Özel Gereksinim Durumları
Özel gereksinim tanımı: Bireyin başına bazı ihtiyaçlarını gerçekleştirirken güçlük yaşayan ve/veya başka bir bireyden yardım alma durumu olarak tanımlanmaktadır. Özel gereksinimli bireyler ise zihinsel ve bedensel olarak kendi yaş gruplarına göre gelişimsel olarak farklılık göstermektedir.
Özel gereksinim sınıflandırılması: Zihinsel yetersizlik, işime Yetersizliği, ortopedik Yetersizlik, Görme Yetersizliği, Dil ve Konuşma Yetersizliği, Duygusal ve Davranış Bozukluğu, Süreğen Hastalık ve Birden Fazla Yetersizlik olmak üzere sekiz alt başlıktır.
Zihinsel yetersizlik: Amerikan Zihinsel Özürlülük Birliği (1992) tarafından yapılan tanımlamada “gelişim sürecinde ortaya çıkan, uyumsal davranışlardaki yetersizlik ile karakterize, genel zeka fonksiyonlarında önemli derecede ortalamanın altında olma durumudur.” olarak belirtilmiştir. Zihinsel yetersizlik zekâ bölümlerine ya da eğitsel ihtiyaçlarına göre (Hafif düzeyde zihinsel yetersizlik, orta düzeyde zihinsel yetersizlik, ağır düzeyde zihinsel yetersizlik, ileri derecede ağır zihinsel yetersizlik) sınıflandırılmaktadır.
İşitsel yetersizlik: İşitme engeli bireyin işitme duyarlılığının gelişim, sosyal uyum, özellikle de iletişim kurmadaki görevlerini yeterince yerine getirememesi sonucunda ortaya çıkar.İşitme engelinin sınıflandırılması engelin derecesine, oluş zamanına, sebebine, oluş yerine, oluş biçimine ve süreğenliğine göre yapılmaktadır.
Ortopedik yetersizlik: Kas ve sinir sisteminde doğuştan veya herhangi bir hastalık ya da kazaya bağlı sorun meydana gelmesi fiziksel engelliliğe neden olmaktadır. Fiziksel engelli kişiler toplumsal yaşama uyum sağlamada problem yaşayabilimektedirler. Günlük gereksinimlerini karşılamada güçlüklerle karşılaşmaktadırlar.
Görme yetersizliği: Her iki gözde ya da gözlerden herhangi birinde tam ya da kısmi olarak görme kaybı ya da bozukluğu olma durumudur. Görme engelliliği göz protezi kullananları, renk körlüğü ve gece körlüğü olan grubu da kapsamaktadır. Görmeyen bireyler çevredeki olayları ve nesneleri bütünüyle anlamakta zorluk çekmeketdir. Normal görme, orta derecede görme bozukluğu, ağır görme kaybı ve görme kaybı olmak üzere dörde ayrılmaktadır.
Dil ve konuşma yetersizliği: Herhangi bir nedenle konuşamayan veya konuşmanın hızında, akıcılığında, ifadesinde bozukluk olan ve ses bozukluğu olan kişidir. İşittiği halde konuşamayan, gırtlağı alınanlar, konuşmak için alet kullananlar, kekemeler, afazi, dil-dudak-damak çene yapısında bozukluk olanlar bu gruba girmektedir.
Duygusal ve davranış bozukluğu: Özel Eğitim Yönetmeliğinde, “Kişi yaşına göre olmayan toplumun getirilerinin aksine farklı tepkiler, davranışlar gösteriyor ve bundan dolayı özel eğitimin desteğine ihtiyaç duyuyorsa duygusal ve davranış bozukluğu” şeklinde tanımlanmaktadır. Duygusal ve davranış bozukluğu ikiye ayrılmaktadır.
Süreğen hastalık: Bireyin çalışma kapasitesi ve fonksiyonlarının engellenmesine neden olan, sürekli bakım ve tedavi gerektiren hastalıklardır.
Kanser, vücudu oluşturan hücrelerin kontrolsüz ve anormal şekilde çoğalmaları sonucunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Hücrelerde önce bulunduğu yerde sınırsız bir çoğalma yeteneği ardından da daha uzak yerlerde çoğalma yeteneği (metastaz) gelişmektedir.
Hemofili, doğumsal faktör VIII eksikliği hemofili A, Faktör IX ise Hemofili B olarak tanımlanmaktadır. Pıhtılaşma mekanizmasının (hemostaz) bozukluğu söz konusudur. Hemofilik çocuklarda gelişebilecek kanamaların önlenmesinde, faktör uygulaması tedavinin temelini oluşturmaktadır.
Epilepsi, epileptik nöbet bir grup beyin hücresinin ani, anormal ve aşırı boşalımına bağlı olarak ortaya çıkan geçici bulgulardır. Nöbetler ataklar haline gelir. Nöbetin sınıflamasına göre uygulanacak tedavi yöntemi değişim göstermektedir. Ek olarak ketojenik diyet ilaca dirençli epilepsilerde kullanılan bir tedavi yöntemidir.
Diyabet insülinin salgılanmasında ya da etkisinde yetersizlik sonucu gelişen karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması bozukluğudur.Diyabetin tedavi basamakları; insülin uygulaması, beslenme, egzersiz ve kan şekeri takibidir. Bireyin yaşamsal fonksiyonlarını devam ettirebilmesi için insülin kullanılması zorunlu bir hastalıktır.
Astım, bronşların belirli zaman aralıklarında daralması sonucunda nöbetler seyreden süreğen bir hastalıktır.
Böbrek yetmezliği, böbreklerin metabolik atıkları atma, sıvı-elektrolit dengesini sürdürme ve idrarı konsantre etme yeteneğini kaybetmesidir. Yetmezlik akut ya da kronik olabilir.
HIV (AIDS), çocukluk çağında anneden çocuğa geçmektedir. Hastalığın en tipik klinik bulguları, yaşa göre boy ve kilo persentil değerinin düşük olması (%3’ün altında, kilo alamama, büyüme ve gelişmede gecikme), lenf bezlerinde şişlik, vücutta görülen mantar enfeksiyonu, hepatosplenomegalidir.
Talasemi, vücudun oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerindeki protein olan hemoglobin yapımını etkileyen eksik genlerden kaynaklanan genetik geçiş özelliği gösteren hemalotik bir hastalıktır.
Birden fazla yetersizlik: Özel Eğitim Yönetmeliğinde, “Birçok alan da yetersizlik yaşayan ve bu yetersizliklerinin sonucunda özel eğitim desteği alması gerekiyorsa kişiye birden fazla yetersizlik teşhisi koyulur.” şeklinde tanımlanmaktadır. Birden fazla yetersizliğe sahip olan bireyler genellikle bilişsel olarak önemli soulunmaktadır. kliği, uyaranlara karşı tepkisizlik, motor becerilerinde yetersizlik görülmektedir.