Sultan I. Süleyman’ın Doğu Siyaseti Ve İç Meseleler

Kanuni, İran üzerine sefer düzenleyerek hem Safevi Devletinʼnin kurulmasıyla Orta Asya Türk Devletleri ile kesilen bağlantıyı yeniden kurmak hem deTürkistanʼa kadar olan yerleri ele geçirmek istemiştir. İranʼdaki Kızılbaş Safevi Devleti, Doğu Anadolu’da sınırlara tecavüz etmekte ve Osmanlı ülkesinde Celaliler aracılığıyla iç isyanlar çıkarmıştır

Irakeyn Seferi (1534-1535)

Savaşın çıkmasındaki birinci etken, Şah Tahmasb zamanında. Zülfikar Han, Bağdat valisi olarak Bağdatʼta hutbe ve parayı Kanuni Sultan Süleyman adına bastırarak bağlılığını bildirmek için İstanbulʼa elçi gönderdi. Bunu haber alan Şah Tahmasb, Zülfikar Hanʼın üzerine saldırarak Zülfikar Hanʼı katletti.

İkinci etken Gilan hakiminin Osmanlıʼdan yardım istemesidir. Bu sırada Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı hâkimiyetini kabul eden Şeref Han, 1532 yılında tekrar İran tarafına geçmişti. Ve İran beylerinden olan Azerbaycan hâkimi Ulama Han ise Osmanlıʼya iltica etmişti.

Kanuni, 1533 Eylülʼünde Veziriazam İbrahim Paşaʼyı serasker olarak Irakeyn Seferiʼne tayin etti

İbrahim Paşa, Van gölü çevresindeki Adilcevaz, Erciş, Van ve Ahlat kalelerini kolayca ele geçirdi. Kürtlere ait olan Hoşap, Çerem, Didgar, Rosni, Tenuze kaleleri de itaat altına alındı.

Osmanlı ordusu 23 Haziran 1534 tarihinde Diyarbakırʼdan çıkıp Vanʼa yaklaştığı sırada Van kalesi hâkimi kaleyi Osmanlıʼya teslim etti.

O sırada av için Horosanʼa giden Şah Tahmasb, Tebrizʼden ayrılmıştı. Nihayetinde 13 Temmuz 1534 tarihinde savaşılmadan Tebriz ʼe girildi.

Kanuni, Eylül 1534ʼte Tebrizʼle Hoy arasındaki Ucan mevkiin geldi. Böylece Tebrizʼden çıkan ordu Bağdatʼa indi. Bu sırada Bağdat hâkimi Tekeli Han, Bağdatʼı terketmiş olduğundan 28 Ekim 1534 tarihinde Bağdat teslim alındı.

Şah Tahmasb, kaybettiği yerleri almak için harekete geçti. Şah Tahmasbʼın Tebrizʼe geldiğini gören Ulama Paşa şehri koruyamayacağını düşünerek, Vanʼa çekildi. Bunun üzerine Kanuni, 1 Nisan 1535ʼte tekrar İran üzerine sefere çıkarak Bağdatʼtan yola çıktı ve 3 Temmuz 1535ʼte Tebrizʼi yine şgal edildi.

Irakeyn Seferiʼnin en önemli sonucu Tebriz, Safevilere geçmiş olsa da Bağdat ve bugünkü Irak topraklarının Osmanlı Devletiʼne geçmesidir. Bağdat ve Irak sayesinde Basra ticaret yolu Osmanlıʼnın kontrolüne geçmiştir.

Veziriazam İbrahim Paşaʼnın İdamı (1536)

Kanuni, İbrahim Paşaʼnın Serasker Sultan unvanını kullanmasından, Bağdat yolunda bol miktarda para sarf etmesinden, ayak takımına gösterdiği uygunsuz tavırlarından rahatsız oldu. Bağdat Seferiʼnden sonra Ramazanın yirmi ikinci gecesi 6 Mart 1536 tarihinde İbrahim Paşa saraya davet edildi. Gece saraydaki dairesinde uyurken Cellad Ali tarafından uykusunda boğuldu.

Azerbaycan-İran Seferi (Tebriz Seferi) (1548

Elkas Mirzaʼnın şikayeti üzerine İran üzerine tekrar sefere çıkıldı.

Erzurum Beylerbeyi Ulama Paşa, Karaman askerleriyle Vanʼa gönderilirken Kanuni, Tebrizʼe girdi. Şah Tahmasb yine kaçmış olduğundan Tebriz savaşılmadan 27 Temmuz 1548 tarihinde üçüncü kez ele geçirildi.

Tebrizʼden sonra Van, 25 Ağustos 1548ʼde ele geçirilmiştir.

Vezir Kara Ahmed Paşa, 1549 yılında Gürcistan taraflarına yollandı. Ahmed Paşa Tortum ve Akçakale gibi kaleleri almıştır

Nahçivan Seferi (1553)

Şah Tahmasb, Ahlat kale muhafızları arasında anlaşmazlık çıkarmak suretiyle Ahlatʼı almayı başardı. Ahlat kalesinin İranʼa geçmesi üzerine Erciş muhafızları arasında ikililik çıktı ve İran Ercişʼe de hâkim oldu.

Bunun üzerine Kanuni, 28 Ağustos 1553 tarihinde ordunun başında Nahçivan Seferiʼne çıktı.

Kanuni, ordusuyla birlikte Revan (Erivan), Nahçivan ve Karabağ taraflarına geldiğinde buraların Şah tarafından boşaltılmış olduğunu gördü.

İki devlet arasında yapılan görüşmeler sonucunda 29 Mayıs 1555 tarihinde Osmanlı ile Safevi Devleti arasında Amasya Antlaşması imzalandı. Yapılan Antlaşmaya göre; Azerbaycan ile merkezi olan Tebriz, Doğu Anadolu ve Irak Osmanlıʼda kalmıştır.

Şehzade Mustafaʼnın İdamı

İran olaylarının arttığı 1553 yılında Kanuni, Rüstem Paşaʼyı sefere serdar olarak tayin etti. Rüstem Paşa, Aksarayʼda iken padişaha mektup gönderdi. Mektubunda şehzadenin babasının yaşlandığı, ve tahta daha genç padişahın geçmesi gerektiğini düşündüğünü ifade ederek şehzadenin saltanat sevdasına kapıldığını bildirdi. Bu mektup üzerine Kanuni, Rüstem Paşaʼyı geri çağırarak kendisi ordunun başında sefere çıkma kararı alarak 28 Ağustos 1553 tarihinde İstanbulʼdan yola çıktı.

Kanuni, sefere Mustafaʼyı da çağırttı. Mustafa, Konya Ereğlisi civarında orduya katıldı. Ordunun yapacağı divan toplantısı öncesi Şehzade Mustafa, Kanuni tarafından otağa davet edildi. Şehzade, padişah otağına girer girmez Kanuni ile konuşamadan Zal Mahmud Paşaʼnın dahliyle dilsiz celladlar tarafından idam edildi.

Şehzade Bayezid Olayı

Lala Mustafa Paşa, fitneleriyle Bayezidʼin Selimʼe karşı harekete geçmesini teşvik etti. Bayezid, Selimʼe bir mektupla başörtüsü, peştamal ve yün eğirmek için aletler göndererek Selimʼi mücadeleye davet etti. Ancak Selim bu durumu Kanuniʼye bildirdi. Kanuni iki şehzade arasındaki sorunun çözümü için Bayezidʼi Amasyaʼya, Selimʼi ise Konyaʼya tayin etti.

Kanuni, Bayezidʼin sancağından ayrılması durumunda katli için ulemadan fetva istedi. Babasının şeyhülislamdan fetva aldığını duyan Bayezid, 30.000 kişi ile Selimʼin üzerine yürüdü. 30 Mayıs 1558ʼde Konyaʼda yapılan mücadeleyi Kanuniʼnin yardımı ile Selim kazanırken Bayezid kaçarak Amasyaʼya döndü. Bayezid buradan oğulları Osman, Orhan, Mahmud ve Abdullahʼı alarak İranʼa kaçtı.

Şah Tahmasb ile yapılan pazarlık ile Kanuni, Bayezidʼin teslimi için 1.200.000 akçe ile Kars Kalesiʼni şaha vermeyi kabul etti. Sonunda 23 Temmuz 1562ʼde şah, Bayezid ve oğullarını Selimʼin çavuşbaşısı Ali Ağaʼya teslim etti. Bayezid ve oğulları orada idam edildi.