonlarına doğru müderrislik kanuna aykırı uygulamalarla yavaş yavaş eski önemini kaybetmeye başladı. Aklî ilimlerin terkedilerek (matematik, kelâm ve felsefe) var olan naklî ilimlerin konulması, Beşik ulemalığı adı altında bir kısım ilim adamlarının çocuklarına on beş yaşından önce müderrislik beratı verilmesi, Talebelerin eğitim görmeden para ve rüşvet ile müderris olmaları, Alanında yetkin talebelerin iltimaslar yüzünden vazife alamamaları, Rüşvetle atama yapılması, Ehl-i ilim ve cehilin kıymetinin ölçülememesi eğitim sistemini bozdu.

6. Rum ve Ermenilerin İhanetleri

Rumlar, özellikle Rusya’nın, Ortodoksları koruma ve sıcak denizlere açılma düşüncesiyle Osmanlıya karşı ayaklanarak devletin yıkılışında etkili oldu.

Millet-i Sâdıka (Sâdık Millet) olarak adlandırılan Ermeniler, Batılı devletlerin kışkırtmaları ve bağımsız olma isteği, Ermenileri, Ruslarla işbirliği yapmaya ve sık sık Osmanlı Devleti’ne karşı ayaklanmaya sevk etti.

7. Arap Vehhâbî ve Şerif Hüseyin İsyanı

1740'larda başlayan ve I. Dünya Savaşına kadar devam eden Suûdî-Vehhâbî ve 1914’deki Şerif Hüseyin isyanı, Osmanlının kutsal toprakları kaybetmesine sebep olduğu gibi Mekke, Medine ve Kudüs, İngiliz işgaline uğrattı.

8. Mısır Valisi Mehmed Ali İsyanı

1805 yılında Mısır'a vali olan Mehmed Ali Paşa, zamanla güçlenince Kavala ve Selanik valiliği de verildi. Ardından Paşa, Suriye valiliğini de istedi. Ancak alamayacağını anlayınca oğlu İbrahim komutasındaki Mısır güçleri 14 Ekim 1831ꞌde Suriye’ye yürüyerek birçok Filistin şehrini ele geçirdi. 14 Mayıs 1833ꞌte Kütahya antlaşmasıyla Mısır, Suriye, Girit, Cidde ve Adana valiliği Mehmed Ali'ye verildi. Daha sonra Osmanlı Devleti, 13 Şubat 1841 tarihinde Mısır Valiliği İmtiyaz Fermanıyla Mısır valiliğini, Mehmet Ali Paşa ve soyuna, babadan oğula geçmek (ırsi) üzere verdi.

B) Dış Sebepler

1.Batıda Başlayan Rönesans ve Reform Hareketlerine Osmanlı'nın İştirak Edememesi

Rönesans Sonucunda, bilim, sanat ve edebiyatta özgün düşünce önem kazandı. Avrupa’da skolastik düşünce yıkıldı. Akıl ve bilim ön plana çıktı. Aydınlanma çağı ortaya çıktı. Kilisenin otoritesi sarsıldı. Avrupa’da hümanizm-bireycilik yaklaşımları öne çıkarak insan haklarına sahip çıkılmaya başlandı. Avrupa’da edebiyat, sanat ve bilimde yeni bir dünya görüşü ortaya çıktı. Deney ve gözleme önem veren pozitif düşünce ortaya çıktı, Avrupa ülkeleri bilim, sanat ve medeniyette İslam ülkelerinin önüne geçti.

Reformun Sonucunda Protestanlık, Kalvinizm, Anglikalizm gibi yeni mezhepler ortaya çıktı. Papanın halk üzerindeki siyasî ve sosyal etkisi önemini yitirdi. Avrupa’da mezhep savaşları başladı. Katolik ve diğer kiliseler kendilerini düzeltme gayreti içine girdi. Laiklik, dinî, içtimaî ve siyasî hayatta güçlendi. Milli devletlerin kurulma süreci başladı.

2.Avrupa’nın Coğrafi Keşifler Hareketine Osmanlı'nın İştirak Edememesi

XV. yüzyılın ikinci yarısından sonra Amerika’dan gelen gümüş, piyasayı etkilemeye başladı. XVI. yüzyılın son çeyreğinde Osmanlı hazinesi açık verir hale geldiğinden Osmanlı yönetimi tağşiş adı verilen paranın ayarında düzenleme yaparak ayarı düşük akçeler piyasaya sürdü. Ancak ayarı düşük akçe, başta yeniçeriler olmak üzere belirli bir kesimin isyanına sebep oldu.

3.Batı Avrupa’da Gelişen Sanayi İnkılabına Osmanlı'nın Katılamaması

Sanayi İnkılabı sonucunda Osmanlıda küçük el atölyeleri kapandığı gibi işsizlik arttı ve dış ticarette denge bozuldu. Osmanlı Devleti, XIX yüzyılın ikinci yarısından itibaren Avrupa mallarının açık pazarı haline geldi. Böylece Osmanlı, dışarıya hammadde veren, dışarıdan ürün alan bir ülke haline geldi.

4. 1789 Fransız İhtilali ile Ortaya Çıkan Fikirlerin Osmanlı Tebaasını Etkilemesi

1789 Fransız ihtilali ile ortaya çıkan fikirler, Osmanlı Devleti himayesinde yaşayan Sırp, Yunan, Ermeni ve Bulgar gibi topluluklar Fransız ihtilalinin sonucu olan milliyetçilik akımının etkisi ile isyan ederek bağımsızlıklarını kazandı.