II. Murad Dönemi Osmanlı Devleti I

Iı. Murad’ın Doğumu ve Şehzadeliği

II. Murad, 1404 yılında Amasya’da doğdu. 1410 yılına kadar Amasya sarayında kalan şehzade Murad 1416’da Rum vilayeti beyliği ile Amasya’ya gönderildi. Babası I. Mehmed vefat edince şehzade Murad Bursa’da Osmanlı tahtına cülus etti (1421).

Sultan II. Murad Dönemi Siyasî ve Askerî Faaliyetleri

Taht Mücadelesi: Düzmece Mustafa Hadisesi

Bizans’ın desteği ile Gelibolu’ya çıkan Mustafa Çelebi, halk tarafından iyi karşılandı, alay eşliğinde Edirne’ye girdi ve burada hükümdarlığını ilan etti (Ekim 1421). Ulubat Gölü civarındaki mücadeleyi kaybeden Mustafa Çelebi önce Edirne’ye ardından Eflak tarafına kaçtı ise de Kızıl Ağaç Yenicesi’nde yakalandı ve Edirne’de idam edildi (1422).

İstanbul Kuşatması (1422)

1422 yılında İstanbul kuşatıldı. Ancak sonuç alınamadı.

Şehzade Küçük Mustafa Çelebi Vakası

Osmanlı Devleti İstanbul’u muhasara edince Bizans şehzadenin lalası Şarabdar İlyas vasıtayısla Küçük Mustafa Çelebi ile irtibat kurarak onu, kardeşi Sultan Murad’a karşı saltanat davâsına teşvik etti. İznik taraflarına geçen şehzade Mustafa burada hükümdarlığını ilan etti. Sultan II. Murad İstanbul kuşatmasına son verip Edirne’de hazırlıklarını tamamladıktan sonra Gelibolu üzerinden Anadolu’ya geçti. Anadolu beylerbeyliği verilmek suretiyle elde edilen Şarabdar İlyas İznik kuşatması devam ederken şehzade Mustafa’yı Sultan II. Murad’a teslim etti. Boğularak öldürülen şehzade Küçük Mustafa Çelebi Bursa’da babasının türbesine defnedildi (1423).

Anadolu Beylikleriyle Münasebetler

Candaroğulları ile Mücadele

Bolu-Gerede arasında ya da Safranbolu haricinde yapılan muharebede İsfendiyar’ın kuvvetleri dağıldı ve bozguna uğradı. İsfendiyar Bey Osmanlılara heyet göndererek sulh teklifinde bulundu ve anlaşma yapıldı (1423).

Karamanoğulları ile Mücadele

Osmanlı Devleti’nin desteği ile amcasını bertaraf edip Karamanoğlu tahtına oturan İbrahim Bey, daha önce Osmanlı’ya bırakmak zorunda kaldığı yerleri geri almak üzere harekete geçti. Kayseri Karamanoğulları tarafından zabt edildi (1435). Ancak daha sonra Kayseri Osmanlılar tarafından geri alındı. Sırp despotu ve Macarlarla ittifak kuran İbrahim Bey, Beyşehri ve Hamid-İli topraklarına saldırdı. II. Murad bizzat Karamanoğulları üzerine yürüdü. İki taraf arasında anlaşma yapıldı (1437). Osmanlı Devleti anlaşma gereğince Akşehir, Beyşehir ve yöresini muhafaza etti. Karamanoğullarıyla ilişkiler aradaki barışa rağmen gergin olarak devam etti.

Germiyanoğullarıyla İlişkiler

1429’da II. Yakub Bey’in ölümüyle vasiyet gereği Germiyan toprakları Osmanlı topraklarına katıldı.

Aydınoğlu Cüneyd Bey İlişkiler

Aydın ilinde yönetimi devralan Cüneyd Bey Osmanlı Devleti’ne karşı düşmanca tutuma girişti. Hamza Bey Cüneyd’in üzerine gönderildi. Hamza Bey’e teslim olan Cüneyd ve ailesi öldürüldü (1425).

Menteşe Beyliğinin İlhakı

II. Murad Meneteşe beyliğini tamamen Osmanlı’ya ilhak etmek üzere harekete geçti. Bu beylik tarihe karıştı (1425).

Anadolu’daki Diğer Siyasi Faaliyetler

II. Murad tahta geçtiği sırada Amasya, Tokat ve Canik havalisinde bazı Türkmen aile ve aşiretleri arasında mücadele söz konusuydu. Osmanlı Devleti’nin doğu sınırında Akkoyunlu ve Karakoyunlu mücadeleleri dolayısıyla sorunlar vardı.

Rumeli’de Vaziyet ve Hadiseler

Eflak’daki Macar hâkimiyetini kırmak üzere harekete geçen Osmanlı Devleti bu hususta başarılı oldu.

Osmanlı Venedik İlişkileri ve Selanik’in Yeniden Fethi (1430)

Sultan I. Mehmed zamanında başlayan Osmanlı-Venedik savaşları II. Murad döneminde de devam etti. Selanik’in yönetiminin Venedik’e geçmesi Osmanlı yönetimini tedirgin etti. Bu tedirginliğin nedeni Selanik’ten sonra İstanbul’un da Venedik tarafından ele geçirilebileceği ihtimalidir. Sultan II. Murad 1430 Şubat’ında Serez’e geldi. Selanik Osmanlılar tarafından fethedildi (29 Mart 1430).Osmanlı Devleti ile Venedik arasında Lapseki’de barış yapıldı (Temmuz 1430).

Osmanlıların Arnavutluktaki Faaliyetleri ve Yanya’nın Fethi

1428’de Venedik himayesine giren Arnavut beylerine karşı harekete geçen Osmanlı Devleti, Selanik’in fethinden (1430) sonra Yuvan-İli’ne gelerek Ivan Kastriyota’ya tekrar boyun eğdirdi. Sinan Bey, Yanya ve civarını Osmanlı hâkimiyeti altına aldı (1431). Böylece Arnavutluk’ta kuzey despotluğun tamamı Osmanlı hâkimiyetine dâhil oldu. Arnavutluk’un doğal yapısı, yerel beylerin mukavemeti ve Macarların bu faaliyetleri sonucunda Osmanlıları yarım asır uğraştıran Arnavut meselesi ortaya çıkmış oldu.

Osmanlı-Macar ve Osmanlı-Sırp İlişkileri

II. Murad’ın tahta geçtiği sırada meydana gelen iç kargaşa ve Rumeli’ki uç beyleri arasındaki mücadelelerden dolayı 1421’den beri Eflak ve Sırbistan üzerinde Macar nüfuzu kuvvetlendi. II. Murad’ın hedefi bu iki memlekette tekrar Osmanlı hâkimiyetini kurmaktı. II. Murad, Vidin üzerinden Tuna’yı aşarak Macarlar’a önemli kayıplar verdirdi (1426). Osmanlı Devleti’ne tabi olan Sırp despotu Stefan Lazarevic, hem Venedik hem de Macarlarla yakın ilişki içine girince Sofya’da bulunan II. Murad bu duruma sert tepki gösterdi. Sırp despotu Stefan Lazarevic’in ölümünden (1427) sonra Sırbistan üzerindeki Osmanlı-Macar hâkimiyet mücadelesi daha da şiddetlendi. Osmanlı kuvvetleri de Alacahisar ve Tuna Nehri üzerindeki Güvercinlik Kalesi’ni ve Macar adasını aldı (1427). Osmanlıların Macarlara karşı başarılar elde etmesi Sırp despotu Vılkoğlu’nun Osmanlı’ya bağlılık anlaşmasını yenilemesine yol açtı. Balkanlardaki mahalli bey ve despotlar Osmanlıların büyük rakibi Macar kralı Sigismund’un yanında ittifak oluşturdu.