Türk Adı, Anayurdu, Soyu ve Göçleri
Türklerin geniş bir coğrafyada hüküm sürmeleri ve gittikleri yerleri kültürel olarak etkilemeleri Türkler ile ilgili yoğun araştırmaların yapılmasına sebep olmuştur. Bu çerçevede Heredotos’un doğu kavimleri arasında saydığı Targitalar, İskit topraklarında yaşadakları iddia edilen Tyrakeler veya Yurkaeler, Tevrat’ta adı geçen Yafes’in oğlu Toliarma, eski Hint kaynaklarında rastlanılan Turukha, eski ön Asya çivi yazısı tabletlerde geçen Turukkular ve Çin kaynaklarında geçen Tikler Türk adını taşıyan kavimler olarak değerlendirilmektedir.
Türk adından ilk kez Çin yıllıklarında bahsedilmiştir. Ardından artan göçler, siyasi ve ekonomik ilişkiler bağlamında Arap, İran (Fars) , Bizans (Doğu Roma, Grek) , Batı Roma (Latin) , Rus ve Göktürkler’ den itibaren yazılı kaynaklardır.
Türk adı bu şekliyle ilk kez Göktürkler döneminde Orhon Yazıtlarında kullanılmış, zaman içerisinde de Türk soyundan gelenlerin ve Türkçe konuşan toplulukların genel adı olmuştur.
Türk adının anlamı konusunda da farklı görüşler vardır. Farklı yazarlar Türk adının güç, kuvvet, olgunluk çağı, miğfer, töreli, kanun nizam sahibi, türemek, devlete bağlı halk anlamına geldiğine dair görüler ileri sürmüşlerse de bu görüşlerler içerisinde en fazla kabul göreni Türk kelimesinin ad olarak güç, kuvvet; sıfat olarak da güçlü, kuvvetli anlamına geldiğidir.
Türklerin ilk anayurtları Orta Asya da denilen Türkistan'dır. Tarih içinde bu coğrafyaya Turan da denilmiştir. Türklerin ilk anayurduyla ilgili de farklı görüşler ileri sürülmüştür. Tarihçiler, sanat tarihçileri, arkeologlar ve dilciler, kendi uzmanlık sahalarına ait belge, bilgi ve buluntulardan hareketle farklı bölgelere işaret etmişlerdir.
Bütün farklı görüşler içerisinde en fazla kabul göreni Türklerin ilk anayurdunun , Altay Dağları'nın kuzeyi ile Sayan Dağları'nın güneybatı bölgeleri olduğudur. Buna göre Minusinsk bölgesindeki Afanasyevo kültürü (MÖ 2500- 1700) ve onu takiben aynı bölgede Andronova kültürü (MÖ 1700- 1200), eski Türk yurdunun yani Proto-Türklerinin temsilcileridir.
Bunun yanında günümüzde Balkanlardan Çin Seddi'ne kadar uzanan çok geniş bir sahada yaşayan Türklere çağlar boyu birçok bölgenin yurtluk yaptığı da unutulmamalıdır.
Orta Asya'nın iklim ve coğrafya şartlarına göre göçebe ve belli bölgelerde de yerleşik hayat süren Türkler, bulundukları bölgede meydana gelen kuraklık, nüfus kalabalıklığı, otlak darlığı ve siyasi çatışma ve baskılar gibi bazı hayati sebepler yüzünden yurtlarını terk edip başka yerlere göçmüşlerdir.
Türkistan'dan (Orta Asya) Asya’nın çeşitli yerlerine, Avrupa ve Afrika kıtalarına doğru geniş bir coğrafyaya yayılan Türk göçleri, MÖ 2000’li yıllarda başlamış, MÖ 1500’lerde yoğunlaşarak, MS 1000’li yıllara kadar devam etmiştir. Bu süreçte Türkler gittikleri yerlerin siyasi, sosyal ve ekonomik özelliklerine bağlı olarak gelişme göstermişlerdir.