Bireysel Farklılıklar: Kişilik ve Yetenek

İnsanların dünyayı nasıl görüp yorumladığını ve ona nasıl tepki verdiğini yansıtan bir kavram olan kişilik, insanların bireyler olarak farklılaşmasının mihenk taşını oluşturmaktadır. Etkileşimci yaklaşım, davranışın kişilik ve durumsal faktörler arasındaki karmaşık etkileşimin sonucunda ortaya çıktığını savunmaktadır. Bireyin kişilik özellikleri ile işin gerekleri arasında ne ölçüde bir uyum olursa, çalışanın işteki performans ve tatmin düzeyi de o ölçüde yüksek olacaktır.

Davranışın tahmin edilmesindeki öneminden dolayı kişilik örgütsel davranışta önemli bir inceleme konusudur. Bu önemden hareketle kişiliğin ölçümünde kullanılan birtakım araçlar geliştirilmiştir.Objektif testler, projektif testler ve davranışsal ölçümler. Objektif testler, kişiliğin farklı yönlerini ölçmek amacıyla tasarlanmış ölçüm araçlarıdır. Bu tür testler bireyin önceden hazırlanmış bir ifade setindeki maddelere doğru, yanlış ya da evet, hayır şeklinde cevap vermesi ile gerçekleştirilen testlerdir.Projektif testlerde bireylere, soyut bir şekil ya da resim gösterilmekte ve bireylerden ne gördüklerine ilişkin tanımlamalar yapması istenmektedir. Objektif testlerin aksine bireyler bu testlerde uyarıcılara ilişkin tepkilerini özgürce ortaya koyabilirler. Davranışsal ölçümler ise kontrol altındaki durumsal koşullarda bireyin sergilediği davranışı gözlemlemeyi içeren kişilik değerleme araçlarıdır.

Kişiliğin oluşumunda hem kalıtsal hem de çevresel faktörlerin etkili olduğu kabul edilmektedir. Kalıtım, bireyin doğuştan elde ettiği fiziki yapı, cinsiyet, güzellik, kas ve refleks kapasitesi, enerji düzeyi, biyolojik ritim gibi anne babadan devralınan biyolojik, fizyolojik ve psikolojik özelliklerdir. Kişiliğin oluşumunu etkileyen çevresel unsurlar ise üç ayrı başlık altında incelenebilir: Aile, toplum ve kültür, deneyim. Bireyler doğumla birlikte belirli bir ailenin parçası hâline gelirler. Hayatın ilk yıllarında bireyin sosyalleşme sürecinde ailenin payı büyüktür. Aile, bireyi daha geniş anlamda topluma takdim eden bir aracı konumundadır. Bireyin içerisinde doğduğu ve yetiştiği çevrenin davranış norm ve modelleri noktasındaki standartları da kişiliğin oluşumu ve gelişimi üzerinde etkili olmaktadır. Bu etki mahalle ve okul gibi görece somut farklılıklarda kendini belli edebileceği gibi toplum ya da kültür gibi daha soyut temellerde de ortaya çıkabilmektedir. Bireyin ait olduğu arkadaş grubu, ya da diğer sosyal gruplar ve yaşamın ortaya çıkardığı genel deneyim ve tecrübeler de kişiliğin gelişmesine etki etmektedir.

Örgütsel davranış disiplini açısından en çok bilinen kişilik tiplemeleri Beş Büyük Faktör ve Myers-Briggs Tip Göstergesi'dir. Beş büyük faktör kuramına göre bireyler dışa dönüklük, duygusal denge, uyumluluk, sorumluluk ve deneyime açıklık faktörlerinin her biri için ölçeğin iki zıt kutbunun arasında bir yerdedirler. Myers-Briggs Tip Göstergesi’ne göre ise kişiler içedönüklük / dışadönüklük ile duyuş / sezgi bağlamında seçimler yapmaktadır ve bu seçimler bireylerin kişilik tiplemesini oluşturmaktadır.

Örgütsel davranış açısından önem taşıyan en belirgin kişilik özellikleri kontrol odağı, proaktif kişilik, otoriter/dogmatik kişilik, Makyavelizm, narsisizm, risk alma, özdenetim ve A tipi kişilik şeklinde sıralanabilir.

Örgütsel davranış açısından bireysel farklıklar kapsamındaki bir başka derin özellik de yetenektir. Fiziksel yetenekler dayanıklılık, maharet ve güç gibi nitelikleri gerektiren işleri yapabilme kapasitesi iken zihinsel yetenekler ise düşünsel faaliyetleri yerine getirebilmek için ihtiyaç duyduğumuz düşünmek, mantığa oturtmak ve problem çözmek gibi yeteneklerdir. Bütün insanlar farklı yeteneklere sahiptirler. Her bireyin kendisini diğerlerine göre daha iyi yapan birtakım özellikleri mevcuttur. Önemli olan insanların sahip oldukları yetenekleri işlerini daha iyi yapmak için kullanabilmeleridir.